İletişim | Hakkımızda
ANHA

Federalizm Newrozu

ANALİZ

KARACA DEVRİM

Bazen efsaneler sadece efsane değildir. Göz önünde cereyan eder an be an. Bazen fark edilmez ya da bazen ilişkilendirilmez. Yıllar  öncesinde Dehak zulmüne karşı demir döven Kawa’nın ateşlediği Newroz efsanesi 21.yylarda Ortadoğulu halklar şahsında tekrar tekrar güncellenmiştir.

Newroz’un harfleri değiştirilerek anlamının da değişeceğini sanan egemenler, bir kez daha yanılmışlardır. Newroz bir halk birliğidir ve bir öz yaşam deneyimidir. Kürdün, Farsın, Arabın, Ermeninin, Çerkesin, Türkmen halkının bir yenilenme olarak kutladığı Newroz bayramı halkların kardeşliği ve ortak yaşam zemininin her yıl daha da güçlendirilerek küresel saldırılara karşı bir savunma mekanizmasının oluşturulmasıdır. Newroz bir özsavunma ve bir özyönetim, telaffuz edilince korkulan bir özerklik halidir.

Kawa’nın halkın üzerindeki zulüm ve sömürüye karşı bir başkaldırı hamlesini başlattığı 20 Mart gecesinin güne kavuşması ile halkların özgürlük talebi dağlarda yankılanmıştır. Aradan geçen yılların 21.yy’a vardığı zaman diliminde Newroz nidasının vücut bulduğu Ortadoğu’da halklar, Kürtler öncülüğünde, Rojava özelinde, telaffuzundan korkulan o özerklik Newroz ruhuyla yeniden hayat buluyor. 16-17 Mart’ta gerçekleşen Rojava ve Kuzey Suriye Kurucu Meclis Toplantısı sonrasında onaylanan Rojava-Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistemi Belge Metni ile bir Newroz güncellemesi yapıldı.

Ulus devletler çağının toplumların kültür ve değerlerini eritmeye başlamasıyla, öz değerlerini kaybetmeyle karşı karşıya kaldı insanlık. Kendi içinde ve doğalında var ettiği değerler, devletli sistemlerin gelişmesiyle birlikte yabancı bir aksesuara dönüştü. Aralarına örülen milliyetçi ve dinci setlerle halklar birbirlerine düşman kılınmaya çalışıldılar. Topluma ait öz değerler marjinal kılınarak ötekileştirildi. Ve ötekileştirmenin bu kadar yoğunlaştırıldığı topraklar üzerinde halklar türlü soykırımlarla yüz yüze kaldı. Geçmişi inkar eden ulus devletler dolayısıyla halkların direniş ve ortak yaşam hafızasını da silmek için çaba içinde oldu. Özellikle Ortadoğu coğrafyasında yürütülen bölgesel ve uluslararası çıkar politikaları ile bir makas gibi önüne gelen insani değeri biçti.

Mekanların kadimliğini ve zamanın tecrübe ve birikimini ezip geçen ulus devlet zihniyeti Irak, İran ve Suriye’de son yıllarda yaşanan değişimlerde canavar karakterini net bir biçimde ifşa etti. Bu ülkelerde yapılan bol teknolojik savaşlarla halkları ve inançları birbirine kırdırmanın kanlı faturası, insanlık değerleri için ağır oldu. Adete buzdan bir zemin üzerinde her an ayağı kayma gerçeği ile yaşayan halklar bir gaflet uykusu içerisine çekilmek isteniyor. Baharla doğanın yenilenmeye ve ağır uykulardan silkinmeye işaret ettiği Newroz havası, bu yıl farklı esiyor şüphesiz.

Rojava’da kanat çırpan kelebek Suriye ve Ortadoğu’yu kasıp kavurmak için zamanını iyi değerlendiriyor. 2011 yılından beri global sömürü ve devletler arası güçlerin güdümündeki savaşa çözüm arayışlarının askeri renkte olmasını savunanların sesi duyulmaya devam ediyor.

Ulus devlete inat, demokratik ulus şemsiyesi altında yaşamaya elverişli halklar örgüsü, Suriye’de bir kör dövüşüne sokuluyor. 2012 yılının 19 Temmuz’unda gerçekleşen Rojava Devrimi ardından özerkliğin domino taşları bir bir devrilerek büyümeye başladı. Demokratik özerklik ilanı ile bölge halklarına unutturulan öz ve ortak yaşam değerleri yeniden boy vermeye başladı. Aradan geçen 4 yılın ardından her Newroz’da harlanan özgürlük ve demokrasi ateşi 2016 yılında federalizm ile birlikte daha da gürleşti.

Bölgedeki Arap, Türkmen, Kürt, Süryani, Çerkez ve Ermenilerin bir arada yürüttüğü tartışmalarla, süregelen savaşa güçlü bir dur ihtarı yapıldı aslında. Newroz esasına uygun olarak halklar, bir arada yaşamanın ısrarına imza attılar. Çok renkli karelerin olduğu güçlü bir toplantı bileşimi ile onaylanan Rojava-Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistemi Belge Metninin onaylanması devletlerin dayattığı tekçiliğe çoğulcu bir ses yükselmesiydi. Demirci Kawa’nın zulüm timsali Dehak’a karşı örse vurduğu direniş çekici, bu Newroz’da Suriye’deki ulus devlet zihniyetine demokratik federalizm projesi ile vuruldu. Kawa’nın Med topraklarının kalbinde Dehak’a vurduğu darbeyle söndürdüğü kötülük ateşi yerine yakılan özgürlük ateşiyle başlayan Newroz geleneği, Rojava ve Suriye’de halkların birlikte yaşam ısrarı ile aradan yüzyıllar geçmesine rağmen, kaybetmediği direniş özünü bir kez daha demokratik federalizm projesi ile kendini ortaya koymuştur.

Newroz, halkların özgürlüğe olan özlemi, inancı ve zulme başkaldırısıdır. Emeğin ateşe düşen alın teridir Newroz. Din, dil, ırk, ulus, cins farklılığı gözetmeksizin tüm halkların birlikte adımlanan yolun başlangıcı ise, bu yıl Rojava ve Suriye’de yolun demokratik federalizm ile başarıya ulaşması kaçınılmazdır.

ANHA