İletişim | Hakkımızda
ANHA

Askeri ve siyasi savaşın merkezi: Minbic

DOSYA

 HABER MERKEZİ – Minbic kenti yeniden bölgenin parçalanma planlarının yeri oldu. Fırat’ın batısında yer alan bu küçük kenti, uluslararası güçler arasında İkinci Dünya Savaşı’nda oluşan dengeyi yenilediği gibi QSD’ye olan desteği de güçlendirdi.

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani’nin 26 Şubat’ta Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret, Rojava ve Güney Kürdistan’da örülmekte olan birçok gelişmeye engel teşkil etti. Şengal ve Minbic’e eşzamanlı olarak başlatılan gelişmeler de bunu gözler önüne seriyor. Şengal’de dikkat çeken husus ilse AKP-KDP çetlerinin “Rojava Pêşmergeleri” adıyla hareket etmeleri oldu. Bu da Rojava’ya Kürtler eliyle başlatılan yeni bir savaşın senaryosu olma ihtimalini de içerisinde barındırıyor. Zaten KDP yetkilileri, “Eğer PKK Şengal’de savaşı durdurmazsa bizlerle savaşı Rojava’ya taşıyacağız” tehditinde bulundu. Bunun için de “Rojava Pêşmergeleri” öne sürüldü.

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak Şehba bölgesinde de Azadî isimli bir çete grubu türedi ve bunlar Türkiye’ye bağlı çetelerin çatısı altında hareket ediyor. Bunlar da Demokratik Suriye Güçleri’ne (QSD) karşı savaşıyor ve KDP’nin Pêşmergelerinin Rojava’ya geçişinin zeminini oluşturaya çalışıyor.

Yeni denge

Minbic’te AKP’ye bağlı çetelerin saldırıları son 10 günde şiddetlendi. Suriye rejiminin 27 Şubat günü Türkiye’ye bağlı çetelerin Suriye’de daha derine inmesinin yolunu kapatınca bu çeteler, direkt olarak Minbic’e yöneldi. Fakat bu saldırılarla birlikte bölgede çok ilginç bir denge ortaya çıktı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez (Hitler faşizmine karşı sergilenen duruştan sonra) ABD ile Rusya bir cephede bir araya geldi ve AKP’nin saldırıları karşısında Minbic Askeri Meclisi’nin destekledi.

Minbic, uluslararası güçlerin tavırlarını netleştirdi

AKP’ye bağlı çetelerin Minbic’e yönelik saldırıları hem bölge hem de uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Bu saldırılarla bölgenin yeniden parçalanması ve Türkiye’nin Suriye’deki saha etkinliğinin genişletilmesi amaçlanıyordu. Zaten AKP’ye bağlı çeteler Bab’ı DAİŞ çetelerinden devraldıktan sonra Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bab’tan sonraki hedefimiz Minbic’tır” dedi. Türkiye, bir açıdan da ABD’nin Minbic’ı savunma refleksini test etmeye çalışıyordu. PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan da bir ropörtajında, bu konu hakkında, “Türkiye, ABD’nin yeni yönetimini tercihe zorlamak için kendisini dayatıyor. Ya ben ya da YPG, diyor. ABD’nin yeni yönetiminin kendilerine alan açmasını istiyor” ifadelerinde bulunmuştu.

Minbic Askeri Meclisi yanıtı

1 Mart günü AKP ve ona bağlı çeteler, Minbic’in batısındaki Gorhiyok, Xalîde ve Olaşlî köylerine kapsamlı bir saldırı başlattı. Minbic Askeri Meclisi’nin sert yanıtıyla karşılaşan bu saldırılarda 12 çeteci öldürüldü, 30’dan fazla çeteci yaralandı ve Türkiye’nin çetelere tahsis ettiği 2 panzer imha edildi ve BMB tipi bir zırhlı Askeri Meclis savaşçılarının eline geçti.

ABD’nin tavrı

Saldırıların ikinci gününde koalisyon güçleri Minbic’in kuzeyindeki güçlerini arttırarak, Minbic’i savunma mesajı verdi. 4 Mart günü ise buradaki güçlerini ikinci kez arttırdı. Aynı gün Türk Savunma Bakanı Fikri Işık, “Eğer QSD Minbic’ten çekilmezse büyük darbeler alacak” tehditini savurdu. Koalisyon Güçleri resmi sözcüsü Albay John Dorrion ise Twitter hesabında yaptığı açıklamada, Minbic’teki güçlerini arttırdıklarını ve olası bir saldırının önünü aldıklarını söyledi.

