İletişim | Hakkımızda
ANHA

Akademileşmek Zihniyet Kazanmaktır

ANALİZ

Roni Qamişlo

HABER MERKEZİ – Kültürel mücadelede ideolojik tepeleri ve mevzileri tutarak yürütülen kültürel ve fiziki işgali sona erdirme mücadelesinde önemli görev ve çalışmalar akademi kadrolarını beklemektedir. Akademi, kurucu niteliği olan insandır. Anahtar insandır. Bozulanı yapan, kurandır. Kültür akademisi söz konusu olduğunda ise bu insan kâmil insan, derviş insandır. Bozulan kültürü kurandır. İnşa edendir. Yeni ve özgür bir yaşama açılan kapının anahtarıdır. Kendisi de kültürel bir varlık olduğu için önce kendisini inşa edendir. Önce kendi ruhunu yeni ve özgür yaşama açandır.

Modern cansız bir hayata öykünmeden, orta sınıf kültür, siyaset ve sanat anlayışına her zaman ve her yerde tavır ve tutum sahibi olarak, toplumun neye ihtiyacı olduğunu bilen bir dervişlik makamıdır. Akademiler, bu anlayışla hem kendi içinde hem de diğer halklar içinde bir örgütlenme gücü açığa çıkararak, toplumda ahlaki bir bütünlük yaratmak ve beğeni ölçülerini yükseltmek için vazgeçilmezdir. Bu akademikleşme çabasıyla kültür ve ideoloji çalışmalarını doğru temelde büyütmeliyiz.

Bugün, insana ‘geçmişine boş ver, gününü yaşa!’ diyen kapitalist modernite, sanat alanında da sadece eğlence kültürünü geliştirerek, pop ve arabesk kültür(süzlük) eliyle toplumu esir alan bir vicdansızlık durumudur. Kapitalizm kültürsüzlüğü, toplumun esir alınma işini sanata-spora gördürerek onları yozlaştırmak ister. Barlarda masalara meze olan sanatla, tekstil atölyelerinde pedallara bastıran sanatın kaderi arasındaki benzerlik de buradan kaynağını alır. Kapitalist modernite sanatla toplumu etkisi altında tutarak, herkesi payına razı etmek niyetindedir. Bu öyle yoğun bir bombardımandır ki, insanı düşünmekten alıkoyarak, kendini yormana gerek yok demektedir. Televizyonlar, sinemalar, tiyatrolar, konserler buna göre planlanır. İzleyeceğin muhteşem dizi, gideceğin seçkin film senin için önceden seyredilmiştir. Kapitalizm de kültür ve sanata karşı olan bu yaklaşım ve yanlış anlayış insan varlığını bütünden sararak düşünmenin toplum için bir iş olmaktan çıkarılmasının bir sonucudur.

Akademi binası-yapısı ancak maneviyatı inşa ederse anlamlı olur, yoksa en güzel semtte en lüks binada da olsanız pek anlamı yoktur. Tam tersine modern kapitalistler çoktan ispatladılar ki; plazalar-gökdelenler maneviyatın gömüldüğü mezarlıklardır. Bunun için iktidar alameti olan yükseklik aranmamalıdır. Bu akademilerde; hem kendimizin, hem halkımızın eğitimsizliğini gidermek, olumlu bir eylemlilik içine girmek, kapitalist modernitenin bireycilik, moda, tüketim, gösteri-show, kendi içinde rekabet-husumet hastalıklarından kurtulmak kaçınılmazdır. Moderniteye bulaşmamak önemlidir. Tam tersine moderniteye alternatif ve eleştirisel bir yaklaşım göstermeliyiz. Dünyanın diğer akademilerinden temel farkımızda bu olacaktır. Orijinal, kendine özgü, sade bir tarzla demokrat bir havari ocağı, kültür ve ruh yaratma odağı olmalı, entelektüel ve zihinsel devrim merkezleri olarak ele alınmalıdır.

Bu kültür akademilerinde toplumla bağını koparmayan, hayaller ve ütopyalar dünyası sahibi sanat ve sanatçılar, kâmiller, hozanlar, mürşitler asla sanal bir dünyaya mahkûm olmaz. Geçmişle bağlar kurarak bugüne anlam katan sanat, devrimci bir kültürle yürür. Kültür olmazsa insan insanolmaktan, sanatsanat olmaktan çıkar. Ya da başka bir deyişle kültürsüz insan, toplum ve sanat olmaz. Kültürsüz insan ve sanatçı da olmaz. Sanatçı kültürel değerlerin kırıma uğratıldığı anda kendini yıkılmak istenen toplumsal değerlerin bileşkesi haline getiremezse, geleceğe yön vermekten de aciz bir hal alır. Yapılması gereken yabancılaşmaya yabancılaşarak, toplumsal değerlerle buluşmak ve toplumun içinden verili sistemi aşarak toplumu yeniden inşaya katılmaktır. Aksine toplumsallığın manevi dünyasından mahrum kalanlar ise maalesef günü kurtarmaya bakarlar. Sanatın bu tarzda yozlaştırılmasıyla, parayla alınan bir tüketim nesnesi olarak pazara sunulması ve alış-veriş metası haline getirilmesi, onun ancak günlük bir ihtiyacı karşılayabilir düzeye indirgenmesidir. Öz itibariyle bu da sanat olmaz. Kültürsüzlük olur.

(ss)

ANHA