İletişim | Hakkımızda
ANHA

AKP değirmenine su taşıyan KDP

ANALİZ

Aziz Köylüoğlu

Ortadoğu’da Kürt halkının demokratik, özgürce yaşama istemlerini ve bu çabaları yok etmek isteyen temel gücün faşist Türk devlet yapısı, onun en son temsili AKP olduğu biliniyor. Türk-AKP iktidarı sadece kuzey Kürdistan’da değil, Rojava Kürdistan’ına da savaş açmış durumda. Geçici Türk başbakanı A. Davutoğlu kuzey Kürdistan’da yürütülen Kürtlerin özgürce yaşama mücadelesine karşı “bir tanesi kalıncaya kadar” diye başlayan faşist bir söylemi tutturmuş bulunuyor. Bunan yetinmeyen faşist Türk-AKP devletinin büyük reisi RT Erdoğan sınırları aşan bir söylemle “Kuzey Suriye’de bir oluşuma izin vermeyiz” Rojava Kürdistan’ındaki halkların özgürlük mücadelesini tehdit ediyor. Bu tehdinde ilginç bir nokta ise kuzey Irak yani Güney Kürdistan’ı örnek vererek, bir “tekrara izin vermeyeceğini söylemesidir. Yani Güney Kürdistan’daki şuan ki varlığını bir zorunluluk olarak kabul ettiklerini ve ellerinde gelse oraya da izin vermeyeceklerini vurgulamasıdır. Buna karşılık AKP’nin bölgedeki Katar’dan sonraki stratejik ortağı KDP’nin tüm bu gerçekler ortadayken, kaderini Erdoğan ve AKP’nin kaderine bağlamasıdır. Bu politik ortaklık en fazla Rojava’da ve en son Şengal’de ortaya çıkıyor.

AKP ve KDP’nin ortaklığı

AKP, KDP ortaklığın özü anonim şirketine benzemektedir. Bu şirket yıllarca Kürt özgürlük hareketine karşı her türden askeri, siyasi ve fiziki saldırı içinde oldu. Hata bunu Rojava’ya karşı ortak askeri operasyonlara kadar vardırdılar. Rojava’da siyasi istikrarsızlık yaratmak isteyen KDP, uzun süre Rojava’da oluşan özerk yönetimi gayri meşru göstermek için yoğun bir siyasi ve diplomatik çaba içinde oldu. Buna paralel olarak Türk AKP faşist devleti bir yandan kuzey Kürdistan ve Türkiye şehirlerinde Kürtlere karşı katliamlara varan saldırılar yaptı. Bu saldırılara yetinmeyen faşist Tük AKP devleti saldırını Rojava’ya kadar yaymaya çalışıyor. Diğer yandan hem KDP hem de faşist Türk AKP devleti Rojava üzerinde yoğun bir ambargo uyguluyor. Birçok güvenilir kaynak KDP ve Türk AKP Rojava Kürdistan’ına yapılan saldırıların ortak bir operasyon merkezi tarafından yürütüldüğü belirtmektedir. Serêkaniye’de ilk saldıran Erdoğan çetelerine öncülük eden Azadi gibi gruplar, KDP’nin direk direktifleri ile hareket etmişlerdi. Hata Tel Hasıl Tel Aran Kürt katliamını yapanlara öncülük eden yine bu KDP’li gruplardı. Ki, katliama uğrayanlar bunu basına açıklamışlardı.

AKP ve KDP kriz aynı

Özgür Kürde ve onun özgürlük mücadelesine karşı ortak hareket eden AKP ve KDP bugün ciddi bir kriz içinde. RT Erdoğan ile Mesut Barzani şahsında somutlaşan iktidar krizi paralel bir biçimde ilerliyor. Bir yandan Suriye ve Rojava Kürdistan’ındaki tüm politikaları çöken bu AKP-KDP anonim şirketi, içinde bulundukları krizi özgür Kürde ve demokratik çevrelere daha fazla saldırıyla aşmaya çalışıyor. Ama bu o kadar kolay değil, ne RT Erdoğan nede Mesut Barzani artık eskisi gibi iktidarlarını sürdürme şansları yok. Her hem Erdoğan hem Barzani diktatörlüklerini kurarak bu krizden çıkmak istiyorlar. Bunun için hiçbir hukuk ve ahlaki değeri tanımıyorlar.

