İletişim | Hakkımızda
ANHA

Erdoğan rejiminin DAIŞ ile savaş oyunu

ANALİZ

AZİZ KÖYLÜOĞLU

Türk-AKP devletinin Suriye’de ne yapmak istediğini artık bilmeyen yok. Ama son 5 yıldır bu yapmak istediklerini bir türlü başaramıyor. Bu başarısızlığının temel nedeni ise, Türk-AKP devletinin bu topraklara uymayanı dayatmasından kaynaklıdır. Bu dayatmayın temeli ise radikalizmdir. Türk-AKP devleti bölgeye aslında kapitalizmin güncellenmesini hedefleyen söylemde İslami kullanan bir sistem öngörmekte ve bunun başına kendisi oturmak istemektedir. Suriye’yi bunun için uygun gördü ve özellikle Batı sisteminin Suriye rejimini değiştirmeye yönelmesini de fırsat olarak kullanmak istedi. Ama artık bütün güçler Türk-AKP devletinin amaç ve niyetleri konusunda netleşmiş durumda. Ama yine de prim veren yok değil.

Erdoğan rejimi DAIŞ’ı ortaya çıkaran ve örgütleyen temel dinamik güçtür

Şu noktayı net bir biçimde söylemek gerekir; eğer bugün Suriye’de Esad rejimi ayakta kalmış ve isyancılar radikalleşmiş ve bütün dünyanın başına bela olmuşlarsa, bunun nedeni Türk-AKP devletinin siyasetidir. Bu artık su götürmez bir gerçek. Türk-AKP devleti veya Erdoğan rejimi DAIŞ’ı ortaya çıkaran ve örgütleyen temel dinamik güç. Erdoğan rejimi yakın zamana kadar ABD ile bu konularda yoğun çelişkiler içindeydi. Ama son günlerde özellikle Şahba bölgesinde yani Halep’in kuzeyinde Erdoğan rejiminin DAIŞ ile mücadele ediyorum oyununa ABD’i de katma çabalarının sonuç verdiği görülüyor. ABD, Erdoğan rejiminin bu oyununa ne zamana kadar gelmiş gibi yapacak bilemiyorum, ama şimdilik oyuna dahil olmuş.

Erdoğan’ın ABD ziyaretinde “bizimkilere destek verin, biz DAIŞ ile savaşalım” sözlerine Obama’nın da prim verdiği anlaşılıyor. ABD’nin bu yaklaşımından cesaret alan Erdoğan rejimi Kilis ve Antep toplantılarıyla çetelerini harekete geçirdi. Özellikle İdlip, Hema, Humus bölgelerinde kendi organize ettiği bir çok grubu Ezaz bölgesine taşıdı. Çok miktarda silah ve cephane takviyesi yaptı. Çetelerin bu Ezaz’a taşınması halen sürüyor. Bu çetelerin büyük bölümü Ezaz’ın doğusunda bulunan DAIŞ cephesinden ziyade, Suriye Demokratik Güçlerinin bulunduğu Ezaz’ın güney ve batı tarafında konumlandırması tabi amacın DAIŞ olmadığını gösteriyor.

Erdoğan rejiminin niyeti açık. Bir yandan alttan alta DAIŞ ile pazarlıklar sürüyor, diğer yandan DAIŞ’ı topçu saldırısıyla tahrik edip Kilis’e füze saldırılarının zemini oluşturuyor. Kilis’e düşen füzelere bakan herkes şöyle bir yanılgıya kapılabiliyor ki, acaba Erdoğan rejimi dostu olan DAIŞ’a sırt mı çevirdi diyor. Ama yaşananları iyi analiz edenler bunun böyle olmadığını biliyor. Tam tersi, Erdoğan rejimi DAIŞ’a bölgeyi boşaltmasını istiyor ve ABD tarafından da kabul gören diğer selefi çetelerin bölgeye hakim olmasını istiyor.

DAIŞ, Erdoğan rejiminden ne istiyor?

DAIŞ, Erdoğan rejiminden eğer Mare-Cerablus hattını teslim ederse, silah, lojistik ve en önemlisi yabancı savaşçı geçişlerinin sorunsuz olmasını istiyor. İşte bu noktada işler karışıyor. Çünkü ABD’nin Erdoğan rejimine verdiği desteğin temelinde zaten bunların engellenmesi var. Erdoğan rejimi ABD ile ilişkileri bozulmasın ve Suriye siyasetinde kısmı da olsa desteği sürsün istiyor. Bunun için hem DAIŞ ile hem ABD ile çok çelişmeyecek ve her iki tarafı da memnun edecek bir arayış içinde. Ama şimdiye kadar bulmuş değil. Bu nokta şimdiye kadar DAIŞ ile Erdoğan rejimi arasında anlaşmazlık sürüyor. Bu anlaşmazlık DAIŞ’ın mevzilerine topçu atışları sürüyor, DAIŞ’ın da Kilis merkezine saldırıları oldu. Ama öyle görünüyor ki, bu saldırılarda iç siyasette sıkışan Erdoğan rejimi DAIŞ’ın bu saldırılarını durdurması talebinde bulunmuş ve DAIŞ’da saldırıları durdurdu. Bundan sonra da DAIŞ’ın Kilis’i vuracağını sanmıyorum, en azından yakın zaman açısından.

Erdoğan rejimi Ezaz bölgesine ha bire İdlip, Hema, Humus bölgelerinden çete takviyesi yaparken, amacın DAIŞ olmadığı açık. Amaç Afrin bölgesi ve QSD güçleri. Ki, en Arfed ve Eyn Deqne köyüne yapılan saldırılar bunu göz önüne serdi. Hata bölgeden bir çok kaynaktan gelen bilgi Erdoğan rejimi bu çetelerle yaptıkları toplantılarda çete gruplarını tehdit ettiği ve mutlaka QSD güçlerine saldırmaları gerektiği söylenmiş.

ABD ise bölge Türkiye’nin DAIŞ karşıtı bir pozisyon alması için Erdoğan rejiminin bu “bana destek ver, ben DAIŞ ile savaşayım” talebini kullanmak istiyor. Bir yandan bu selefi grupları DAIŞ’a karşı kullanmak istiyor, diğer yandan Erdoğan rejiminin DAIŞ ile ilişkilerini kesmesini umuyor. Bu açıdan ABD ve Erdoğan rejimini bölgedeki hedefleri farklı. Her iki tarafta kendi hedeflerine ulaşmak istiyor. Ama görünen o ki, Erdoğan rejimi ABD’i kendi amaçlarına göre yönlendirmede daha becerikli görünüyor.

Bakalım ABD daha ne kadar Erdoğan rejiminin DAIŞ ile savaş oyununa katılmaya devam edecek?

(u)