İletişim | Hakkımızda
ANHA

Halkların devrimci mirasının yeni varisi: HBDH

ANALİZ

UMUT ŞERZAN

‘Birlik ve beraberlik duygusuna her zamandan daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz’ diyen devlet aklına karşı güçlü bir cevap vermenin en özlü ilanlarından biri gerçekleşti 12 Mart’ta: Halkların Birleşik Devrimci Hareketi (HBDH).

Ankara ve İstanbul sokaklarında, öğrenci platformlarında başlayan devrim sohbetleri bugün yeniden kutsal bir birliğin argümanlarına dönüştü. Kürdistan ve Türkiyeli halkların mücadele birliğinin tüm görkemiyle yansıdığı bir aralığa varılmıştır artık.

Darbe ile, Gazi ile, Qamişlo ile anılan 12 Mart’ın devrimci hesabı bu 12 Mart’ta sorulmuştur.

Georgi Dimitrov’un Bulgarsitan’daki faşist ve Alman işbirlikçisi harekete karşı ortaya attığı eylem planının sloganı olan ‘faşizme karşı birleşik cephe’  demokratik devrimci bir düzen inşası için yeniden dile gelmiştir.

Katliamların 12 Mart’ından DBDH’li 12 Mart’a

Şüphesiz DBDH’nin ilan edilişinin zamanlaması güçlü bir eylemselliğin sahibi olacağının sinyallerini veriyor. 12 Mart 1971’de üç kuvvet komutanı ve Genel Kurmay Başkanı’nın imzasıyla ordu, “Silahlı Kuvvetler İç Hizmet Talimatı”nın Anayasa’dan daha üstün bir belge olduğunu pratikte kanıtlayarak Süleyman Demirel’in AP hükümetini düşürdü.

Ardı sıra gelen sıkıyönetimden 26 Nisan 1971’e kadar geçen süre içinde toplumsal mücadeleler de, silahlı eylemler de, faşist hareketin saldırıları da durulmadı. Ordu güçleri Bakur Kürdistan ve Türkiye’de açık açık sivil katliamları gerçekleştirmenin yanı sıra binlerce kişiyi tutukladılar.

12 Mart rejimi Dev-Genç, ÜOB, TÖS, DDKO ve irili ufaklı birçok derneği kapatmaya başladı.

Gazi katliamı

12 Mart 1995 günü akşam saatlerinde İstanbul’da Alevi vatandaşların çoğunlukta yaşadığı Gazi Mahallesi’ndeki dört kahvehane ve bir pastane, aynı anda, devlet eliyle tutulan kişilerce bir taksiden otomatik silahlarla açılan ateşle tarandı. Saldırılar sonucu çok sayıda Alevi vatandaş, Gazi Mahallesi’nde toplandı, emniyet kuvvetlerinin olaya geç müdahale ettiklerini öne sürerek polis karakoluna yürüdü. Polisin halkın üzerine ateş açması sonucu 22 kişi yaşamını yitirdi ve onlarcası da yaralandı.

Qamışlo’da 12 Mart

12 yıl önce 12 Mart 2004’te Qamişlo’da, Qamişlo’nun Cîhad takımı ile Dera Zor’un Fitwê takımları bir futbol maçı için karşı karşıya geldi. Ancak maç öncesi Baas rejimi katliam için gerekli organizasyonu yapmış, Kürt halkına karşı kışkırtıp cesaretlendirdiği şövenist bir kesim Arap’ı tahrik etmişti. Bu grubun Kürtler aleyhine sloganlar ve çirkin tezahüratlara başlaması üzerine kavga başlamıştı.

Baas rejim güçlerinin de faşist gruba destek verip Kürtlere saldırmasıyla olaylar büyümüştü. Stadın çıkış kapısı kapatılarak Kürtler linç edilmek, ağır bir katliamdan geçirilmek istenmiş, saldırılarda 30 Kürt genci vahşice katledilmişti.