İç savaş riski yüksek

RTE bir kasım seçimlerinde mutlak üstünlük sağlamasa, iç savaş tehdidinde bulunuyor. Hata buna Rojava’yı da katarak daha geniş bir sahada yapmak istiyor. faşist Tük AKP devletinin başbakanı Davutoğlu “ PYD’i iki kez vurduk” açıklaması, AKP’nin seçimlerden önceki son çılgınlığı oldu. Bu türden saldırılarla YPG/J güçlerini tahrik etmeyi ve çatışma ortamını çekmek istiyor. Buna karşılık KDP kendi iktidarını korumak için her türlü yollu kendisine mubah görmekte. Hata son yaşanan gelişmeler gösterdi ki, Güney Kürdistan filli olarak üçe bölünmüş durumda. Parlamento başkanın Hewler’e alınmaması, Şengal’e giden yolların kapatılması KDP’nin en son çılgınlık düzeyine varmış politikaları oldu. KDP bunla yetinmedi Şengal’de Kürtler arası bir çatışmayı körüklüyor.

AKP YPG’e saldırıyor, KDP Şengal’de provakasyon peşinde

AKP’nin kuzey Kürdistan’daki saldırılarını vahşet noktasına getirmiş durumda. Diğer yandan Rojava’ya saldırılar yapıyor. AKP tüm bunları seçimde milliyetçi türklerin oylarını almayı hedeflemekte. Diğer yandan olası bir çatışma durumda Kürdistan’da seçimlerin yapılması engellemek veya en azından zorlaştırmak istiyor. Siyasi krizin derinleştiği Güney Kürdistan’da fiili olarak bölge başkanlığını yürüten Mesut Barzani bunu daha ne kadar sürdürebilir belli değil. Ama KDP’nin derin aklı AKP ve Erdoğan Kuzey’de ve Rojava’da yürüttüğü saldırılara paralel olarak KDP’nin Kürtler içi bir iç çatışma çıkarmasını hesaplıyor. Bunun için yumuşak karın olarak Şengal seçilmiş durumda. KDP, Yekineyên Berxwedana Şengalê (YBŞ), Yekinêyen Jinên Êzidxan (YJÊ), Hêzên Parastina Şengalê (HPŞ) Şengal’i özgürleştirme operasyonu başlattığı ve ortak bir komuta merkezi kurduklarını açıkladığı bir dönemde Rojava ile Şengal arasındaki koridorun kapatılması ve Şengal’i izole etme çabaları KDP’nin böyle bir eğilim içinde olduğunu göstermektedir.

Ortakların bu zihniyetle çöküşü de ortak

KDP ve AKP’nin krizinin ortak noktası tek kişilik iktidar ve parti devleti. Her iki parti de iktidarda sonsuza kadar kalmak istiyor. Bu korumak için her türlü çılgınlığa başvurabilir, başvuruyorlar. Ama bu zihniyetin geleceği yok. AKP ordu, polis ve yargıyı ele geçirerek bunu sağlamaya çalışıyor. KDP ise askeri güçlerine dayanarak bunu sağlamaya çalışıyor. Hewler ve Dohuk’taki iktidarının Süleymaniye, Kerkük ve Xaneqinde hiçbir değeri yok. Var olan hükümetin ise sembolik bir değer dışında bir değeri kalmamış. Halk artık bu tekçi iktidarları ve sonsuza kadar iktidar kalmak için her türden katliamları yapabilen ve halkın isteklerine kendisini kapatan kişi ve iktidarları istemiyor. Hem AKP  hem KDP anonim şirketinin Kürdistan üzerinden yarattığı sömürünün bitmesi, hem Türkiye hem Kürdistan halkları için ciddi bir rahatlama yaratacaktır. Şuan bugünler yaşanan gelişmeler ve bu iki tekçi iktidar ciddi bir çöküş içinde, AKP’nin çöküşü, kendisiyle ortağını da çöküşe götürecektir. Ama KDP bu tek zihniyetten kendini kurtarır ve Kürt ve Kürdistan halkının çıkarlarını esas alan bir rotaya girerse, Kürt halkı nezdinde halen bir değeri var.