İletişim | Hakkımızda
ANHA

‘Êzîdî kadınlar tüm Iraklı kadınlara örnek oldu’

Video

ALAN ROJ

HABER MERKEZİ – Şengal Demokratik Özerklik Yönetimi Eşbaşkanı Zehra Süleyman, Êzîdî kadınların diplomatik çalışmaları geliştirmek için çaba sarf ettiğini; uluslararası ve bölgesel tüm taraflara ulaşmaya çalıştığını belirtti. Zehra ayrıca, Êzîdî kadınlarının yaşanan tüm acılara ve zorluklara rağmen askeri, toplumsal ve siyasi alanda Irak ve Kürdistan kadınlarına örnek olduğunu ifade etti.

Zehra Süleyman, Demokratik Özerk Yönetim Meclisi kurulması ve meclise bağlı konseylerin belirlenmesi sonrası Êzîdî kadınlarının siyasi ve diplomasi alanında yürüttüğü çalışmalara ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı.

*Gelişmelerin çok hızlı olduğu böyle bir süreçte Êzîdî kadınların başlattığı örgütleme çalışmalarının önemini ve süreçle bağlantısını değerlendirebilir misiniz?

Doğrudur. Size öncelikle Êzîdî kadınlarının Şengal’de neden örgütlenme gereği duyduğunu ve böyle bir süreçte kendilerini örgütleme gereğinin nedenlerini belirteyim. 3 Ağustos 2014’te en vahşi katliamın gerçekleştirildiğini herkes biliniyor. Bu fermanın en büyük acısını Êzîdî kadınlar çekti. Öldürüldüler. Tacize uğradılar ve pazarlarda köle gibi satıldılar. Yani onlar üzerinde DAIŞ çeteleri eliyle insanlık dışı suçlar işlendi. Êzîdî kadınlarının başına gelen bu felaket bir mesaj gibiydi. Iraklı ve diğer ülkelerden birçok kadın gibi yapmadık ve yaşanan gerçeklerden kaçmadık. Bizler yılmadık ve yok olmadık; fakat o kanlı yaşamdan kurtuluyoruz. Bu felakete ve etkilerine karşı durmak için direnişin sembolünü kaldırdık ve kendimizi örgütledik. Güçlü irademizle bugün askeri, siyasi ve toplumsal güç haline geldik.

*Katliamdan sonra gerçekleştirdiğiniz örgütsel çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

Êzîdî kadınlar olarak direndik. Şengal dağında yaşanan en zorlu ve zahmetli durumlara karşı mücadele ettik. Güç olarak örgütledik kendimizi. Öz komiteler her yerde oluşturuldu. Tabi bu, YPJ ve YJA-STAR’lı savaşçı kadınlar tarafından gerçekleştirildi. 15 Ocak 2015’te Şengal Kurucu Meclisi’nin ilan edilmesinin ardından kadınların meclise katılımının biraz az olduğu doğrudur; fakat etkiliydi. Tecrübe edinildikten sonra bu tecrübe, Êzîdî kadın toplumuna hizmet etmesi için özel olarak kurulan ve 35 kadının katıldığı Şengal Kadın Meclisi’nin ilanıyla uygulamaya geçirilmiş oldu.

Kadınlar, Şengal’in tüm yaşam alanlarında var olduğunu ispat etti. Var olduğu; kültür, hizmet, ekonomi, savunma vb. gibi komitelerde herkese duyuruldu.  Yönetim alanında tecrübe kazandıktan sonra Êzîdî kadınlar için özel kongre düzenleme hazırlıklarına başladık. Kongrede meclis, hareket oldu ve 25 Eylül 2016’da Êzîdî Kadınları Özgürlük Hareketi’nin (TAJÊ) kuruluşu ilan edildi. Buradan hareketle, Êzîdî kadınlarının bugün Şengal’de hareket sahibi olduklarını; Şengal Özerk Meclisi’ne bağlı olan ve yaşamın tüm alanlarında faaliyet yürüten özel komiteler içinde yer alarak var olduğunu ispatladığını söyleyebiliriz. Kadınlar artık siyasi, diplomasi ve ekonomi projelerine sahiptir. Ayrıca örgütsel ve eğitim çalışmalarıyla da ilgileniyor.

*Êzîdî kadınların diplomasi alanındaki alışmalarını anlatır mısınız? Gelişme var mı yok mu?

Êzîdî kadınlar bugün, içerde ve dışarda bulunan tüm kadın hareketlerine, örgütlerine ulaşmaya çalışıyor. Kadınların diplomasisi bunu gerektiriyor. Çünkü esir kadınlar ve yaşam bulacak olan binlerce çocuğumuz üzerinde uzun süreli ve büyük saldırılar var. Halen binlerce Êzîdî kadın DAIŞ’in elinde. Zarar gören birçok kadın ve çocuk var ve her açıdan yardıma ihtiyaçları var. Bu gibi tüm konular, haklarımızı almamız ve kadınların dünyaya desteğini sağlamak, ayrıca Êzîdî kadınları hakkında ortak bir bakış açısı oluşturmak için bizden hakikat çığlığımızı tüm dünyaya duyurmamızı istiyor.

Gelişmeler konusunda da kadın hareketi olarak dünya hakkında görüşlerimiz var. Bu nedenle bu konuda da birçok adımımız var. Êzîdî Kadın Hareketi Irak, Rusya, Almanya ve dört parça Kürdistan’da diplomasi adımları atmıştır. Êzîdî kadınlar Almanya’da hareketimizin bir şubesini açtı. Orada birçok kadın siyasi hareketleriyle görüşmeler yapıldı. Kendimizi her alanda tanıtmak ve görüşleri onlarla paylaşmak için tutumuzu güçlendirme çabasındayız.

En sonunda söylemek istediğim şey, Êzîdî kadınların Irak’ta askeri, siyasi ve toplumsal örgütlenme örneği olduğudur. Bu tüm Iraklıların gurur duyması gereken bir şey. Kadın özgürlüğü konusunda daha büyük adımlar atmaları ve bu adımlarına devam edebilmeleri için özellikle Iraklı kadınlar tarafından Şengal’e her alanda destek sunulmalıdır.

(ge/n)

ANHA