İletişim | Hakkımızda

Husam Elûş: Soçi, Suriye krizinin çözümünde bir duraktır

CÎHAD ROJ

HABER MERKEZİ – Suriyeli muhalif Husam Elûş, Suriye krizine siyasi çözüm arayışında Soçi’nin bir durak olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Elûşi “Kongreye mutlaka tüm Suriyeli bileşenler, MSD ve Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu temsilcileri de katılmalıdır, aksi halde Soçî’den çözüm çıkmaz” dedi.

  1. yılına giren Suriye krizine siyasi çözüm arayışları sürerken gündeme gelen Soçi kongresine ilişkin tartışmalar da devam ediyor.

Suriyeli muhaliflerden Husam Elûş, konuya ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı.

Husam Elûş, ülkeyi ‘yeni bir anayasa, anayasal seçimler ve yeni bir yönetime götürecek olan geçiş süreci’ üzerinde uzlaşılması gerektiğini, bununla demokratik değişime dönük ilk adımın atıldığının söylenebileceğini kaydetti.

*Önümüzdeki günlerde toplanması beklenen Soçi kongresini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Suriye krizine çözüm çıkar mı Soçi’den?

Öncelikle Suriye krizinin siyasi çözümünde Soçi’nin son durak olduğunu söyleyenlerin ham hayalde olduklarını belirteyim. Soçi siyasi çözüm yolunda sadece bir duraktır ve siyasi çözüm seçenekleri arasında yer aldığından desteklenmelidir. Siyasi çözüm bizden Suriyeli güçlerin her türlü diyaloguna destek olmamızı istiyor. Ancak bu yolla tüm Suriye halklarının görüşlerinin birbirine yakınlaşması sağlanabilir.

Elbette siyasi çözümün önünde bir takım engeller vardır. Özellikle askeri çözümü savunan blok halen güçlü ve büyüktür. Bu blok, ağırlıklı olarak bazı devletler ve ülke içinde ve dışındaki terörist yapılar tarafından yönetilmektedir. Bu nedenle her zaman dikkatli olmalıyız. Siyasi çözüm halen uzaktır ve mücadelesi de uzun süreli olacaktır, büyük emek gerektirmektedir. Soçi Suriyeli tarafları birbirine yakınlaştırmada önemli bir duraktır ve bu ilk adımdır. Siyasi çözüm nihayetinde Suriyeli taraflar arasında, uluslararası güvence altında olan Cenevre gibi görüşmeler veya kongrelerle olacaktır. Bu görüş dışında çözümü yakın gören kesimler, gerçeklerden uzak ham hayaldedirler.

*Veriler, Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu ve Rojava Özerk Yönetimi temsilcilerinin Soçi’ye katılımı önünde TC’nin engel olduğuna işaret ediyor. Kuzey Suriye temsilcilerinin katılmayacağı bir Soçi’den çözüm çıkar mı sizce?

Suriye sahasında en çok engel çıkaran taraflar Türkiye ve Suudi Arabistan ile onlara bağlı güçlerdir. Siyasi çözümü engellemede ABD’den destek görüyorlar. Tıpkı Erdoğan’ın Kuzey Suriye halklarının ve siyasi temsilcilerinin (Demokratik Suriye Meclisi-MSD) Soçi’ye katılmasını kabul etmemesinde görüldüğü gibi siyasi çözümün tekerini deliyor, çomak sokuyorlar.

Eğer Soçi gerçekleşir ve buna Kuzey Suriye halklarının temsilcilerinin katılımı engellenirse, bu siyasi çözümün çerçevesi dışına çıkmanın da ötesinde, Soçi’nin de kendinden önceki Astana ve Cenevre gibi çözümsüz uzun bir yolun başlangıcı olacaktır. Suriye’de yaşayan tüm halkların temsilcilerinin yer almayacağı bir girişim, doğası gereği tamamlanmayacak ve başarı şansı bulamayacaktır.

