İletişim | Hakkımızda
ANHA

Efrîn’de hayata geçirilmek istenen plan!

HOGIR NECAR

HABER MERKEZİ – Her defasında Kuzey Suriye’yi tehdit eden AKP hükümeti, işgal planlarını hayata geçirmek için bu sefer de Efrîn ve İdlib çevresinde harekete geçti. İşgal saldırılarına karşı halklar birliktelik ruhu ile hareket ederken, halkların direnişi karşısında bu işgal girişimlerinin de başarısızlıkla sonuçlanması genel bir kanı olarak öne çıkıyor.ANALIZ (5)

Kuzey Suriye’de Rojava devrimi ile başlayan süreç, birçok gücün yanı sıra AKP iktidarının saldırılarına da hedef oldu. Kürtlerin öncülük ettiği sistemi kendisine tehdit olarak gören AKP, hem radikal İslami gruplar ile hem de rejim eliyle çeşitli saldırılar gerçekleştirdi. Rojava devrimini boğmak isteyen AKP, bölgede “Osmanlıcılık” politikaları ile hareket edip, halkların özgürlük talebini bastırmak istedi. AKP, bu politikalarını İhvan-i Müslimin, DAIŞ ve yeni adı Heyet Tahrir El-Şam(HTŞ) olan El-Nusra gibi örgütler ile hayata geçirmeye çalıştı.

Kuzey Suriyeli güçlerin çetelere karşı savaşı  

Kuzey Suriye halkları, Demokratik Suriye Güçleri(QSD) çatısı altında DAIŞ’e karşı amansız bir direniş sergiledi. YPG’nin öncülüğünü yaptığı QSD’nin DAIŞ’e karşı verdiği savaş, uluslararası anlamda da destek görürken. YPG’nin daha sonra ise QSD’nin yürüttüğü başarılı mücadele uluslararası koalisyon güçlerinin de desteğini sağladı. Koalisyon güçlerinin QSD ile olan ilişkileri, Ankara-Washington hükümetlerini karşı karşıya getirirken, AKP bu diplomatik ilişkilerin kesilmesi için birçok girişimde bulundu. Her defasında karşı saldırılar gerçekleştiren Türk hükümetinin temel hedefi ise halkların umudu olan Kuzey Suriye Demokratik Federasyonunu yok etmek.Kurdish members of the Self-Defense Forces stand near the Syrian-Turkish border in the Syrian city of al-Derbasiyah during a protest against the operations launched in Turkey by government security forces against the Kurds

İşgal planları devrede

Suriye’de hayata geçirmeye çalıştığı her politikası çökmesine rağmen halen bu tür girişimlerine devam eden AKP hükümetinin, temel hedeflerinden biri de YPG’ye darbe vurarak, güdümündeki çeteleri güçlendirmek. DAIŞ’in QSD karşısında aldığı yenilginin intikamını da almak isteyen AKP, DAIŞ’e verdiği destek birçok kez belgelenmesine rağmen, bu desteğini ve DAIŞ sevgisini içinden söküp atmadı, desteğini sürdürdü. Son günlerde bölgede yaşananlar da bu duruma işaret ederken, Kuzey Suriye işgal planları halen devreye konulmaya çalışılıyor.

Hedef Efrîn

İdlib ve Efrin çevresinde de görüldüğü gibi dört elle işgal planlarını hayata geçirmek isteyen Türk hükümetinin hesaba katmadığı şey ise halkların büyük bedellerle geliştirdikleri kendi demokratik sistemlerine daha fazla sahip çıkıyor olmasıdır. Bunun yanında hem Rusya ve BAAS rejiminin karşı operasyonları hem de ABD’nin QSD’ye desteğini arttırması AKP’yi büyük bir çıkmazın içine soktu. Kuzey Suriye halkları da Türkiye’nin bu girişimlerine, kentlerine ve sistemlerine daha fazla sahip çıkarak, direniş mesajı verdi.ANALIZ (1)

Bölgede yaşanan gelişmeler

Rejimin en büyük destekçisi olan Rusya, Bab’da olduğu gibi İdlip’e de TSK’nin girmesine izin verdi. Rusya; Türkiye’ye ‘Al Bab’ı ver Halep’i’ diyerek, Halep’i Türkiye destekli çetelerden arındırmıştı. İdlib’de yaşanan gelişmeler taraflar arasında benzer bir anlaşmanın daha devreye konulduğu yorumlarına yol açıyor.

