İletişim | Hakkımızda
ANHA

Hediye Yûsif: Halk AKP’ye gereken cevabı verecektir

Video

ŞÎNDA EKREM – NAZDAR EBDÎ

QAMIŞLO – Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistem Kurucu Meclisi Eşbaşkanı Hediye Yûsif, AKP/Erdoğan hükümetinin bataklığa doğru sürüklendiğini kaydederek, “Halkın sahiplenme direnişi Türk hükümeti üzerinde baskı oluşturacaktır. Hatta uluslararası alanda Türkiye için ciddi yaptırımlarda gelebilir” dedi.

Kuzey Suriye Demokratik Federal Sistem Kurucu Meclisi Eşbaşkanı Hediye Yûsif, sorularımızı yanıtladı.

* Kürt halkının iradesine yönelik saldırıları kararı 30 Ekim 2014’te yapılan MGK toplantısında alındı. AKP hükümetinin bu tür yöntemleri uygulamasına sebep olan şey nedir?

AKP, bu uygulamalarla Türkiye’deki milliyetçileri kendine çekmek istiyor. Bu yüzden Türkiye’de yaşayan halklara karşı saldırılarını arttırmış durumda. ‘Tek millet’ hedefini Türkiye’de güçlendirmek istiyor. Erdoğan misak-ı milliye, Osmanlı topraklarının geniş olduğu zamana dönmek istediğini kendisi bizzat söyledi.

AKP ne yapacağını şaşırmış durumda. Bu şekilde giderse Türkiye’nin sonunu getirecektir. AKP’nin de sonu bu şekilde gelecek. AKP ve Erdoğan faşizmi ne kadar derinleştirirse, o kadar sonunu hazırlamış olacaktır.

*Kürt siyasetçilerine dönük tutuklamaların hukuki bir yanı var mı?

Türkiye sisteminin neresinde hukuk kalmış ki? AKP/Erdoğan bütün hukuk sistemini kendine dizayn etmiş durumda. Halk tarafından seçilmiş siyasetçiler, milletvekilleri ve eşbaşkanlara yönelik tutuklamalar hukuk dışıdır. Öncelikle bu milletvekilleri yüzbinlerce kişinin temsiliyetini yapıyor ve milletvekillerinin dokunulmazlık hakları vardır. Bu tutuklamalar, milletvekillerinin temsil ettiği yüzbinlere yönelik saldırıdır.

*24 Ağustos’ta Türkiye Cerablus’a girdiğinde, ‘Türkiye bataklığa doğru sürükleniyor ve kolay kurtulamayacak’ şeklinde bir açıklama yapmıştınız. Yaşanan gelişmelerin bu açıklamayı doğruladığını düşünüyor musunuz?

Bazı noktaları değerlendirmek daha erken olabilir. Türkiye’nin Cerablus’a girişi hiç şüphesiz bazı görüşme ve uzlaşmaların sonucu olmadığını söylemek yanlış olur. Yani Türkiye, tek başına aldığı bir kararla bu girişimde bulunmadı. Önümüzde duran siyasi tablo bazı soruların netlik kazanmasını sağlıyor. Türkiye’nin ‘dostları’ gerçekleşen saldırılar karşısında, karşı karşıya gelmemek için net bir tavır sergileyemedi. Düşünülenin aksine Rusya,İran, ABD, ve uluslararası koalisyonda yer alan ülkeler, Türkiye’nin Suriye ve Irak’a müdahalesinden memnun değil.

*Halkın iradesinin hedef alındığı saldırılar nasıl gelişti?

Kürtler bu dönemde bağımsız bir devlet kurma isteğinden vazgeçerek, demokratik bir toplum yaratma çabasındadır. Türk hükümeti, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın barış için başlattığı diyalog ve müzakere yollarını kapadı, demokratikleşme için olan önerilerini reddederek süreci tıkadı.

Son dönemde bu halka yönelik saldırılar,  direkt halk iradesini hedef almaktadır. Bu durum Türkiye’yi parçalamak isteyen çevrelerin işine gelmektedir. Bu gidişatın sonunda devlet sistemi parçalanacak, despotizm yok olacaktır.

*AKP hegemonyasını güçlendirmek için bütün muhalifleri tasfiye etmek istiyor. Siz böyle bir tehlike görüyor musunuz?

Doğrudur, bugün Kürt halkına karşı saldırılar gelişiyor. Komple bir imha konsepti yürütülüyor. Parlementerler, işçiler, memurlar tutuklanarak zindanlara konuluyor. Türk devleti kendine engel gördüğü herkesi herşeyi yo etmeyi, etkisiz hale getirmeyi planlıyor.

*Kürt halkının mücadele tarihinde, son olarak Kobanê direnişinde de görüldüğü gibi halk davasına sahip çıkınca neler yapabileceğini gösterdi. Peki bu tarih HDP saldırılarına karşı direnişte de tekerrür eder mi?

Avrupa’da ve her dört parçada, Kürt halkı ve dostlarının eylemleri yeni bir aşamaya ulamış durumda. Bugün yaşanan saldırılara karşı tek çare, direniştir. İnanıyorum bu direnişler iyi bir şekilde örgütlenirse, Türkiye’ye yönelik yoğun bir baskı geliştirilebilir. Hatta Türkiye’nin uluslararası alanda ciddi yaptırımlara uğraması bile ihtimal dahilindedir.”

(cj/u)

ANHA