İletişim | Hakkımızda
ANHA

Iraklı araştırmacı: Bölge sorunları demokratik ulus modeliyle çözülür

CÎHAD ROJ

HABER MERKEZİ – PKK’nin Ortadoğu’da demokratik konfederal sistemi esas aldığını belirten Iraklı yazar ve araştırmacı Sadık Atmiş, “PKK mücadelesiyle bölgedeki sol hareketlerini yeni bir yöne kanalize etti” dedi.

PKK’nin 40.yılına ilişkin ANHA’ya konuşan Atmiş, PKK’nin uzun soluklu mücadele sürecinde bölgede büyük değişimler yarattığını belirtti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve arkadaşlarının en zor koşullarda devrimci fikirlerle bölgede mücadele ettiklerini kaydeden Atmiş, Öcalan’ın hakimi ulus devlet ve milliyetçi zihniyete karşı geliştirdiği demokratik konfederal sistemin ve demokratik ulus yapılanmasının bölgenin sorunların çözümünde tek yol olduğunu, söyledi.

Kürt kadınlarının mücadelesine de değinen Atmiş, “Kürt kadınları başta Kobanê olmak üzere birçok alanda destansı direnişler geliştirdiler. PKK öncülüğünde gelişen kadın mücadelesi seveni, sevmeyeni, taraftarı, karşıtı herkesten saygı uyandırıyor” dedi.

PKK’nin kuruluşu ve Öcalan gibi bir lider Ortadoğu için nasıl bir anlam taşıyor?

Tüm toplumlar açısından bazı partiler vardır ki, kuruluşları ile büyük etki yaratırlar. Zaten partilerin ortaya çıkışları da bu temeldedir. İlk çıkışları bebeklerin emekleme süreçlerine benzer. Partilerin oluşumu üç temel esas üzerinden gelişir. İlkin bir fikir gereklidir. Sonrasında o fikre öncülük edecek bir güce ihtiyaç vardır. Üçüncü olarak da partiyi büyütecek halk gereklidir. Sonrasında ise partinin gelişecek pratiği onun geleceğini belirlemiş olur.

Benim gördüğüm, PKK emekleme süreciyle oldukça zorlu süreçleri de geride bırakarak önemli bir tecrübe ortaya çıkarmış. Bunlar öyle sıradan tecrübeler de değildir. PKK önderliği kendi halkının gereksinimlerini iyi tespit etmişti. Halkın kendi toprağına bağlılığını iyi tespit ederek, sonrasında gelişen süreçleri iyi değerlendirerek geleceğini bunun üzerine kurdu. Şu anda ise PKK, ön gördüğü çizgide mücadelesini büyütüyor.

Öcalan felsefesinde sizin dikkatinizi çeken temel hususlar nelerdir?

‘PKK bölgedeki sol partilerin pusulasını değiştirdi’

Önderliklerin partiler içindeki rolü ona yön vermek, gerekli yeniliklere tabi tutmak, her koşul altında halkın ihtiyaçlarını esas alarak partiyi güçlendirmektir. Bu değişimleri de bölge ve dünyada yaşanan değişimlerden bağımsız ele alamayız. Bunları dikkate alırken halkın gücüne inanmak oldukça önemlidir. PKK bunu gerçekten başarabildi ve zaten bölgedeki partileri de etkilemesi bunun sonucunda gerçekleşti. Özellikle de Ortadoğu’da sol görüşlü partiler PKK’den büyük etkilenme yaşadı. Siyasi gözlemciler dünya ve bölge siyasetinde bu etkiyi günlük olarak gözlemleyip tespitler yapabiliyorlar.

‘PKK en zor koşullarda bile değişim ve gelişimi esas aldı’

Diğer yandan PKK’nin yarattığı değişimin etki düzeyini sadece sol partiler ya da Ortadoğu ile sınırlı da ele alamayız. Çünkü PKK diğer partiler gibi kendi yerinde saymadı, hem fikri hem de pratik açıdan kendisini sürekli olarak yeniledi.

PKK’nin temel özelliği en zor şartlarda dahi fikri yenilenmede hem ısrar etmesi hem de her şeye karşı kendisini savunabilmesidir. Örneğin, oldukça faşist ve ırkçı bir düşmana karşı direnerek kendi toplumunun haklarını savuna geldi.

Faşist ve ırkçı zihniyetten söz ederken sadece, Kürdistanı sömürgeleştiren Türk, Fars ve Arap milliyetçiliklerinden söz etmiyoruz. Bundaki kastımız tüm milliyetçi, ırkçı, faşist yaklaşımlardır.

Tabi bu da PKK mücadelesinin oldukça zorlu koşullarda gelişmesine neden oldu. Gerici zihniyetten söz ederken bunu aynı zamanda tüm gerici hareketler açısından da dile getirmiş oluyoruz.

