İletişim | Hakkımızda
ANHA

Halep’in kuzeyi Suriye savaşının dönüm noktası

ANALIZ

AZİZ KÖYLÜOĞLU

Yeni bir yılla girme arifesindeyiz. Uzun, yorucu, acı ve bir o kadar da önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıllı geride bırakıyoruz. Sondan başlamak gerekirsem, bu yıl Kürtler, özgürlük, demokrasi ve insanca yaşamak isteyen her kesim için önemli gelişmelerle dolu bir yıl oldu. 2016 yılında gelişmeler daha da hız kazanacak ve bugün karışık görünen bir çok nokta daha da netleşmiş olacaktır. Bu da daha fazla demokrasi, özgürlüklerde ısrar ve direnmekle olacaktır. Dünyanın geleceğinin nasıl olacağı Ortadoğu’daki gelişmelere bağlı olarak şekillenecektir. Ortadoğu’daki gelişmeler ise Suriye-Irak merkezli gelişmeler paralelinde oluşacaktır. Ama daha çok Suriye merkezli gelişmeler bu duruma açıklık getirecektir.

Suriye’nin geleceği ve özellikle çetelerin tasfiye edilmesi ne Şam’da ne de Raqa’da olacak. Suriye’deki gelişmeler Halep’teki gelişmeler belirleyecektir. Halep ve İdlip hattında bulunan hem DAIŞ  hem de diğer çete grupların ne olacağı burada yaşanan savaşta netleşecektir. Bunun niye söylüyorum. Çünkü hem DAIŞ hem de Ahrar Şam, Cephet El Nusra gibi çete gruplarının temel dayanağı Halep ve İdlip’in  kuzeyindeki Türkiye! Bu dayanak ortadan kaldırıldığı anda bu çete grupların hızlı bir biçim de marjinalleşeceklerdir.

Özgür Suriye Ordusu safsata, talimatlar Türk devletinden

Halep’in kuzeyi  yani Şahba bölgesi uzun bir süredir DAIŞ ve Cephet El Nusra işgali altında. Bu her iki grubun temel özelliği aynı düşünce yapısına sahip olmaları ve ortak amaçların olmasıdır. Aynı zaman her iki çete grubun diğer ortak yapısı ise Türk devletiyle organik ve inorganik bağlantılı olmalarıdır. Tabi bu grupların dışında farklı isimlerde gruplarda var bölge de, Ahrar Şam ve Cephet El Şamiye bunların başında geliyor. Fakat tüm bu gruplar DAIŞ ve Cephet El Nusra’ya tabidirler. Burada temel nokta Türk devletinin bu çete grupları direk yönlendirmesidir. Çeteler talimatlarını Türk yetkilerinde almakta ve Antep’te haftalık toplantılarla durum değerlendirmesi yapmaktadırlar. Tabi tüm bunları Özgür Suriye Ordusu kisvesi altında yapmaktadır. Ama artık ne bölge insanı ne de dünya ÖSO’nun olduğuna inanmıyor.

YPG ile tüm anlaşmalar Türkiye’den geri dönüyor

YPG’e, Mare Operasyon Odasıyla hem Şeh Meqsûd hem Afrin üzerindeki ambargo ve saldırıların durması amacıyla bir ateşkes anlaşması imzalamıştı. Anlaşmaya göre Şeh Meqsûd ve Afrin köylerine yapılan saldırılar duracak ve Kantona uygulanan ambargo kaldırılacaktı. Anlaşmadan memnun kalan bu gruplar, anlaşmadan bir gün sonra Türk yetkiler tarafından Antep’e çağrıldı. Burada Türk yetkilerin YPG’nin kendileri için tehlikeli olduğunu ve Afrin ve Şeh Meqsûd’a saldırıların artarak devam edilmesi gerektiği söyledikleri öğrenildi. Özellikle Halep’in kuzeyinde YPG’nin tüm ateşkes çabaları Türk devleti tarafından bloke ediliyor.

DAIŞ’ın Türkmenleştirme politikası!

Türk devletiyle Şahba bölgesinde ortak politikalar içinde hareket eden DAIŞ, son günlerde Bab, Minbiç, Cerablus ve Azaz’daki Kürtlere Türkmensiz dayatması içinde. Burada ilginç olan yan ise Türk devletinin özellikle bu bölge Türkmen bölgesi olarak yansıtmak istediği bir dönemde DAIŞ’ın böyle dayatma içine girmesi. DAIŞ’ın Kürt aşiretlerine üzerine biz Türkmeniz diye bir belgeyi zorla imzalatmak istediği ve birçok ailenin baskılardan kaynaklı olarak bu belgeyi imzalamak zorunda kaldığı öğrenildi. DAIŞ bu belgeyi kimin için hazırladığı yerel halk tarafından kuşkuyla bakılıyor. Bu imzalanan belgelerin Türk devletine verileceği ve Türk devletinin bu bölgede şu kadar Türkmen yaşıyor üzerinden siyaset yapacağı bir öngörü olarak değerlendirebilir. Bu durum bir kez daha DAIŞ ile Türk devleti arasındaki organik ilişkiyi gözler önüne seriyor.

Suriye’deki savaş Halep ve çevresinde yoğunlaşıyor

Suriye’deki savaş veya 3. Dünya savaşı bugünlerde Halep’in kuzeyinde düğümlenmiş durumda. Tişrin barajı ve çevresinin DAIŞ’tan temizlenmesi, Azaz’daki QSD güçlerine Nusra/Ahrar Şam saldırıları, Suriye rejimin Halep merkezde Kürtlere saldırıları vb… Şu net olarak anlaşılmış ki, hem Nusra hem de DAIŞ çetelerinin beslendiği esas nokta Türk devleti. Bu açıdan Türkiye sınırının bu çete gruplarına kapaması savaş esas noktasını oluşturuyor. Suriye savaşının düğümü  ne Şam’da, ne Raqa’da çözülecek. Suriye savaşının düğümü Şahba bölgesinde çözülecek. Bu bölgenin özgürleştirilmesi ve çetelerden arındırılması, Suriye savaşının esas aktörü olan Türk devletinin, devre dışı bırakılmasını getirecektir. Türk devleti bunun olmaması için elinden geleni yapacaktır. Bu açından Suriye savaşı Şahba bölgesinde yoğunlaşacaktır.

 (uş)