İletişim | Hakkımızda
ANHA

Ekonomik ambargo Rojava’ya işlemiyor

DOSYA

NESRÎN EBDÎ – SÎPAN SILO

HABER MERKEZİ – İşgalci Türk devleti gibi Rojava Devrimi’ne karşı olan güçle, El Nusra ve DAIŞ benzeri çete gruplarının saldırılarıyla başarı elde edemeyince Rojava’ya dönük ekonomik ambargo uygulayarak sonuç almak istediler. Aç bırakma, muhtaç etme anlayışıyla Rojava’ya dayattıkları ekonomik ambargoya karşı halk alternatif çözümler geliştirdi. Özerk Yönetime bağlı Ekonomi Konseyi, komünal ekonomi temelinde çalışmalarına hız verdi. Ayrıca bölgenin giderek genişlemesiyle yeni ticaret yolları açıldı.

Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nun geçen yıl 16-17 Mart tarihinde ilan edilmesiyle birlikte KDP de Rojava-Başur arasındaki Sêmalka Sınır Kapısı’nı kapattığını duyurdu. KDP bu tutumuyla ağır ekonomik ambargo uygulayarak yeni doğan sistemi daha büyümeden boğmak istedi. KDP’nin Sêmalka Sınır Kapısı’nı kapatmasının üzerinden 1 yıl geçti; ancak dönüp Rojava’nın çarşı ve pazarlarına baktığımızda hemen hemen her türlü ihtiyacın karşılanabildiği fark edilir. Her ne kadar eskiye oranla pahalılık göze çarpsa da Suriye’nin diğer bölgelerinin durumuna göre arada önemli farkların olduğu görülür.

Ambargonun dayatılması, daha önce de birçok kez yürütülen Rojava’yı yıpratma politikası gereğidir. Daha önce de bu tür uygulamaları Rojava’da yaşayan halklara mubah gördüler. Özellikle de 2013 ve 2016’da. 2013’te uygulanan ekonomik yaptırımlar halkın yaşamını büyük ölçüde etkiledi. Çünkü o zaman, alternatif olabilecek herhangi bir ekonomi projesi yoktu. Ancak 2016’da bu yaptırımların etkisi yok denecek kadar azdı. Ambargonun etkili olmaması, çok sayıda kooperatifin kurulmasından ve sürekli genişleyen bölgeyle yeni pazar yollarının yaratılmasından kaynağını alıyordu.

Komünal ekonomi ve kooperatiflerin geliştirilmesi

Rojava Kürdistanı’ndaki federasyon sistemine göre ekonomi komünalite temeline dayanıyor. Bu ise kooperatiflerin inşa edilmesiyle yürütülüyor. Qamişlo Kooperatifler Merkezi Yöneticisi Reşda Kaymaz, kooperatifi şöyle tanımlıyor: “Kooperatif kelimesi birliktelik, ittifak, dayanışma gibi anlamlara geliyor; yani komünal çalışma, beraber iş yapma demek. Atalarımız, ‘ittifakın olduğu yerde bereket de olur’ diyor. O nedenle komünal yaşamı geliştirebilmek için bu önemlidir. Zaten bizler ‘her kooperatif tek başına bir komündür’ diyoruz.”

Bölgede ekonominin temelini tarım oluşturduğundan, tarım kooperatifleri 3-4 sene önce kurulmaya başlanmış. Ancak hayvancılık, sanayi ve ticaret kooperatifleri son 1 yıl içerisinde kuruldu. Kaymaz’ın ifade ettiğine göre eğitim ve sağlık alanlarında da kooperatiflerin kurulması için çalışmalar yürütülüyor. Bunun öncülüğünü ise bir grup Qamişlolu doktor yapıyor. Doktorlar, kendilerine ait sağlık kooperatifi projesini Qamişlo Kooperatifler Merkezi’ne sundu.

Qamişlo Kooperatifler Merkezi Yöneticisi Kaymaz, kooperatifin daha yeni açıldığını, o nedenle halkın temkinli yaklaştığını; ancak verdiği hizmetleri ve faydasını görünce bunun aksine döndüğünü belirtti. Kaymaz buna kooperatif ortaklığını örnek vererek şöyle değerlendirdi: “Geçen yıl Qamişlo’dan bazı komünler 30’ar bin lirayla katıldı, yıl sonunda ise her biri 407 bin lira aldı. Zaten ortaklık, bin 900 üye ile Qamişlo’da başladı. Şu an üye sayısı 4 bine çıkmış durumda. Eğer yolunu açarsak inanıyorum ki sayısı 8 bine çıkacak.”