Türkiye’nin yeni dönem planlarından biri ise, Kuzey Suriye sınırı boyunca TSK’yi ve onun desteklediği çeteleri yerleştirmek. Daha önce Kuzey Suriye sınırına ördüğü “utanç duvarını” da yer yer kaldıran Türkiye, bununla çeteleri kolay bir şekilde Kuzey Suriye kentlerine yerleştirmeyi amaçlıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile gerçekleştirdiği görüşmede Kuzey Suriye kantonlarının birleştirilmesine izin vermeyeceklerini belirtirken, görüşmeden hemen sonra Efrîn’e yönelik saldırılar başladı. Efrîn insansız hava uçakları ile 24 saat gözetlenirken, Cizîre bölgesinde ise sınıra örülen duvarın bir kısmı kaldırıldı.ANALIZ (7)

Yaşanan gelişmelerden sonra koalisyon güçleri ise Kuzey Suriye’de 30 bin kişilik bir ordu kurulacağını duyurdu. Bu açıklama Türkiye tarafından tepki ile karşılanırken, QSD’nin öncülük edeceği ordunun ise Türkiye, Irak sınırı ve Fırat Nehri boyunca konuşlandırılacağı belirtildi.

Reuters’un sorularını mail üzerinden yanıtlayan koalisyon güçleri, kurulacak yeni ordu hakkında bilgiler verdi. Koalisyonun verdiği bilgilere göre bu gücün yarısının tecrübe sahibi olduğu, yarısının da eğitildiği aktarıldı. Ancak konuya DAİR Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu siyasi temsilcileri ve QSD tarafından şimdiye dek resmi bir açıklama, değerlendirme yapılmış değil.

Türk devletinin saldırı hazırlığı

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Kalın ise kurulacak yeni ordunun kendilerini kaygılandırdığını ve “Türkiye ulusal çıkarlarını gözeten tedbirler almaya devam edecek” derken, Efrîn’e yönelik olası operasyonun Çarşamba günü gerçekleştirilecek olan milli güvenlik toplantısında kararlaştırılması bekleniyor. Bölgede ABD-Türkiye arasındaki gerilim artarken Türkiye, söz konusu durum hakkında ABD Büyükelçisini Ankara’ya davet etti.

Türk hükümeti, milli güvenlik toplantısı öncesi Efrîn’e yönelik saldırılarına başlarken hem karadan hem de havadan birçok saldırı gerçekleştirdi. Osmanlıcılık fikrini hayata geçirmek için Efrîn üzerinden işgal girişimlerine kalkan Türkiye, bunu açıkça basın yayın kuruluşlarında da ifade ediyor.ANALIZ (6)

Türkiye bu planı ile demokratik sistemin önünü almaya çalışırken, etniksel, mezhepsel ve aşiretsel çelişkiler üzerinden bölgede karışıklık yaratmaya amaçlıyor. Bu kapsamda bazı aşiretler ile sınır bölgelerine yakın illerde toplantılar gerçekleştirildiği ve bu toplantılarda devlet yetkililerinin de bulunduğu belirtiliyor.

Efrîn’de hayata geçirilmek istenen plan!

Bölgede hayata geçirilmek istenen planın ilk aşamasının çeteler ile yapılan gizli toplantılardan sonra gerçekleştirilmeye çalışılacağı ve bununla mezhepsel çatışmalara gidileceği kaydediliyor. Bu çatışmalar yoluyla işgalin önü açılmaya çalışılacak.

Planın ikinci aşamasında ise Türkiye; işgal edeceği yerlerde daha fazla çete toplayacak ve yeni oluşumlara gitmeye hedefleyecek. Bu çeteler desteklenerek, QSD güçlerine saldırtılacak.ANALIZ (3)

Üçüncü aşamada ise 5 bin kişiden oluştuğu Türk devleti tarafından açıklanan çete birliği, Kuzey Suriye kentlerine yönlendirilecek. Mezhepsel çatışmaların önünün açılması için “Fırat Kalkanı” çetelerine de rol verilirken, bu gruplar da bulundukları bölgede saldırılar düzenleyecek.

Daha önce de olduğu gibi işgal planları başarısızlıkla sonuçlanan Türkiye’nin aynı durumu yaşaması uzak görünmüyor. Halklar, Türkiye ve benzeri güçlerin bu tür komplolarını boşa çıkarmak için birliktelik ruhu ile hareket ederken, işgal girişimlerine direniş ile cevap vereceklerini belirtiyor. Ayrıca Kuzey Suriye halkları, yaşanan krizin tek çözüm yolunun da Kuzey Suriye Demokratik Federasyon projesinden geçtiğine işaret ediyor.

ANHA