İletişim | Hakkımızda
ANHA

Aldar Xelil: 19 Temmuz Devrimi insanlık devrimidir

Video

MEDYA HENAN/DILÎŞAN ÎBIŞ

QAMIŞLO- TEV-DEM Yürütme Konseyi Üyesi Aldar Xelîl, 19 Temmuz Devrimi’nin 5. yıldönümünü kutlayarak 19 Temmuz’un tarihi süreçlerle gelecekteki kuşaklara aktarılacağını söyledi. Ayrıca Kürtlerin zorlu bir süreci yönetebildiklerini de sözlerine ekledi.

Aldar Xelîl, 19 Temmuz Devrimi’nin 5. yıldönümüne ilişkin ANHA’nın sorularına yanıtladı.

*19 Temmuz Devrimi’nin kıvılcımının temelini oluşturan süreçler nelerdi?

19 Temmuz Devrimi şehitlerin kanı sayesinde başarıya ulaştı. Bu nedenle öncelikle tüm özgürlük devrimi şehitlerini saygıyla anıyorum. Aynı zamanda halkımızın kazanımları elde etmede ve zorlukları aşmadaki rolü büyüktü. Halkımızın mücadelesi sayesinde zafer gerçekleşti ve kazanımlar elde edildi. O dönemlerde koşullar farklıydı. Tüm taraflar rejimin yıkılmasını esas alıyordu, görüşler o tarafa doğru kayıyordu. Fakat devrimin başlangıcında biz 3’üncü çizgiyi esas aldık. Toplumsal devrimimizi gerçekleştirmeye karar verdik ve toplumun özgürlüğünü esas aldık. Bununla 19 Temmuz Devrimi, birçok iç ve dış gücü şokta bıraktı. Hiçbir kesim devrimin doğru çizgiye kayacağını tahmin etmiyordu. Kendilerini muhalif adı verenler sadece iktidarı yakalamayla meşguldü.

*Geçen yıllarda genel olarak ne tür değişimler meydana geldi? Başlangıç neden Kobanê’den oldu?

Durumu analiz etmek için devrimin başlangıcında birçok büyük engelin olduğunu bilmeliyiz. Bu engeller, devrimi başka açıdan değerlendiren ve gerçekliğinden saptıran kişilerin görüş ve zihniyetleriydi. Devrim birçok kazanım elde edince Rojava Devrimi’nin üzerinde başladığı zihniyetin temellerinin, devrimin gerçekte temsiliyetini oluşturan temeller olduğu tüm dünyaya kanıtlanmış oldu. Şu an yaşanan savaşın gerçekliği 19 Temmuz Devrimiyle ispatlanmış ve maddeleri belirlenmiştir. Halkın sahiplenişi, Demokratik Özerk Yönetimi’ni kuruluşu, MSD ve Suriye’nin geneli için federasyona doğru gidiş bunu kanıtlıyor. Bunların tümü 19 Temmuz Devrimi’nin ürünleridir.

Rojava Devrimi’ne sahada da birçok saldırı gerçekleştirildi. Kobanê’ye düzenledikleri saldırılar da en üst seviye çıkmıştı. Çünkü Kobanê direniş ruhunun ve devrimin başladığı yerdi. Bu nedenle küresel güçler buraya saldırılar organize ettiler. Onlara göre Kobanê’ye yapılacak darbenin gerçekleşmesiyle devrime en büyük darbe yapılmış olacaktı. Fakat Rojava halkının, Kurdistan’ın diğer parçalarının ve dışarda yaşayan halkımızın sergilediği direniş, Suriye’de ve bölgede yeni demokratik sistemin inşası için mücadeleyi amaçlayan 19 Temmuz’un insanlık devrimi olduğunu ispatlamıştır. Direnen Kobanê, devrimi ilk kıvılcımı başlatan temel olmuştur. Burada sergilenen direniş, dünyada yenilemez bir güç olarak propagandası yapılan DAIŞ’in yenilebileceğini gösterdi. Fakat şunu kesin olarak söyleyebiliriz ki, Rojava Devrimi’nin efsanevi direnişi ile DAIŞ çetelerinin bölgenin büyük bir kısmında bir yenilgiye uğrattı.

*Size göre yaşanan hızlı siyasi ve askeri gelişmeler neden Suriye’nin durumunu bu kadar etkiliyor?

