İletişim | Hakkımızda
ANHA

Çete komutanı: TC’nin derdi DAIŞ değil, Suriye’nin işgali

Video

TOLÎN HESEN-RÊZAN CEBEL

ŞEHBA – Türk ordusunun komutası altındaki çetelerden kopan çete komutanı Uweyd Ebû Seqir, işgalci Türk ordusunun Bab bölgesinde yeni bir çete yapılanmasının zeminini oluşturmak için stratejik askeri karargahlar kurduğunu söyledi.

Türk devletinin denetimindeki çete grupları arasındaki parçalanma günden güne artıyor.

Özellikle Türk devletinin Suriye topraklarını işgal planları belirginlik kazandıkça “Fırat Kalkanı” adıyla organize edilen çete yapılanmasından kaçarak Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ve devrimci güçlere sığınanların sayısı artış gösterdi.

Son olarak “El-Mu’tasim Billah Tugayı” adlı çete grubunun komutanı da kaçarak Şehba bölgesindeki Ceyş El Suwar (Devrimciler Ordusu) güçlerine teslim oldu.

Uweyd Ebû Seqir adlı çete komutanı, “El-Mu’tasim Billah Tugayı”na katılım ve kopuş gerekçelerini, Türk devletinin bölgedeki gerçek amaçlarını ve QSD güçlerine sığınma nedenlerine ilişkin ANHA’ya çarpıcı açıklamalarda bulundu.

El-Mu’tasim Billah Tugayı’na “DAIŞ çetelerine karşı mücadele etmek” için katıldığını söyleyen Uweyd Ebû Seqir, “Ancak Türk devletinin bölgedeki gerçek amaçlarının bize söylenenden farklı olduğu sonradan açığa çıkmaya başladı” dedi.

‘Daış’a değil Kürtlere karşı savaşıyor’

5 gün önce TC komutasındaki çetelerden kopan komutan, Bab işgalinden sonra Türk devleti ve ordusunun gerçek amaçlarının belirginlik kazanmaya başladığını kaydederek şunları ifade etti: “Türk devleti bizleri de kullanarak topraklarımızı işgal etmek istiyor. Başından beri emirlerimizi doğrudan Türk ordusundan alıyorduk. Her türlü cephanemizi, lojistik ihtiyaçlarımızı da Türk devleti karşılıyordu. Bab işgali tamamlandıktan sonra Türk devletinin amacının DAIŞ ile mücadele değil, bölgede yeniden Osmanlı dönemini canlandırmak olduğu daha belirgin bir şekilde açığa çıktı. Zaten DAIŞ çetesiyle Türk devleti arasında görüşmeler oluyordu ve ardından onlarca köy Türk ordusuna devrediliyordu. Bunun en açık örneği Cerablus işgalinde görüldü.”

Basın aracılığıyla Kürt-Arap çatışması hedefleniyor

Uweyd Ebû Seqir Türk devletinin bölgede özellikle Kürt ve Arap halklarını birbirine düşürüp parçalanmayı derinleştirmeye çalıştığına dikkat çekerek, bunun için birçok basın kuruluşunun da kullanıldığını belirtti.

QSD’ye karşı çeteleri tahrik edip saldırı için kışkırttı

El-Mu’tasim Billah Tugayı komutanı, Türk devletinin QSD düşmanlığına ilişkin de çarpıcı ifadeler kullandı. QSD’nin Şehba bölgesindeki başarılarının önünü almak için Türk devletinin çete gruplarını kışkırttığını ve bu amaçla her fırsatta “QSD bir çete örgütüdür ve Suriye topraklarını işgal ediyor” ithamlarında bulunduğunu, ancak sonunda gerçek çetelerin kimler olduğunun açığa çıktığını söyledi.

Çetelerin ‘Eğitim Merkezi’ Adana

Çete komutanı Ebû Seqir, “Türk ordusu ÖSO komutanlarından, çetelerini Adana ve başka birkaç yerde eğitmelerini istedi, bunun için olanak sağladı. Buna paralel olarak Türk ordusu Bab ve Ezaz bölgelerinde birçok askeri üs kurdu, buralara askerlerini yerleştirdi. TC bununla yeni bir çete ordusu için gerekli alt yapıyı hazırlamaya çalışıyor” dedi.

Adana ve diğer “eğitim merkezleri”nde bulunan ÖSO bünyesindeki birçok komutanın Türk ordusunun bu planlarının ve Suriye’ye dönük gerçek amaçlarının farkında olmadıklarını da ileri süren Ebû Seqir, “Farkına varmadıkları için de halen TC komutası altında hareket ediyorlar” şeklinde konuştu.

‘Güvenli Bölge’den ‘Askeri Bölge’ye

Bölgeye sağlanan silah ve cephane sevkiyatına ilişkin ise Uweyd Ebû Seqir şu bilgileri paylaştı: “Güya burada ‘güvenli bölge’ oluşturulması amaçlanıyor, ki bu alanlarda silah ve cephaneye yer olmayacaktı. Ancak bölge bir anda askeri alana dönüştü. Halen bölgeye sıkça silah ve cephane naklediliyor. Bu silah ve cephane sevkiyatı Ceyş El Suwar ve QSD güçlerine karşı geliştirilecek yeni bir savaşın hazırlıklarıdır.”

Astana görüşmeleri için ÖSO’ya TC baskısı

Uweyd Ebû Seqir, Türk ordusunun Astana görüşmelerine katılmaları için ÖSO bünyesindeki çete gruplarına baskı yaptığını da kaydetti. Ebû Seqir, “Biz dış güçlerin Suriye’deki durumun sözde çözümüne ilişkin geliştirdikleri görüşmelere karşıydık. Türk ordusundan bir komutan benden ısrarla Astana görüşmelerine katılmamı istedi. Birkaç defa bu talebini reddettim. Bunun için daha sonra peşime düştüler ve beni ölü veya sağ ele geçirmek için girişimlerde bulundular.”

‘Türkiye’nin güdümünde olduğumuz sürece bu rejimi yıkamayız’

5 gündür Türk ordunun komutası altında hareket eden çetelerden kopan ve kaçarak QSD’ye sığınan komutan, kopuş nedenine ilişkin de şöyle konuştu: “Neden mi onlardan koptum? Çünkü kurtarılmış bölgelerde QSD bünyesinde mücadele eden gruplar Suriye’nin öz çocuklarıdır ve gerçek devrimcilerdir. Her ne kadar kendi aramızda belli ayrılıklarımız ve farklılıklarımız olsa da Suriye’nin kurtuluşu ancak Suriyeli devrimcilerle mümkündür. İşgalci Türk ordusunun güdümünde ve komutası altında olduğumuz sürece bu zorba rejimi yıkma amacımız hiçbir zaman gerçekleşmeyecektir. İşte bu yüzden onlardan kopup devrimcilere sığındım.”

‘Türk işgaline payanda olmayın’

Açıklamalarının sonunda Uweyd Ebû Seqir, sivillerden ziyade askeri güçlere çağrısı olduğunu belirterek, “Suriye topraklarının işgal edilmesinde Türk devleti ve ordusuna payanda olmayın. Geç kalmadan Türk devletinin Suriye’de geliştirmek istediği gerçek amaçlarının farkına varın” dedi.

Uweyd Ebû Seqir komutasındaki El-Mu’tasim Billah Tugayı Mari ve Şehba bölgesinde yaygınlık gösterip bazı askeri karargahları olan bir çete grubu. Söz konusu çete grubu 24 Ağustos 2016’da Cerablus’la başlayan Türk ordusu işgaline aktif katılım sağlamış ve bunu deklere etmişti.

ANHA