İletişim | Hakkımızda
ANHA

Arap kadınların onur sembolü: Henai El Seqîr-2

Video

WARŞÎN SALIH

DÊRA ZOR – 7 çocuk annesi Henaî Ebdulkerîm El-Seqir çetelere karşı mücadelesinde adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Arkasında bıraktığı vasiyetiyle de tüm dünyanın yüreğine yuva kurmayı başardı.CIROKA-JINEKE1-5-180x300

Henaî, 19 Mayıs 2017’de tarihi bir direniş sergilemiş ve şehit düşmüştü. Ailece böyle bir vahşet yaşayacaklarını hissetmiş olacak ki arkasında bir böyle vasiyet bıraktı. Bu hissiyatla eşine ve çocuklarına vasiyetini yazmıştı.

Vasiyetin başında Henaî, eşine ve çocuklarına nasihatlerde bulunuyor ve “En başta eşim ve çocuklarım; sağ olduğunuz sürece fakirlere ve muhtaçlara yardım edin. Hayır dağıtın. Olur da bir gün ölürsem sabırlı olun ve sizden uzakta olacağım için üzülmeyin.”

Anne Henai, tanıdıklara da şöyle sesleniyor: “Herkesten özür diliyorum ve beni affedeceğinizi umuyorum. Ben, bana haksızlık eden herkesi affediyorum.”

Büyük oğlu vasiyeti öğrenemeden…

Henaî, büyük oğlu Mihemed’e şu öğütleri veriyor: “Sevgili büyük oğlum. Küçük kardeşlerine dikkat etmelisin. Özellikle küçük kız kardeşin Fatma’yı korumalısın.” Fakat Mihemed de aynı gün çetelerin saldırısında yaşamını yitirdiği için annesinin vasiyetinden haberdar olamaz.

Henaî, vasiyetinde son olarak şunları dile getirir:CIROKA-JINEKE1-4-300x225

“Ölüm Allah’ın elinde, ölürsem ağlamanızı istemem. Yaşamınız boyunca hep doğru yolu seçin ve hep iyilik yapın.

Vefalı Anneniz Henaî.”

Annelerine yakın olma isteği

Çeteler, Cezret Elbo Şems Köyü’nde katliam yaptıktan sonra köy sakinleri cenazelerini toprağa verir ve güvenlik tedbirleri çerçevesinde köyden ayrılırlar. Henai’nin ailesi de (kızları Emel, Leyla, Fatma, Kefa, Nehle; oğlu Miftefa ve eşi Celal Xidir) köyden ayrılır. Fakat uzaklaşmazlar. Anne Henai’ye yakın olmak için kendi köyleri ile Ebu Xeşeb Köyü arasında bulunan tek odalı bir eve yerleşirler.

Henaî’nin ailesi de diğer tüm aileler gibi güvenlik nedeniyle köyde kalamaz, ama çocukları her fırsatta babaları ile beraber annelerinin ve abilerinin mezarı başına gidip dua ederler. Ayrıca çete saldırısına uğrayan evlerine bakıp geri dönerler. Şimdiyse durumun düzelmesinden, güvenliğin sağlanmasından sonra evlerine tekrar dönmeyi bekliyorlar.

Çocuklar halen çetelerin saldırısının ve annelerinin direnişinin etkisi altındalar. Henai’nin büyük kızı 18 yaşındaki Nehle, annesi ve abisinin katledilmesine dayanamamış olacak ki, katliamdan bu yana derin bir sessizliğe bürünmüş, derin derin düşünüyor.

Yaşamı seviyorCIROKA-JINEKE1-2-300x180

Henaî ile 25 yıl yaşamı paylaşan eşi Celal Xidir şu sözlerle Henai’nin kişiliğinden bahsetti: “Henai dostları ve arkadaşları içinde çok sevilen biriydi. Çok hayırseverdi. Maddi durumumuz normaldi, fakat o yine de köydeki fakirlere ve hastalara yardımcı olurdu. Vasiyetinde de bizden fakir ve muhtaçlara yardım etmemizi istemişti. İnancına bağlı biriydi. DAIŞ’e karşı cesurca durdu ve onları kabul etmedi.”

Baba Xidir, eşi Henaî’nin çocukların ahlaklı ve terbiyeli olmasına çok önem verdiğini ve onları eğittiğini söyleyerek onun sadece bir anne değil çocukları için aynı zamanda iyi bir öğretmen olduğunu ifade etti.

‘Yüreğinde ölüm korkusu yoktu’

Celal Xidir, eşi Henaî’nin ölümden hiçbir şekilde korkmadığını dile getirdi ve Henaî hakkında şu bilgileri aktardı: “Güçlü ve bilgili bir kadındı. Onun yüreğinde DAIŞ çetelerinin korkusuna yer yoktu. Çetelerin uygulamalarına karşı sessiz kalmıyordu. Çünkü o doğru yol üzerindeydi ve ölümden korkmuyordu. Çetelerin yüzüne karşı bağırarak onlara, ‘Siz Müslüman değilsiniz’ dedi. DAIŞ çeteleri, sebepsiz yere Henaî’nin abisinin kafir olduğunu bahane ederek Henaî’yi öldürdüler.”CIROKA-JINEKE1-3-180x300

Yeğenini de öldürdüler

Xidir, DAIŞ çetelerinin Henaî’nin abisinin oğlunu da öldürdüğünü hatırlattı ve konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Henaî çetelerin onları rahat bırakmayacağını biliyordu. O nedenle evde bir çifte saklıyordu. Henaî çetelerin eliyle öleceğini de biliyordu. O şehit düşmeden önce çetelerden intikamını aldı.”

(ge/n)

ANHA