İletişim | Hakkımızda
ANHA

Hesekê’de öz savunmayla yeni döneme doğru

Analiz

ANALİZ

ERSİN ÇAKSU

Fırat ve Dicle nehirlerinin Kuzey Kürdistan’ın iki yakasından süzülüp Rojava’ya doğru kıvrılmasına “özenen” Xabur suyu ile Çağçağ deresinin de aynı şekilde Rojava topraklarından güneye doğru kıvrılıp kavuştuğu yerde kurulmuş bir kenttir, Hesekê. “Son günlerde Hesekê’de neler oluyor?” ve “Bölgedeki gelişmeler neye gebe?” sorularının cevaplarına geçmeden önce Hesekê’nin -fazla da eski olmayan- tarihine kısaca değinelim, biraz.

heseke3

Yeni bir kent

Hesekê’nin pek de eski olmayan tarihi, 1920’li yıllarda Fransızların Suriye’ye girmesinden sonra Xabûr suyu ile Çağçağ deresinin vuslat yerinde bir askeri kışlanın kurulmasına dayanıyor. Bölgede Fransız kışlasının kurulmasından sonra Hesekê’nin kentleşme sürecinin startı verilmiş oluyor. Osmanlılar zamanında Kuzey Kürdistan’ın Mêrdîn (Mardin) kentine bağlı olan ve genellikle Çola Mêrdînê (Mardin merası, Mardin çölü) olarak bilinen bölgenin 1920’li yıllarında başlayan kentleşme sürecinde; bölgeye ilk yerleşenler Suriye’deki Hrıstiyanlar oluyor. Daha sonra da kentin kuzeyinden Kürtler, güneyinden ise Araplar, bölgeye yerleşmeye başladı.

Nispeten gelişmiş bir kent

1940’lı yıllarda Hitler’in Fransa’yı da tehdit etmeye başlaması ve ardından Fransızların Suriye’den çekilmesinden sonra Suriye’nin idari yapısının belirlenmesi sürecinde Hesekê eyalet olarak belirleniyor. Suriye’nin 14 eyaletinden biri olarak belirlenen Hesekê’ye, Cizîrê bölgesindeki tüm kentler bağlanıyor. Kent mimarisi olarak Cizîrê bölgesindeki tüm kentlerden daha gelişmiş olan Hesekê, ekonomik olarak da gelişmiş bir kent. Rojava’nın diğer kentlerinin aksine Hesekê’de fabrika ve imalathane gibi üretim yerleri de mevcut. Ancak kentte son günlerde şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

‘Danışıklı dövüş’ten gerçek çatışmaya

Nüfusunun yüzde 35-40’ını Kürtlerin, bir o kadarını Arapların ve geri kalanını da Süryani, Asuri ve Keldanilerin oluşturduğu Hesekê’de, 15-20 gün öncesine kadar, kentin kuzeyi Cizîrê Kantonu Demokratik Özerk Yönetimi’ne bünyesinde, güneyindeki köyler DAIŞ çetelerinin elinde ve kent merkezi de rejimin elindeydi. Ancak DAIŞ ile rejimin “danışıklı dövüşü” geçtiğimiz günlerde gerçek çatışmaya dönüşünce DAIŞ ilerleyerek, rejimin elindeki birçok yeri aldı. Çetelerin Demokratik Özerlik Yönetimi’ne bağlı mahalleleri de havan toplarına tutmasıyla YPG/YPJ savaşçıları çetelere yönelik operasyonlar başlatarak çetelere ağır darbeler indirdi.

heseke2

YPG’den iki koldan operasyon

Kentin birçok mahallesi ile ile stratejik öneme sahip yerini çetelerden arındıran YPG/YPJ savaşçıları, son olarak da Hesekê’nin doğusundaki Kewkeb Dağı’nın batı yamacından ve kentin batısındaki Kizwan Dağı’ndan iki koldan başlattığı operasyonla kentin güneyinde birleşti ve çeteleri çembere aldı. Felluya, Elektrik santrali ve Vilayeta Sor bölgelerini çetelerden temizleyen YPG/YPJ savaşçıları, kent merkezinde kalan son çete gruplarını da Neşwe ve Xwêran mahallerinde kuşattı.