Eğer Kobanê direnişi olmasaydı, Rojava’da bu başarı adımları atılamayacaktı, Rojava Devrim hakikatini ve sesini dünyaya, bölgeye ve kamuoyuna duyuramayacaktı. Devrim de bölgesel, toplumsal ve örgütsel birçok kazanımı elde edemeyecekti. Yani iki değerlendirme yapabiliriz. Birincisi; devrim, Suriye’de Kürt sorunun çözümüne imkan sundu. İkincisi ise; devrim, bölgede yaşayan tüm halklar arasında sadece ortak yaşam ve demokratik ulus paradigmasının iradelerini temsil edebileceğini gösterdi. Böyle olmasaydı Girê Spî, Siluk, Şedadê, Tebqa, Til Hemîs, Hol ve Kizwan Dağı ve şimdide Reqa halkı görüşlerini değiştirmezdi. DAIŞ çeteleri zaten onların tutumundan faydalandı ve o nedenle şu an Kuzey Suriye’de yenilmeleri zorlu hale geldi. Bu nedenle düşünsel alandaki başarılar, karşıt taraflar üzerinde olumsuz etki yarattı. Bunun dışında, YPG ve YPJ, son olarak da QSD şahsında gösterilen direniş ruhu aynısını ispatlıyor. Anımsadığımız tüm bunlar 19 Temmuz halk direniş gerçekliğini gösteriyor.

*Devrim içinde yaşadığınız ve üzerinizde etki bırakan bir anınızı anlatabilirseniz seviniriz.

Devrimler, ardı sıra gelen birçok süreçten oluşur. Sıfırdan başlar ve birbirini tamamlar. Onun sona yaklaştığını söyleyemeyiz. Ancak toplumlarda her zaman yenilenme yaşanıyor. Büyük yerel yürüyüş ve mitinglerde birçok anı vardır. Birçok kişi halkımızın şu an ulaştığı sonuçları ve kazanımları elde edeceğine inanmıyordu. 6. yılın başlangıcında elde edilen kazanımlar devrimin kısa bir süresinde elde edildi. Birçok arkadaşımız devrimin pratik çalışmaları içinde bazı şeyleri anladı, bazılarının da şehitlerin kanına ve harekete olan bağlılığı gerçekleşti. Birçok çelişki yaşamalarına rağmen çok iyi işler yapıyorlardı. Fakat kazanımları kendi gözleriyle gördükten sonra bağlılıkları daha da arttı ve tüm sınırları aştılar.

*Sayın Aldar, Kuzey Suriye halkı 19 Temmuz Devrimi’ne sahip çıktı. Bu devrim nasıl tüm Ortadoğu’ya mal olacak?

Daha en başında Rojava ve Kuzey Suriye halklarının devrimiydi. Şimdi de Demokratik Suriye Meclisi ve bize bağlı diplomatik ilişkiler bürosu tüm gücünü devrim düşüncesini Suriye’nin diğer bölgelerine inandırmaya verdi. Bu noktada gelişmeler yaşanıyor. Suriye ve bölge devletleri düzeyinde de çalışmalar ve eylemler yürütülüyor. Aynı zamanda bazı ülkelerdeki ve Ortadoğu’daki çeşitli örgüt, parti ve toplum temsilcileriyle ilişkiler geliştiriliyor. Görevimizi kolaylaştıran şey, DAIŞ’e karşı savaşta elde edilen kazanımlar ve YPG/YPJ ve QSD’nin direniş alanlarında fedai ruhu göstermesidir.

Bu ruh, Suriye’deki gerçek devrimin Rojava Devrimi olduğuna herkesi gerçekten ikna etti. Bunun ispatı da hiçbir tarafın herhangi bir fikri ya da kültürel projesinin olmadığı Cenevre görüşmelerinin başarısızlığa doğru gitmesidir. Fakat Türk devleti, DAIŞ çeteleri, Suriye rejimi ve bazı bölgesel güçlerin saldırılarına ve tüm zorluklara rağmen Rojava Devrimi başarıya doğru gidebilmiş ve direniş çizgisini devam ettirebilmiştir.

*Görüşleriniz aktardığınız için sizlere teşekkür ederiz. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

19 Temmuz Devrimi’nin 5. Yıldönümü tüm halkımıza kutlu olsun. Çizgimizi sürdüreceğimizi, sonuna kadar şehitlerin direnişine ve mücadelesine bağlı olacağımızı belirtiyorum. Rojava Devrimi sembol haline geldi ve tarihte kalıcı olacaktır. Bu tarihi, gelecekteki kuşaklar birbirine devredecektir. Kürt halkının bu zahmetli dönemde bölgeyi yönetebileceği kanıtlanacaktır. Nasıl ki bölgenin öncülüğünü yapma rolü tarih boyunca vardı, şimdi de bölgenin diğer halklarıyla demokratik devrimin yönetimini yapabileceklerdir. Bununla bölge halkı diktatör sistemlerinden kurtulacak, özgür ve huzurlu yeni bir yaşamı kendileri için sağlayacaklardır. Herkesin hakkı garantiye alınacaktır.

(ge/n)

ANHA