Kuzey Suriye’de yaşayan halkımız, özellikle Kürt, Arap, Asuri, Süryaniler Suriye tarihi ve siyasi coğrafyasında yer alan en temel yapılar olup aynı zamanda Suriye siyasi geleceğinin önde gelen parçalarından biridir. Bu nedenle nihai siyasi çözüm, tüm Suriye halkları katılmadan asla gerçekleşmeyecektir.

*Muhalefet ve Baas rejimi heyetinin iktidar-egemenlik kavgası yürüttüğü mevcut durumda rejimin köklü değişikliğine yönelik bir işaret görülmemektedir. Mevcut rejimin yerine benzerinin ikame edilmesi sizce Suriye krizine çözüm olur mu?

Askeri çözüm bloku hem rejim içinde hem siyasi ve askeri muhalefette oldukça güçlüdür ve ülkenin geleceği pek de bu blokun umurunda değildir. Umurlarında olan tek şey, sorunuzda olduğu gibi iktidardır. Evet doğrudur, bu iki taraf iktidar savaşı yürütüyor. Peki nasıl bu savaşı, ülkenin geleceği için bir savaşla değiştireceğiz? Kanaatimce siyasi çözümün çıkarı için askeri çözüm bloku geriletilmelidir. Siyasi çözüm uzlaşı çözümüdür, savaş ve askeri krizlere yer yoktur. Adı üzerinde uzlaşma, anlaşma çözümüdür. Yani tüm Suriyeli taraflar savaşı durdurma çalışmalarına katılmalı ve ılımlı demokratik bir diyaloga geçmeliler, ki Suriye’nin geleceğini kurabilsinler. Hiçbir farklı Suriyeli yapı-kesim dışlanmamalı, tümü katılmalı ve hepsi de Suriye’yi yeniden inşa etme rol ve sorumluluğunu yerine getirmelidir.

Siyasi çözüm askeri çözüm blokunu zayıflatmaktadır. Siyasi yön ne kadar gelişirse askeri çözüm de bir o kadar geriletilmiş demektir. Sonuçta Suriye’nin geleceğine dönük atılacak ön adımlar iktidarın geleceği demek değildir. Biz iktidar savaşı yürütmüyoruz, aksine; ulusal, demokratik çoğulcu ve seküler (laik) bir Suriye’nin geleceği için çalışıyoruz. Bu stratejik tercihimizdir. Ancak bunun bir çırpıda gerçekleşmesi imkansızdır. Suriye halklarını birbirine yakınlaştıracak, şiddeti kendinden uzak tutacak, siyasal demokratik yöntemlere uygun diyalogu mümkün kılacak geçici bir döneme (geçiş dönemi) ihtiyaç vardır.

*Size göre Suriye krizinin en makul çözümü nedir?

Siyasi seçeneğin Suriyeli tarafların diyaloguna ihtiyacı var. Bu anlamda Soçi, Astana, Cenevre vb gerçekleştirilen her konferansa tüm farklı siyasi, ulusal, etnik ve mezhepsel kesimlerin katılımı sağlanmalıdır. Ancak bu olursa Suriye’nin geleceği için gerçek temelli demokratik dönüşüm sağlanmış olur. Ulusal demokratik bir program üzerinde birlik sağlayamazsak olaylara etkide bulunamayız. Ulusallık ve demokrasiden yana olan çevreler birliğimiz ve programımızla güçlü bir blok oluşturmalıyız.

Siyasi çözümün veya geçiş döneminin yumuşak bir siyasal dile ihtiyacı var. Her türlü tahrik ve şiddet yöntemlerinden uzak durulmalıdır. Ülkeyi ‘yeni bir anayasa, anayasal seçimler ve yeni bir yönetime götürecek olan geçiş süreci’ üzerinde uzlaşmalıyız. Bu olursa temel demokratik değişime dönük ilk adımın atıldığı söylenebilir.

ANHA