2016 12 Mart’ı

Halkların aleyhine işleyen 12 Mart pratikleri ardından sosyalizmin yine ve yeniden “buradayım” demesinin ilanıdır.  Bakur Kürdistan’dan Türkiye’ye ve hatta Rojava’ya kadar ve AKP örneğinde somutlaşan çok yönlü katliam senaryolarının can yakıcılığı her gün iyiden iyiye hissettirir olduğu bir dönemde deklare edilen HBDH, dağıyla şehri ile verilen direnişi tümel olarak kapsama talebinin yansımasıdır.

Kapitalist mekanizmaların yaşadığı tıkanış sonrası dünya insanlığı bir yok oluş krizi yaşıyor. Global sömürü ve imha politikalarında devletlerin öne çıkan isimleri artık iç içe geçmiş iktidar sistemleri, kendini yaşamsal kılmak için mekan ve zaman ayrımı gözetmeden saldırıyor. Devlet aklının kapsamlı katliam uygulamaları özellikle Ortadoğu’da somutlaşan vahşet uygulamalarına dönüşüyor. 68’lerin enternasyonal birlik ruhunun kendini gösterdiği Filistin intifadası ve ezilenlerin ortak başkaldırısının en kapsamlısına 2011 Arap Baharı’na ev sahipliği yapan Ortadoğu’da global ve çok uluslu saldırılar konsepti karşısında global ve çok uluslu direnişler boy veriyor. Suriye’de ve daha özeline inecek olursak Rojava’da direniş birliğinin asil yüzü bir kez daha görüldü. Dünyanın gözünü diktiği Suriye keşmekeşinden nemalanma peşinde olan bu global güçlere karşı Kobani’de birleşen devrimci cephe zaferini tarihe altın harflerle yazdı. HDBH’nin ilanı bu sosyalist ruhun yeniden dolanmaya başlamasıdır.

HDBH, Denizce ve Mahirce bir eylemdir

Halkların yaşadığı acılar sonrası devrimci eylemin varlığı kendini tüm yakıcılığı ile hissettirmiştir. Denizlerin Mahirce kıyıya vurup Kürtlerin ve Türkiyeli diğer halkların devrimci dalgasının AKP kılığındaki faşist iktidarını ortadan kaldırmanın Martı’dır bu.

HDBH, önemli bir özsavunma hamlesi. Topyekun saldırıya karşı topyekun devrimci direniş atağı. Diktatör sistemlerin kendine karşıt olan her gücü bastırma ve sonrasında parçalama politikalarına bir vücut olarak mücadele kararlığı.

HDP,QSD ve MSD sonrası HDBH

Sürece etkili bir darbe olarak damgasını vuran HDBH, 7 Haziran seçimleri öncesi ilan edilen Halkların Demokratik Kongresi’nde elde edilen tecrübelerin harmanlamasına da zemin sunacak. Yeni fakat sıfırdan bir ilan değil bu. Rojava’da farklı ulusal zenginliklerin imecesi olarak DAIŞ çeteleri somutundaki global saldırı güçlerine karşı mücadele yürüten QSD ve ardı sıra siyasal çatısı olan MSD’nin halklara verdiği güvenin ardından HDBH’ye  başarı dışında bir yol kalmadı.

Özsavunmanın yanında yoğun bedeller ödenerek süregelen özerklik/özyönetim direnişinin sahiplenilerek yaygınlaştırılması için HDBH’nin atacağı adımlar belirleyici olacaktır. Medya Savunma Alanları’ndan yapılan deklarasyon sonrasında Rojava ve Türkiye’den gelen destek açıklamaları, hareketin boydan boya sahiplenileceğini gösteriyor.

Devrimci öfkenin dışa vurması olarak nitelendirilebilecek HDBH, baharın gelişine yeni bir müjde eklemiş oldu.

(aç)