İletişim | Hakkımızda
ANHA

Baydemir: HDP ülkeyi bu durumdan kurtaracak!

HABER MERKEZİ – HDP Sözcüsü Baydemir, “Deli gömleğini yırtıp atacağız ve hep birlikte reddedeceğiz. HDP’nin amacı ülkeyi bu durumdan kurtarmaktır. Ülke mutlak suretle kurtulacaktır” dedi.

Vicdan ve Adalet Nöbeti Van’da 4. gününe girdi. Musa Anter Barış Parkı’nda yine basının karşısına geçen HDP Sözcüsü Osman Baydemir, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Nöbete bugün İstanbul Milletvekili Garo Paylan da katıldı.

Konuşmasına, “Ayhan Bilgen, Eş Genel Başkanımız Demirtaş ve Yüksekdağ’a, milletvekillerimize, belediye eş başkanlarımıza, parti çalışanlarımıza, sadece fikrinden dolayı cezaevinde bulunan Semih ve Nuriyeler’e vicdan ve adalet borcumuz var. Vicdan ve adalet tecelli edilene kadar, ülkeye huzur gelene kadar çabamız devam edecek” diyerek başlayan Baydemir, şunları söyledi:

“Adeta bütün insani değerler, son iki yıldır ağır saldırı altında. Bir toplumda adalet dediğimiz kavram, toplumu bir arada tutmanın mayasıdır. Adalet bozulmuşsa, toplumu bir arada tutmanın imkânı yoktur. Adalet öyle bir duygudur ki; ülkenin değerlerine aidiyet duygusu geliştirir. Bırakın adalet mayasını, sadece tabelalarında yazıdan ibarettir. Maya değil, tuzun kokmuş halidir. Tuz kokarsa, maya olmazsa, ekmeğin tadı da yoktur. Adalet mekanizmasının kendisi saldırı altındadır. 5 bini aşkın hâkim ve savcı açığa alındı ve tutuklandı. Şimdi tek tip bir yargı inşa etmenin çabası içerisindedir. Bunu muhalefeti susturma sopası haline getirmek istiyorlar. Adalet bakanı avukatlık talimhanesi yayımladı.”

‘Tek tip kıyafet, badem kadar aklı olan birinin önerisi!’

Baydemir, “Adil bir yargılamadan söz edebilmek için, savunma hakkının kutsallığına riayet edilmesi gerekiyor. Savunma özgür değilse, yargının özgürlüğünden söz etmek imkansızdır. Bu genelgede siyasi isnat bulunan avukatlar, ilgili davalardan el çektirilebiliyor. Savunma hakkının kendisi tehdit ve saldırı ile karşı karşıya. Anlamı açık ve nettir, Guantanamo’dan ilham alandan, cezaevinde tek tip elbise dayatıyorsa, yargının kendisine tek tip avukat ve savunma oluşturmaya çalışıyorlar. Düşünce ve hak savunucusu avukatlar, mesleklerinin ellerinden alınmasının tehdidi ile karşı karşıya. Çağrıda bulunuyoruz; sizler ne yaparsanız yapın, halkın adalete erişme mücadelesinin önünde engel ve set oluşturamazsınız” dedi.

Baydemir şöyle devam etti: “Musa Anter Parkı’nın önünde, vicdan ve adalet çağrısının kendisini tecrit ve izolasyona aldığınızı, toplumun vicdanı ile buluşmasının önüne geçtiğinizi sanıyorsanız; büyük yanılgı içerisindesiniz. Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin amacı maskeyi düşürmekti, zalimin maskesi düştü. Şükürler olsun, toplumun vicdanı buluştu. Her geçen gün büyüyor. Demokrasilerde siyasi partiler nasıl vazgeçilmezse, bir yargının da bağımsızlığının etkin işleyişinin olmazsa olmazı, savunma hakkıdır. Bugün Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın ve milletvekillerinin cezaevinde olmasının tek nedeni, legal demokratik siyaseti tasfiye etmek. Toplumu tek tipleştirmek ve deli gömleğini giydirmek. O deli ve faşizm gömleğini bugüne kadar yırttığımız gibi, özgürlüğe olan aşkımızla, onurlu bir barışı inşa kararlılığıyla deli gömleğini yırtıp atacağız ve hep birlikte reddedeceğiz.”

