İletişim | Hakkımızda
ANHA

‘Filistin halkı da Rojava’yı kendine örnek alabilir’

MUSTEFA EL-DEHDÛH

GAZZE – PYD’nin Başûrê Kurdistan temsilcisi Xerîb Hiso, Suriyeli tüm demokratik güçlerle birlikte Suriye’nin demokratikleşmesi için mücadele ettiklerini belirterek Filistin halkının da Rojava modelini örnek alarak kendi çözümünü geliştirebileceğini söyledi.

PYD’nin Başûrê Kurdistan ve Irak temsilcisi Xerîb Hiso, Kuzey Suriye federal sistemi, dünyanın Filistin halkının haklı mücadelesine bakışı ve Filistin’de Rojava modelinin geliştirilip uygulanması koşullarına ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı.

* Kuzey Suriye federal sisteminin olumlu yanları nelerdir?

Kuzey Suriye federal sisteminin kuşkusuz birçok olumlu yanı vardır. Bu noktaları sıralamadan önce şunu belirtmeliyim ki, federal sistem gündeme gelmeden 6 ay boyunca üzerinde tartışmalar yürütüldü. Rojava’nın üç kantonlu yapısı ve buradan elde edilen önemli tecrübelerimiz oldu. Nasıl bir sistem geliştirileceği ve tüm toplumsal sorunlara bu sistemle nasıl çözüm olacağı, bölge halklarına nasıl örnek model olacağı konusunda somut adımlar atıldı.

Tabi bahsettiğimiz demokratik federalizm, ulus-devletçi anlayışla yoğrulmuş klasik federal sistemlerden farklıdır. En temelde devlete değil, toplumsal adalete ve tüm toplumsal kesimlerin eşitliğine dayalı demokratik toplum inşasına dayanır. Bunlar aynı zamanda demokratik özerkliğin de en temel prensipleridir. Bu gerçekliğe rağmen demokratik federal sistem, birçok saldırıya maruz kaldı. En çok da Türk devleti ve onun himayesinde olan SUK/ENKS bu sisteme karşı düşmanca bir tutum içinde oldu.

*Federal sistem için atılacak öncelikli adımlar nelerdir?

Federalizmin inşasiından temel amaç, tüm Suriye geneli için demokratik bir model oluşturmak ve akan kanı durdurmaktır. Demokratikleşmenin gerçekleşmesiyle etnik çelişki ve çatışmalar da sona erecektir. Demokratik federal sistemle halklar arasında özgür birlikteliğe dayalı ortak yaşam gelişecektir. Bbölgedeki tüm halklar bu sistemi kabul etmekte ve Arap, Türkmen ve Asuri-Süryani halkı da en güçlü şekilde aktif olarak bu sistem içinde yer almaktadır. Suriye’nin tüm demokratik güçleriyle tüm bölgede demokratik federalizmin pratikleşmesi için çalışmaktayız.

Demokratik federal sistem Suriye’nin parçalanması değil, aksine; Suriye’nin birliğini daha da güçlendirecek en gerçekçi çözüm önerisidir.

*Devletlerin demokratik özerk yönetime yaklaşımları nedir, nasıldır?

Özerklik yönetimimiz olumlu yankı yarattı. Tabi bazı bölgesel ve uluslararası güçler olumsuz yaklaşım içnde oldular, karşıtlık geliştirdiler. Bölgede en olumsuz yaklaşım içindeki güçlerin başında da Türkiye gelmektedir. Bu sistemi ortadan kaldırma arayışları hiç eksik olmadı.

Türk devleti yalnızca Rojava’da değil, tüm Kürdistan parçalarında Kürt halkının haklı ve meşru davasının karşısında yer alıp Kürt halkıyla savaşmaktadır. Kürtler bölünmeyi ve devlet kurmayı hiç hedeflemedikleri halde Türkiye, Kürtlerin en ufak bir kazanım elde etmesinden korkuyor, kürtlerin bir devlet kuracağı paranoyasına kapılıyor.

