İletişim | Hakkımızda
ANHA

Beth Nahrin: Bütün dünya kadınları için Rakka’ya yürüyoruz

ROJARYA WELAT

HABER MERKEZİ – Beth Nahrin Kadın Savunma Gücü, özgürlük anlayışının en büyük düşmanının DAIŞ ve temsil ettiği zihniyet olduğunu belirterek, Fırat’ın Gazabı hamlesinde bütün dünya kadınları için Rakka’ya yürüdüklerini söyledi.

Rakka’yı DAIŞ’ın işgalinden kurtarmak amacıyla başlatılan “Fırat’ın Gazabı” hamlesine Suriye’de bulunan birçok güç katılırken, onlardan biri de Süryani, Keldani ve Asuri kadınlardan oluşan Beth Nahrin Kadın Savunma Gücü. Yeni bir oluşum olan kadın savunma gücünün ismi ise Süryanice’de Mezopotamya anlamına geliyor. DAIŞ, El Nusra, Ehrar El Şam ve benzeri çetelerin kadına yönelik insanlık dışı yaklaşımlarından dolayı ortaya çıkan Beth Nahrin’in en büyük ilham kaynağını ise YPJ güçleri oluşturuyor.   Rojava ve Kuzey Suriye sahasında DAIŞ çetelerine karşı YPJ ile ortak mücadele eden Beth Narin Kadın Savunma Gücü, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde DAIŞ’ın kadın düşmanı zihniyetine dikkat çekerek, bütün dünya kadınları için Rakka’ya yürüdüklerini söyledi.

Kadın savunma gücü komutanlarından Nisha Gewriye, ANHA’nın sorularını yanıtladı.

*Ortadoğu’da zihniyet, “Kadınlar evde kalmalı, çocuklarına göz kulak olmalı” diyerek kurulmuştur. Buna rağmen Beth Nahrin Kadın Savunma Güçleri, Suriye savaşının ortasında kendisini nasıl örgütleyerek mücadele ediyor?

Askeri alanda attığımız bu adım hem tarihi bir gelişme, hem kadın için devrim niteliğindedir. Bu adım Suriye’deki gerici zihniyete karşı atılmış bir adımdır. Artık kadınlar da kendini, cinsini ve halkını, yaşadığı toprakları büyük bir cesaretle koruyup savunabiliyor. Bu aynı zamanda her türlü gericiliğe ve erkek egemen anlayışa karşı da bir cevaptır. Eline silahı alan kadın, kendini askeri alanda da ispatlamıştır. Kadının bu adımı erkeğin değişmesine de vesile oluyor.

*Beth Nahrin Kadın Savunma Güçleri, DAIŞ’ın kalbi Rakka’ya dönük başlatılan özgürlük hamlesine de katılıyor. DAIŞ’ın bölgede özellikle Hıristiyanlar ve Êzîdîler başta olmak üzere farklı inançlara karşı geliştirdiği zulüm biliniyor. Bu kapsamda Beth Nahrin, halkların ve kadınların yardım çağrısına nasıl koşuyor. Bunu biraz açar mısınız?

Modern tarihimizde kadına karşı olan en büyük tehdit, DAIŞ barbarlığı ve temsil ettiği zihniyettir. Onun için Rakka hamlesine katılmamız çok önemlidir. Çünkü bu zihniyet, demokratik, özgür ve barış içinde yaşamak isteyen anlayışa düşmandır. Biz bunu görmezden gelemeyiz, bu anlamda kendimizi ayrı görmüyoruz. Rakka DAIŞ’ın merkezidir. Operasyonun başarılı olması DAIŞ’ın bitirilmesi anlamına gelecektir. DAIŞ’ın Asurî-Süryanî-Keldanî ve Êzîdî kadınlarına, yine işgal ettiği bölgelerdeki Arap kadınlarına yaptıklarına karşı Rakka cephelerinde bulunuyoruz. Beth Nahrin ve YPJ, DAIŞ’ın kadınlara yaptıklarının intikamını alıyor.

*Bildiğiniz gibi DAIŞ çeteleri kadınlar tarafından öldürüldükleri taktirde cennete gidemeyeceklerine inandıkları için kadınlar tarafından öldürülme konusunda büyük korkuya sahiptir. Süryani kadınlar buna nasıl bakıyor? Çetelere karşı savaşırken en büyük moral kaynağınız nedir?

Biz bölgede özgür, eşit ve demokratik bir yaşamın kurulmasının yegane yolunun, ancak DAIŞ’a karşı verilebilecek mücadeleden geçtiğine inanıyoruz. Çünkü bizim savunduğumuz yaşam anlayışının en büyük düşmanı DAIŞ zihniyetidir. Bu anlayışın yenildiğini görmek bize güç ve moral katıyor. Bu moral ve ruh ile her türlü zorluğa göğsümüzü siper ediyoruz. Kadının mücadelesi her dönem gerici zihniyete karşı zafer kazanmıştır. Kadının özgürlük arayışı her türlü düşmanını korkutmuştur. Bugün bu korkuyu DAIŞ da yaşıyor. Bütün dünya kadınları için DAIŞ çetesiyle savaşıyoruz, tüm dünya kadınları adına Rakka’ya yürüyoruz. DAIŞ’a karşı verilen savaşta mutlaka zafere ulaşacağımıza olan inançla tüm emekçi kadınların 8 Mart’ını kutluyorum.