Rusya’nın tavrı

Aynı gün Minbic Askeri Meclisi, “Sivilleri savunmak ve onları savaşın olumsuz etkilerinden korumak, Minbic’in güvenliğini sağlamak ve Türk ordusunun Suriye topraklarına yönelik işgal planlarını boşa çıkartmak, Suriye topraklarında yaşayan bütün halklar için önümüze koyduğumuz hedeflerimizdir. Minbic Askeri Meclisi olarak bu hedeflerimizi gerçekleştirmek adına belirtiyoruz ki, Minbic’in batısındaki güçlerimiz ile Türk ordusuna bağlı çeteler arasında bulunan köylerin yer aldığı hattın savunmasını, Rus yetkililerle yaptığımız ittifak gereği Suriye devlet güçlerine devretmiş bulunmaktayız” açıklaması yaparak, Minbic’in batısındaki köyleri Suriye rejimine teslim ettiğini açıkladı.

10 gündür direniş aralıksız şekilde sürüyor

Yine de Minbic’e yönelik saldırılar durmadı ve Til Torîn ve Tûta köylerine AKP’ye bağlı çeteler, kentin güneyindeki Misterîha, Cedîde, Hiwêke, Holaşa ve Xalda köyleri de DAİŞ eliyle saldırılara uğradı. 3 Mart günü Minbic Askeri Meclisi savaşçıları, kentin 34 kilometre batısındaki Cibilihêmer köyünü özgürleştirdi. Aynı gün AKP’ye bağlı çeteler Olaşlî, Gorhiyok ve Til Torîn köylerine; DAİŞ çeteleri de Misterîha ve Til Hozan köylerine geçmek istedi. Ancak her iki girişim de püskürtüldü.

Çetelere ağır darbe

AKP’nin çeteleri, 4 Mart günü de Boxaz, Tiwêrîn ve El-Xalidiyê köylerini hedefledi. Çeteler ağır silahlarla bu köylere ve çevre köylere saldırdı. Bu köylerde Minbic Askeri Meclisi ile çeteler arasında yaşanan çatışmalarda 19 çeteci öldürüldü, doçka silahı yüklü bir araç imha edildi, BMB tipi bir zırhlı araç darbelendi ve bir tank ise imha edildi. 5 Mart günü de El-Boyehîc köyü çetelerin hedefi oldu. Bu saldırılara da Minbic Askeri Meclisi savaşçılarının yanıtı sert oldu.

Türk ordusu Suriye rejimini vurdu

Bu arada Türkiye keşif uçaklarıyla bölgenin semalarında görülmeye başlandı. 7 Mart günü de çatışmaların merkezi bu sefer El-Wexaz köyü oldu. Burada yaşanan çatışmalarda da 16 çeteci öldürüldü, çetelere ait bir zırhlı araç da imha edildi. Ağır darbeler alan çeteler, 8 Mart günü ise kimyasal başlıklı havanlarla Minbic’in batısındaki Boxaz ve Xadlê köylerine saldırdı. Burada yaşanan çatışmalarda da çetelere ait bir tank imha edildi, 7 çeteci ise öldürüldü. Her saldırıda darbe alarak çekilmek zorunda kalan çetelerin sonuç alamaması üzerien 9 Mart günü Türk ordusu Minbicli göçmenlerin güzergahını bombaladı. Burada Suriye rejiminin 8 askeri yaşamını yitirdi.

10 günlük saldırı ve çatışmaların bilançosu

Minbic Askeri Meclisi Basın Merkezi’nden alınan bilgilere göre; Minbic bölgesinde yaşanan 10 günlük saldırı ve çatışmalarda AKP’ye bağlı 116 çeteci öldürüldü, BMB tipi 2 araç, 2 panzer ve 2 tank imha edildi. Büyük miktarda cephane ve silah ele geçirildi. Çetelerin saldırısında Minbic Askeri Meclisi’nin 9 savaşçısı ile 2 sivil şehit düştü. Saldırılar sırasında 50 bine yakın sivil Minbic’e göç etmek zorunda kaldı.

İnsani kriz

1 ile 10 Mart tarihleri arasında 50 bine yakın sivil Minbic’e göç etmek zorunda kaldı. Bu göçmenlerin büyük bölümü, El Xesfe ile Dêr Hafir kasabaları ve köylerinden Minbic’e geldi. Bu göçmenler burada rejim güçleri ile DAİŞ arasındaki çatışmalardan kaynaklı Minbic’e akın ederken; diğer yandan Türkiye ve ona bağlı grupların saldırılarından dolayı Bab ve çevresinden de Minbic’e büyük bir göç dalgası yaşandı.  Minbic Sivil Meclisi, kısıtlı imkanlarla bu göçmenlerin ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyor. Günde 10 bin çuval (her çuvalda 12 ekmek var) ekmek göçmenlere dağıtılıyor. Bu kadar göçmene ev sahipliği yapan Minbic hala AKP’ye bağlı çetelerin saldırısı altında. Bu durum göçmenler için büyük tehdit oluşturmaya devam ediyor.