Ortaklık kooperatifleri kendilerini Cizre Kantonu genelinde örgütlüyor. Üye sayıları 23 bine çıkmış durumda. Kobanê Kantonunda da bir şube açmayı düşünüyor.

Qamişlo Kooperatifleri Merkezi, ekonomi sistemini geliştirmenin önemine dikkat çekerek, “Dışa bağımlı ve sınır kapılarına muhtaç olmamak için ekonomi sistemimizi geliştirmeliyiz. Yani halk bu sistemle ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilir” dedi.

Kooperatifler Merkezi’nin verilerine göre sadece Qamişlo’da 70 bine yakın kişi tarım kooperatiflerine katıldı.

Tüm kooperatiflerin kendisini içerisinde temsil edebileceği örgütsel bir çatının kurulması için önümüzdeki süreçlerde Cizre Kantonu Kooperatifleri 1. Konferansı’nın yapılması ve konferansta Cizre Kantonu Kooperatifler Meclisi’nin kurulması bekleniyor. O nedenle şimdiden kanton kooperatifleri toplanıyor ve tüm şehirlerde kooperatiflerin açılması için çalışmalar yapılıyor.

En büyük tarım kooperatifi: Qesrik

Qesrik Köyü Tarım Kooperatifi, kooperatifleri yaygınlaştırmak ve geliştirmek açısından; yine kendine yetecek seviye ulaşmış olması bakımından atılmış en somut adımlardan bir örnektir. Qesrik Köyü, Dirbêsiyê’nin 35 km güneybatısında yer alıyor. 7 ay önce geniş kapsamlı bir kooperatifin kurulması için çalışmalar başlatıldı ve 12 bin kişi bu kooperatife giderek kayıt yaptırdı. Kayıt yaptıranlardan 12 bin kişiden 5 bin 400 kişi seçildi. Kooperatif başkanı Azad, başta her üye için 3 pay vermeyi düşündüklerini; ancak yoğun başvuru yapılması üzerine her kişi için 1 pay vermeyi kararlaştırdıklarını belirtti.

Qesrik Kooperatifi; tarım, hayvancılık, su ve araç-gereç olmak üzere 4 bölümden meydana geliyor. Bu durum, kendine yetebilme ve kendini geliştirebilme özelliğini gösteriyor. Örneğin tarım için gerekli olan gübre hayvanlardan sağlanıyor. Yine araç-gereç bölümü, tarım arazilerini ekime hazırlamak için gerekli olan araç-gereci sağlıyor. Zaten tarım için ayrılan arazi 40 bin dönümden oluşuyor.

Qesrik Kooperatifi’nde 100’e yakın işçi çalışıyor ve işçiler kooperatif bölümlerinde görevlendirilmiş.

Tarım İşleri Bölümü

32-33 bin dönüm arazi tarım için ayrıldı. Araziye, sebze çeşitleri, buğday, arpa, marul, soğan, sarımsak gibi ürünler ekilmiş. Sebzelerin bir bölümü seralarda ekilmiş. Sera ürünleri, 2 aşamadan geçiriliyor. İlk aşamada, fideler ayrı bir bölümde tutuluyor. Fideler büyüdüğünde, artık ürün vermeye başlamak üzereyken gerekli yerlere götürülüp ekiliyor. Şimdiye kadar 400 bine yakın farklı fidan ekilmiş durumda.

32 bin dönüm arazi içerisinde 60 dönüm arazi zeytin ve fıstık için ayrılmış. 900 fidan dikilmesi için hazırlık yapılıyor. Ağaç dikimi görevlilerinden Muhammed Neiso, 300 dönüm arazinin fidanlara ayırmayı düşündüklerini; ancak suyun az olması nedeniyle 60 dönüm araziye fidan dikildiğini belirti.

Öte yandan hayvan yemi için tarım arazilerinden bir bölüm ayrılması düşünülüyor. Ayrıca yılda iki kez hasadı yapıldı ve Cizre şehirlerine dağıtıldı.

