İletişim | Hakkımızda
ANHA

DÊRA ZOR: Bir yanı direniş, bir yanı teslimiyet -1

DOSYA

Dêra Zor, Fırat’ın gelini ve uygarlığın şahidi

ALAN ROJ

HABER MERKEZİ – Fırat’ın gelini olarak tanınan Dêra Zor coğrafi, ekonomik ve tarihi zenginliği ile biliniyor. Stratejik öneme sahip kent Fırat Nehri’ni de içine alıyor.

“Dêra Zor: bir yanı direniş, bir yanı teslimiyet” başlıklı Dêra Zor dosyamızın bu bölümünde kentin tarihi, kültürü ve DAIŞ çetelerinin kenti stratejik bir noktaya dönüştürdüğü dönem ve Suriye ile Irak’ın finans kaynaklarını işleyeceğiz.

Dêra Zor tarihi ve toplumu

Suriye’nin doğusundaki en büyük kentlerden olan Dêra Zor, yerel isimde ‘Dêr’ olarak da tanınır. Suriye’deki eski sisteme göre Dêra Zor bir eyaletin merkezidir. Tarihte birçok farklı uygarlığın hakimiyetine geçerek el değiştirmişti. Mezopotamya uygarlıklarından; Asurlular, Aramiler, Moriyin, Ekadinler, Romaniler bu kentte hüküm sürmüşler. Kent, İslamiyet döneminde de Emeviler ve Abbasiler’in hükmettiği bir saha olmuştur.

Dêra Zor kenti 13.yy’da Moğollar tarafından kuşatılarak talan edilir ve kentte büyük bir yıkım yaşanır. 1865’te Osmanlılar burayı alarak Cizre bölgesine bağlı bir alan haline getirdiler. Bu dönemde giderek büyüyen kent Osmanlılar zamanda birçok kuruma da ev sahipliği yaptı.

Fırat Nehri’nin ikiye böldüğü Dêra Zor’un bir bölümü El Şamiye olarak adlandırılan Şam çölleri iken, diğer bölümü de Cizre olarak kayıtlara geçti. İkinci bölüm bugünkü Cizre kantonunun devamı şeklindedir. Heterojen bir demografiye sahip Dêra Zor da kent nüfusunun büyük çoğunluğu Araplardan oluşurken, Kürtler ve Ermeniler de kent, belde ve bazı köylerde istihdam etmektedirler. Kentte aşiret yapılanması hakimdir. Bölgedeki en büyük aşiretler Begara ve Igedat aşiretleridir. Suriye krizinden önceki nüfusu 515 bin olarak bilinmektedir.

Dêra Zor’daki tarihi olaylar

Dêra Zor, Osmanlı tarafından soykırıma uğrayan Ermenilerin son durağıydı. Tarihi kayıtlar Türk askerlerinin kentte büyük katliamlar yaptığını not düşmektedir. Bunun yanında Dêra Zor’daki Ermeni kilisesi önemli tarihi yapılardan olup, uzun yıllardan beri binlerce Ermeni’nin ziyaretgahı konumundadır.

1920 yılında Cizre’de ki Milan Kürt aşireti Osmanlı devletine karşı başkaldırır ve Osmanlı’yı Dêra Zor, Meyadin, El bu kemal, Reqa ve Serekaniye’ye kadar olan alandan çıkarır.

Fransa dönenimde ise Suriye 6 küçük devlete bölünürken, Dêra Zor da Halep devletine bağlanır.

3 Haziran 1941’de Dêra Zor’da Fransız Vichy  hükümeti ile İngiltere ordusu arasında İkinci Dünya Savaşı anlaşması imzalanır. İngiltere’nin Ürdün’e desteğiyle Suriye Vichy hükümetinin elinden çıkar.

Suriye’nin en büyük ekonomi kaynağı

1980 yılında Dêra Zor kenti yakınlarında petrol ve gaz yatağı bulunur. Dêra Zor’un yaklaşık 6 km yakınında bulunan sahada yabancı şirketler Teym alanında petrol aramaya başlarlar. Teym bugün kentin en büyük petrol sahası konumundadır.