‘Seçimle yapamadıklarını silah zoruyla yapmaya çalışıyorlar’

“Demirtaş, milyonların gönlünde taht kuran siyasi bir liderdir. AKP Genel Başkanı, siz dünya lideri olma hedefini her fırsatta ifade ediyorsunuz. Yüzde 50’nin temsilcisi olduğunuzu söylüyorsunuz; toplu kimi destekliyorsa başımız gözümüz üstüne kabulümüzdür” diyen Baydemir, şunları da ifade etti:

“Toplumun yüzde 50’si temsilci oluyorsa, yüzde 13’ünün varlığından neden korkar. Muhalefetten korkan genel başkan olarak tarihe geçeceksiniz. Seçim bir yarıştır, seçim ile elde edemediği belediyeleri, silah zoru ile alan olarak tarihe geçeceksiniz. Vicdan ve adalet hareketi bir kez daha maskeleri düşürmüştür. AKP Genel Başkanı, ‘AKP zaafa uğrarsa memleket zaafa uğrar’ diyor. Orada dur, neden memleket zaafa uğruyor. Senin dışında başka siyasi partiler var. Sen milletin iradesi ile geldin de, neden milletin iradesi ile gelenleri cezaevine koyuyorsun. AKP’nin zaten içerisinde bulunduğu durum, son iki yıllık bütün uygulamaları zaafın en büyük halidir. Türkiye’de bir zaaf varsa AKP-MHP şer koalisyonu ile yönetilmesidir. HDP’nin amacı ülkeyi bu durumdan kurtarmaktır. Ülke mutlak suretle kurtulacaktır. O da onurlu bir barış mücadelesi ile gerçekleşecektir.”

‘Yaşananlar tarihe not olarak düşecek’

Baydemir değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

“25 gündür Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş, Meclis Başkanı’ndan yanıt bekliyor. Milletvekillerinin tutuklanması anayasaya aykırı olduğu için dava açtık. AYM’nin daha önce verdiği kararı var. Demirtaş’ın Meclis faaliyetlerini infa etmesi önünde engel değildir. Hodri meydan, o halde kurun SEGBİS’i parlamentoda grup toplantılarımı kendim yapmak istiyorum, Meclis Başkanı cevap vermiyor. Meclis Başkanı Meclis’in yerlerde sürüklenen onurunu, fiyakalı arabalara binme ile itibarı yükseltme arayışı içerisinde. 10 yıl belediye başkanı oldum. Taksiciler ve minibüsçüler başımızın tacıdır. En ufak haksızlıkta herkes gelip kapımıza dayandı. Herkes hakkına ve üyesine sahip çıkıyor, Meclis Başkanı ise hiç bir üyesine sahip çıkmıyor. Bütün bunlar tarihe not olarak düşecektir. Eğer Meclis Başkanı senin bir çaban varsa, hukuksuzluğun ve adaletsizliğin ortadan kaldırılması için çaban varsa ve sende engelleniyorsan çık kamuoyuna açıkla. AYM’nin 3 aydır raporunu açıklamasına rağmen, neden hükmün açıklanmadığı açığa çıksın.  HDP’nin tasfiye edilme operasyonu, legal demokratik siyaseti tasfiye çabası, vicdan ve adalet nöbetini sürdürmesi ile devam ediyor. Ülkenin pek çok coğrafyasında HDP’nin aktivistleri ve üyeleri gözaltına alınıyor. Şu ana kadar 6 bin 400’ü aşkın bileşenimiz, üyemiz ve yöneticilerimiz tutuklandı. HDP miskali zerre geri adım attı mı? Biz vicdan diyoruz, onlar vicdansızlıkta ısrar ediyor. Adalet diyoruz onlar adaletsizlikte ısrar ediyor. Kendi hukukları ve hukuksuzlukları ile mutlaka yargılanacaklardır. Halkın ve hakkın önünde mutlaka hesap vereceklerdir.