İletişim | Hakkımızda
ANHA

Îlham Ehmed: Paralel anlaşmalar yoğun bir savaşa yol açacaktır

Video

KENDAL CÛDÎ – DICLE EHMED

HABER MERKEZİ – Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Eşbaşkanı Îlham Ehmed Türkiye’nin Şehba ve Bab’daki işgali, Rusya’nın İdlib’e yönelik operasyonu ve rejimin Halep’e yönelik büyük saldırılarının paralel uzlaşılarla gerçekleştiğini belirtti.

MSD Eşbaşkanı Îlham Ehmed, Şehba ve Reqqa’ya ilişkin gelişmeleri ANHA’ya değerlendirdi.

*Türkiye’nin Şehba’daki ilerleme çabaları ve Bab’ı işgal konusu, Rusya’nın İdlib’e yönelik operasyonu ve Baas rejiminin Halep’e yönelik ‘büyük’ saldırıları birbiriyle paralel olarak nasıl değerlendirilebilir?

Bu zincirleme Türkiye’nin Cerablus’a girdiği günle başladı ve halen devam ediyor. Türkiye’nin Suriye toprakları işgali kendi başına olmadı, belli görüşmeler sonucu olduğu ortaya çıktı. Rusya ve rejim Halep’in teslim edilmesi ve çetelerin çıkarılması konusunda bu duruma karşı sessiz kaldı.

Bab’da da aynı zincirleme devam ediyor. Türkiye ve çeteleri daha Bab’a giremedi, eğer ki girerse tavırları nasıl olur? Ancak Türkiye’nin Bab’ı işgal konusunda ciddi davrandığı görülüyor. Üzerinde anlaşmaya varıldığı belirtilen bir konu var; o da Türkiye’nin Bab’ı DAIŞ çetelerinden alıp rejime teslim edeceği yönünde. Burada çok büyük aldatmaca var. Türkiye, rejim ve Rusya birbirini kandırıyor. Rejim, Rusya ve Türkiye Bab’ın işgal edilmesiyle federal sistemin çökeceğini düşünüyor. Eğer federal sistem inşa edilmez ve Türkiye’nin Suriye topraklarının çoğunu işgal ettiğini düşünelim. O zaman rejimin şunu çok iyi bilmesi lazım ki, Şam da zincirlemenin tehlikesi içindedir.

Bu güçlerin birbirleriyle olan ilişkileri stratejik ya da dönemsel değil. Bölgedeki çıkarları birbirine ters düşerse, bu güçler karşı karşıya gelecektir. O zaman gerçeklikleri ortaya çıkar ve bu da büyük bir savaşa yol açar. Ne zamana kadar bu pazarlıklarını sürdürecekleri belli değil.

*Şimdiye kadar Suriye üzerinde söz hakkı sağlamak isteyen güçler başka gruplar aracılığıyla savaşıyordu. Acaba Halep’te Rusya, Türkiye ve rejimin karşı karşıya gelmesi mümkün müdür?

Şimdiki durum 3. Dünya savaşına doğru evirilmektedir. Büyük bir ihtimalle de bu savaş Bab etrafında yoğunlaşacaktır. Şimdiye kadar bu ülkede aracılarla birbirine karşı savaş yürütenler nihayetinde birbiriyle karşı karşıya gelecektir. Böylede olursa bu kolay kolay bitmeyecektir. Bu yüzden rejimde Halep’i denetimine almak ve burada varlığını garantilemek için acele ediyor.

*Uluslararası koalisyon şimdiye kadar bu Türkiye işgaline karşı sessizliğini korudu. Ancak dün ABD’li sözcü Türkiye’nin Bab’ı işgal operasyonuna hava desteği vermeyeceklerini duyurdu. Bu açıklama ne gibi gelişmelere yol açabilir?

Olumlu bir açıklamadır. En azından uluslararası koalisyonun bu işgale destek verip vermediği şüphesi ortadan kalktı. Bu açıklamayla aynı zamanda, Türkiye’ye bir uyarıda yapılmış oldu. Ancak yine de bir açıklama yeterli olmuyor, net bir tavır sergilenmesi lazım. Uluslararası koalisyon, Türkiye’nin Suriye işgaline kapı aralamakla hata yaptı. Bu hatasından dönmesi gerekmektedir. Bölgenin büyük bir savaşa  sürüklenmemesi için bu ertelenemez bir gerekliliktir.

*Bölge halkının uzun bir zamandan ‘QSD bizi kurtarsın’ yönünde çağrısı vardı. Şimdiye kadar güçleriniz neden bölgeye ulaşmakta geç kalındı, ne gibi engeller vardı?

Güçlerimizin Şehba halkının çağrılarına cevap olmak için aralıksız çabaları var. Ancak güçlerimizin o bölgeye geçişi o kadar da kolay. Orası bütün uluslararası siyasi dengelerin hakim olduğu bir alan. Ancak her şeye rağmen Türkiye’nin Bab’a ulaşmakta geç kalması güçlerimizin mücadelesi sayesinde olmuştur. Halkımızın çağrıları için şunu söyleyebiliriz; onların çağrılarına cevap olmak için sürekli bir çabamız var ve her zaman olacaktır.

*Türkiye şimdiye kadar Şehba’da, Kürtlerin yaşadığı 202 köyü işgal etti. O bölgelerden alınan bilgiye göre Türk askerleri ve çeteleri Kürtlere ait evleri yıkıyor, halkı göç ettirerek yerlerine Türkmenleri ve Orta Asyalıları yerleştiriyor. Bu durum bölgeyi ne gibi gelişmelere sürükler?

Açıktır ki Türkiye bölgenin demografik yapısını değiştirmek istiyor. Bu çok tehlikeli bir projedir. Türk devleti Cerablus2u işgal ettiğinde ilk yaptığı iş ulusal koalisyon meclisini tasfiye edip yerine Türkmenlerden oluşan bir inşa etti, Türk bayrakları ve Atatürk posterleri astı. Cerablus’a bir Türk kenti rengi vermeye çalışıyor. Nasıl Türkiye İskenderun’u işgal edip Kürtleri yerinden etti ve yerine Türkleri yerleştirdi; şimdi aynı durum Cerablus için geçerlilik kazanmakta.

*Reqqa hamlesinin başlaması için Cenevre’deki toplantılara bağımsız bir heyetle gidilmesi, QSD güçlerine gelişmiş silah desteği ve federal sistemin tanınması şartlarını ortaya koymuştunuz. Reqqa hamlesinde büyük askeri açıdan büyük gelişmeler yaşandı. Peki, bunun siyasi alandaki yansıması nasıl oldu?

Reqqa kurtuluş hamlesi daha yeni başladı. Şimdiye kadar bu konu hakkında bir tartışma yaşanmadı. Donalt Trump ABD Başkanı seçildikten sonra De Mistura, yeniden ilişkilerin geliştirlmesi konusunda bir açıklama yaptı. Bizde diplomatik ilişkilerin kolay yürütüleceği inancındayız. Ama şuna inanıyoruz ki Reqqa hamlesinin başarısı, olumlu ve büyük siyasi gelişmeleri beraberinde getirecektir.

(cj)

ANHA