Kürt halkı barış istiyor. Özgür birlikteliğe dayalı ortak yaşam için mücadele yürütüyor. Bu nedenle rahatsız olan Türk devleti, İran’la birlikte Suriye’yi de ortak ederek Cezayir’de Kürt karşıtı ittifak ve giznlaşmalar geliştirmekte, kürt halkına karşı savaş yürütmektedir. Bunun sonucunda da Rojava’daki kazanımlara her fırsatta saldırmaktadır.

Oysa bugüne kadar uluslararası alanda büyük devletlerin hiç biri demokratik federal sisteme karşıtlık içinde olmadı. Aksine, demokratik özerk yönetimin elde ettiği başarılar, özellikle de askeri alanda kazandığı başarılar ve DAIŞ çetesine karşı yürüttüğü başarılı mücadele sonucunda birçok Avrupa ülkesinde özerk yönetim temsilciliklerimiz açıldı. Bu da demokratik özerk sistemin resmi olarak kabulü anlamına gelmektedir.

*Sizce Filistin halkı Rojava deneyimini Filistin’de uygulayabilir mi?

Ortadoğu’da büyük gelişmelerin yaşandığı, şöven-ırkçı ve mezhepçi anlayışa dayalı ulus-devletlerin çatışmaları körüklediği bir dönemde bölgede büyük bir yıkım ve derin acılar yaşanıyor. Bölge halkları büyük felaketlere maruz kaldı. Şimdi halkların ortak yaşamına ve özgür birliğine dayalı görüş ve pratiklerin gelişmesi gereken bir sürece giriyoruz.

İsrail’in Filistin topraklarını nasıl işgal ettiğinden, uzun geçmişinden söz etmeyeceğim. Savaş çok uzun süredir süregeliyor. Bu savaş ilelebed süremez. Kuşkusuz savaş durmalı ve Filistin halkını haklı davasına demokratik bir çözüm bulunmalıdır.

Kanaatimce Kuzey Suriye demokratik federal sistemi Filistin’de de rahatlıkla uygulanabilir. Dönem artık tüm blge halkları arasında ortak yaşamı inşa etme dönemidir ve mümkündür. Bunun uygulama koşulları ve pratikleşme şansı da bölgedeki halkın kendi tercihi ve iradesine kalıyor. Mazlum Filistin halkı da tıpkı Kürtler gibi on yılları bulan mücadelesiyle özgür yaşam iradesini ortaya koymuş bir halktır.

*Rojava’daki Kürt kadınlarının üstlendiği rolü ve elde ettiği başarıları nasıl görüyorsunuz? Filistinli kadınlar da Rojava’daki kadınlar gibi rol üstlenmeye hazır mı?

Rojava’daki Kürt kadınlarının elde ettiği başarılardan söz ederek başlamalı. Büyük direniş ve büyük başarılar. Kürt kadınları Rojava’daki devrim sürecine öncülük ettiler.bu nedenle Rojava devrimi kadın devrimidir diyoruz. Filistinli kadınlar da tarihsel süreç içerisinde İsrail devletine karşı büyük bir direniş sergiledi, buna ilişkin çok sayıda örnek var.

*Rojava’yı gelecek zamanlarda ne bekliyor? Bununla bağlantılı olarak Filistin gelecekte nasıl değişimlere sahne olacak?

Rojava halkı, çok fazla bedel ödeyerek bugünlere geldi, çok sayıda başarı elde etti. Suriye’deki diğer bölgelere baktığımızda Rojava’daki yaşam şartları oldukça iyi. Tabi bunda DAIŞ çetelerinin bu topraklarda uğratıldığı yenilgi var. QSD, YPG/YPJ savaşçılarının bı noktadaki öncülüğü yadsınamaz. Amerika, Fransa ve Almanya ve Britanya’dan gelen savaçılar da DAIŞ çetelerine karşı savaştı. Ve son olarak ilan edilen demokratik federalizm Suriye’deki krizden çıkış için en uygun modeldi.

Filistin’de de onurlu ve ortak yaşam esası üzerine kurulacak özgür yaşamın yakın olmasını umut ediyoruz.