Dêra Zor, yer altı kaynakları kadar, tarıma elverişliliği toprak yapısıyla bilinir. Fırat Nehri kıyısı boyunca on binlerce dönümlük arazi tarım arazisi olarak kullanılır. Bu alanlarda pamuk, buğday ve birçok sebze çeşidi yetiştirilir.

Kenti önemi tarihi eserleri

Tarihin eski yerleşim yerlerinden olan ve birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Dêra Zor’da Mari’in memleketi, Halebi Kalesi ve Zelbiye ünlü tarihi eserlerin başında gelmektedir. Bu eserlerin yanı sıra tarihi alanlar ve kalıntılar da dikkat çekmektedir. Dêra Zor kentinde bulunan Dalqyayi köprüsü de oldukça ünlüdür.

Suriye devrimi ve çete gruplarının çıkışı

Suriye’deki tüm gelirleri kendileri için mülkleştiren Suriye Baas parti başkanı ve yöneticileri toplumu tüm zenginliklerden mahrum bırakarak bolluk içinde fakir bir toplum yarattı. Tek ulus ve tek partiyi Suriye halklarına dayatılan ulus devlet ve parti devletiydi. Yıllarca bu sisteme mahkum edilen halk 2011’de başlayan “Arap baharı” kalkışmaları sırasında Suriye halkı da hakim Baas rejimine karşı baş kaldırarak rejim karşıtı kitlesel eylemler gerçekleştirmeye başladı. Bu kitlesel eylemlerin en kalabalığı da Dêra Zor’da gerçekleştirildi.

Özgür Ordu adıyla çıkan çete grupları, Haziran 2012’de kentin bir kısmını rejimin elinden aldı. Ancak daha sonra arka arkaya ortaya çıkan farklı gruplar bölge halkına karşı çetecilik yapmaya başladı. En çok bilinen gruplar Cebhet El Nusra, El Kaide, Hemzat ve benzerleriydi. Son olarak 2014’te DAIŞ çeteleri tarafından işgal edilen kent ‘Irak ve Şam devleti’ olarak adlandırılan çetelerin hakimiyet sahasında kaldı. Suriye rejim güçleri ise birkaç ay öncesine kadar da bölgede küçük bir alana sıkışmış ve herhangi bir varlık gösterecek güçleri kalmamıştı.

Gelişmeler olanca sıcaklığıyla yaşanırken, Suriye BAAS rejimi Rejim güçleri Dêra Zor halkını katletmeye devam etti. Katliamlar özellikle de doğu bölgesinde yoğunca yaşandı. Diğer taraftan çetelerin uyguladığı vahşetten kaçan binlerce Dêra Zorlu evlerini terk ederek Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu bölgelerine göç etti. QSD güçlerine katılan Dêra Zorlu aşiretlere mensup gençler örgütlenerek Dêra Zor Askeri Meclisi’ni kurdu. Dêra Zorlu gençlerin amacı bölgelerini DAIŞ çetelerinden kurtarmak, bölgede ortak yaşam temelinde halkların kardeşliğini tesis etmekti.

Rejim güçleri defalarca Dêra Zor’u ele geçirmeye çalıştı, fakat bunu gerçekleştiremedi. Son olarak Hizbullah, Suriye rejimi ve DAIŞ çetelerinin anlaşması sonucu kent; rejim, Hizbullah güçleri ve ortaklarına teslim edildi. Dosyamızın ikinci bölümünde bu ittifaka dikkat çekeceğiz.

Aynı zamanda Dêra Zor Askeri Meclisi öncülüğünde QSD tarafından yürütülen Cizre Fırtınası Hamlesi devam ediyor. İlerleyişini sürdüren savaşçılar kentin önemli coğrafyasını çetelerden kurtarmış durumda.

Dosyamızın ikinci bölümünde Cizre Fırtınası Hamlesi ve gelinen aşamayı da konu ediniyoruz.

Yarın: Kent nasıl rejime teslim edildi, Cizre Fırtınası Hamlesi ne aşamada?

ANHA