Hayvancılık bölümü

Hayvancılık için 6 yapı inşa edildi ve iki aile bu yapıların bakımı için görevlendirildi. Kooperatifin faaliyete girmesiyle bin 94 büyükbaş hayvan satın alındı ve 7 ay içerisinde bu sayı 2 bine çıktı. Ancak halen hayvanlardan elde edilen ürünler pazara çıkmamış. Hayvancılık bölümü sorumlusu Mahmut Hilûm, 2 ay sonra hayvanlardan elde ettikleri ürünleri pazarlayacaklarını ve süt ürünleri için bir fabrika açmayı düşündüklerini söyledi.

Bölge ticareti

Toplum ekonomisinin sırtını dayadığı, binlerce insanın çalışarak geçimini sağladığı alanlardan biri de ticarettir. Ticaret, Rojava’da 2 bölüme ayrılır. Birincisi Kobanê, Minbic ve Cizre bölgeleri arasında yapılan iç ticarettir. Diğeri ise Sêmalka Sınır Kapısı’ndan ve bazı resmi olmayan yollardan Suriye ile yapılan ticarettir. Duvar örülmeden önce halk, Türkiye’den kaçak yollardan bazen ticari mallar getiriyordu. Fakat son süreçte bu da durdu.

Rojava’da iç ticarette, yasak ürünler dışında tüccarlar her şeyin ticaretini yapabiliyor. Yasaklı ürünler içinse ilgili bölgenin izni gerekiyor.

Dış ticaret ise birkaç yoldan yapılıyor. Bunlardan bir tanesi, Rojava ile Başur arasında ticaret imkânı sağlayan Sêmalka Sınır Kapısı’dır. Kapı yetkililerinin verdiği bilgiye göre günde 200-250 kadar kamyon giriş-çıkış yapıyor. Kapıdan daha çok günlük ihtiyaçlar olan sebze, şeker, çimento ve demir geçiriliyor. Ancak KDP yönetimi uzun süreli projeler için gerekli olan araç-gereçlerin geçişine izin vermiyor.

Yine Minbic bölgesinde yurttaşlar resmi olmayan yollardan Şam ve Halep gibi yerlerden ticari ürünler getirip pazarlıyor. Bu şekilde bölge insanının ihtiyaçları önemli ölçüde karşılanmış oluyor. Bir yetkilinin aktardığı bilgiye göre son dönemlerde fabrika ürünleri de getirilebiliyor.

Cizre Kantonu Ekonomi Konseyi Eşbaşkan Yardımcısı Dîrok Melebeşî, Minbic’in önde gelen ekonomi merkezlerinden olduğunu ve eğer şartlar elverirse Sêmalka’dan daha çok önem kazanacağını belirtti.

Bununla birlikte Bakurê Kurdistan belli bir dereceye kadar Suriye ile Sêmalka arasında transit ticaret güzergâhına dönüşmüş durumda. Melebeşî, yönetimin koşullarına göre 48’den fazla transit kamyonun bölgede kalmasının yasak olduğunu ve sadece bir yerde gümrük alındığını ifade etti.

Melebeşî, halkın yüzde 35’inin iç ve dış ticaretten faydalandığını ve kazanç elde ettiğini belirtti. Ancak diğer taraftan maalesef şimdiye kadar sanayi ve üretim alanında kayda bir gelişmeye katkı sağlamamış. Elbette bunun bölge güçlerinin politikalarıyla da yakından bağlantısı var.

Yakıt ve yakacak maddelerinin pazarlanması

Bölgenin zenginleşmesini ve buna bağlı olarak gelişmesini sağlayacak alanlardan biri de şüphesiz petroldür. Eski verilere göre petrol kuyusu sayısı 1300 idi. Ve petrolün daha çok Tirbespiyê ve Girkê Legê arasında kalan bölgede yoğun olduğu biliniyor. Bu kuyuların az bir bölümü kullanılıyor. Aktif haldeki kuyulardan elde edilen kazancın bir kısmı da çalışanlara dağıtılıyor. Çalışanların sayısı da 3 bini geçiyor. Petrol kuyuları da binlerce kişi için ekonomik gelir kaynağı oluyor. Bir kısım petrol ürünü ise Gir Ziro bölgesinde yer alıyor ve oradaki istasyon çalışanlarına ekonomik fayda sağlıyor. Ayrıca bölgedeki halkın yakacak ihtiyacı da bu kuyulardan çıkarılan petrol ürünleri ile karşılanıyor ve bölgenin petrol istasyonları binlerce kişiye ekmek kapısı açıyor.

(cj/ge)

ANHA