‘Artık Hesekê’de barınamayacaklar’

Çetelere yönelik çemberlerini iyice daraltan YPG/YPJ savaşçıları, bölgedeki çetecilerin çoğunun yabancılardan oluştuğunu belirtiyor. Öldürülen çetecilerin birçoğunun üzerinden çıkan belgelerde Çin (ağırlıklı olarak Uygur Türkleri), Suudi Arabistan, Türkiye, Malezya ve Türkmenistan uyruklu oldukları belirtiliyor. Cephedeki YPG/YPJ savaşçıları, çetelerin kaçmaya başladığını ve çetelerin Hesekê’de barınmasına müsaade etmeyeceklerini dile getiriyor. “Çeteler Hesekê’de artık barınamayacak” diyen Vilayeta Sor bölgesindeki YPG’li Bawer Hesekê’nin bu sözünü konuştuğum onlarca savaşçının da tekrar etmesi operasyonun amacına dair önemli ipuçları veriyor. Çetelerin Dêra Zor ve Rakka’dan destek istediğini ancak o desteğin kuşatmalarından dolayı yanıtsız kaldığını belirten YPG/YPJ savaşçıları, çetelerin Hesekê’de son günlerini yaşadığını dile getiriyor.

Güçlü bir özsavunma mevcut

Hesekê’de şiddetli çatışmalar devam ederken Senadîd Güçleri (YPG bünyesindeki Arap Şamer aşiretinin askeri gücü) de operasyona destek veriyor. Öte yandan mahallelerde de denetim tamamıyla Rojava Asayiş Güçleri, Sivil Savunma Güçleri (Hêzên Parastina Civakî/HPC) ve Süryani Asayişi Sutoro’da. Kentte daha önce de Newroz saldırıları gibi birçok kez bombalı saldırılar olduğu için kent içi güvenliğin üzerinde önemle duruluyor. Hesekê’de oluşturulan HPC’nin Rojava’nın diğer tüm kentlerine de örnek olabilecek nitelik ve moralde olduğuna dikkat çekmek gerekir. Kentin tüm mahallelerinde gece-gündüz demeden Asayiş görevlilerine destek olmak için sokağa çıkan HPC güçleri, demokratik özerkliğin öz savunma boyutunu tam anlamıyla içselleştirmiş olarak büyük bir moralle savunma görevine çıkıyor. Toplumun tüm kesimlerinden (genç, yaşlı, kadın, orta yaşlı, öğrenci, öğretmen, sanatçı, esnaf vs.) oluşan HPC, büyük bir dikkat ve görev bilinci sorumluluğuyla görevlerini yapıyor.

 

Kentte hayat normal akışında

Hesekê kent merkezi ve mahallelerinde gönüllülerden oluşan HPC güçleri kentte asayişi sağlama konusunda önemli rol üstlenirken; bazı yayın organlarının “Hesekê boşaldı” şeklindeki maksatlı yayınlarının aksine kentteki normal yaşam da olağan akışı içerisinde devam ediyor. Çatışma bölgesine yakın mahallerde birçok kişi, havan saldırısı ihtimaline karşı çocuklarını daha güvenli olan kentin kuzeyindeki mahallelere yerleştirip kendi mahallelerinin güvenliğini sağlıyor.

Rejim izleme pozisyonuna geçti

Şu anda çatışmaya girmeyen ve kent merkezindeki üslerine çekilerek “bekle-gör” politikasıyla hareket eden rejim ise, bundan sonraki süreç için polisiye bir güç olarak kendi denetimlerindeki bölgelerde kalmayı kabullenmişe benziyor. Ancak bu sadece bir izlenim. Zira Mart ayında başka bir eyaleti olan İdlib’i kaybetmiş olan rejimin Hesekê’yi de kaybetmek istemeyeceği, fakat Halep’e başlatılan operasyonu düşündüğümüzde tercih yapmak isteyebileceği ihtimalini de göz önünde bulundurmak gerekir.

(aç)

ANHA