PKK fikirsel açıdan milliyetçiliği aştığı gibi, bunun pratiğini de geliştirdi. Kendisini hem teorik hem de pratik olarak bölge halkları içinde de geliştirebildi.

Siz Öcalan’ın Ortadoğu’daki ulus devletlere dair düşüncelerini nasıl görüyorsunuz?

PKK düşünce ve mücadele pratiğiyle bölgedeki sol partiler de dahil olmak üzere herkesten farklıdır. Çünkü PKK bölgenin temel ihtiyaçlarını gözeterek mücadelesini geliştirdi. Kaldı ki bu koşullar altında ulus devlet kurmak da mümkün değildir. PKK bu konuyu bilinç temelinde ele aldı. Öcalan ve arkadaşları devrimci yaklaşımı esas aldılar. Ama aynı zamanda bunu sadece Kürt halkı için değil, tüm bölge için gerekli gördüler. Bu yaklaşım halkların kendi geleceklerini inşa etmesinde en doğru yoldur. PKK mücadelesi böyle ortaya çıkarak, siyasi çizgisini de bu şekilde belirleyip geliştirdi. Bununla birlikte herkesçe tek çıkar yol olarak görülen ulus devlet zihniyetini de bu yaklaşımıyla aşmış oldu.

Kürdistan’daki mücadele sürecini inceleyen hiç kimse Kuzey Kürdistan’daki mücadele pratiğini görmezden gelemez. Bunun için birçok proje önerildi. Bölge halklarının kaderini belirleyen köklü uygarlık birikimi, aynı zamanda büyük değişimlerin yaşandığı çağımızda güçlü direnişlerin de gelişmesini sağladı. Kürdistan birinci dünya savaşından sonra dört parçaya bölündü. Kürtler Osmanlının mirasçısı Türk devleti ile Syks-Picot anlaşması sonucu oluşan diğer devletlerin sınırları içinde kaldılar. Kürtler bu dönemde dünyanın en büyük devletsiz halkı konumuna düştüler.

‘Bölgenin yeni projesi demokratik konfederalizmdir’

Her halkın kendi kaderini tayin hakkı kesindir. Ama Öcalan’ın geliştirdiği demokratik ulus modeli en gelişmiş çözüm modelidir.

Bu husus Öcalan’ın savunmalarında çok açık ve iyi formülasyonla dile getirilmiş. Öcalan demokratik ulus manifestosu adlı savunmasında bu yönlü fikirlerini gayet anlaşılır şekilde açmış. Öcalan o kitabında farklılıkların birbirini yok etmesi, yok sayması fikrine açık şekilde karşı durmaktadır. Ama aynı zamanda, demokratik konfederal sistem çatısı altında tüm bölge halklarının bir araya gelmesini ön gördü. Bu da küresel güçlerin Ortadoğu ve bölge siyasetleriyle ABD öncülüğünde geliştirilen Büyük Ortadoğu Projesini yadsıyan bir şeydir.

Kürt özgürlük hareketinin öncülüğünü yaptığı ve Rojava’da da gelişen demokratik ulus projesini geleceği açısından tüm güçlerin kendi yaklaşımlarını yeniden sorgulaması gerekir. Çünkü Kürt özgürlük hareketi sadece Kürtlerin değil, tüm halkların ortak çıkarını esas alan bir sistem geliştiriyor.

Bunun için Ortadoğu’daki güçler 20.yy’da kurulan Türk, Arap, Fars ulus devletlerinin benzeri ulus ya da din temelli devletler kurmak yerine geliştirilmeye çalışan demokratik konfederal sistemi esas almalı. Kaldı ki küresel güçlerin yaklaşımları 21.yy da insanlığın geldiği durumla da çelişkilidir.

Bazı çevreler Öcalan’ın fikirlerinin gerçekleşebilir olmadığı şeklinde değerlendiriyorlar. Siz ne düşünüyorsunuz?

Kendi dar parti, aşiret, aile, bölge çıkarlarını esas alan kesimlerin Öcalan’ın fikirlerini benimsememeleri gayet doğaldır. Bu da o partilerin ulusçu, dinci, şoven zihniyetlerinden kaynaklıdır. Bunlar milliyetçi tutumladır. Bunlar demokratik uygarlığın laik temelde gelişmesini hazzetmeyenlerdir. Bunların zihniyetinde tek çözüm yolu küflenmiş burjuvazinin baskıcı yaklaşımı esastır. İşin özü demokratik birlik temelinde demokratik bir toplum ve sistem inşa edilebilir.

PKK’nin demokratik toplum fikri doğal bir tutumdur. Bu da karşıt güçler arasında korkuya neden olmaktadır. Çünkü onların gerçek yüzlerini ifşa edip topluma göstermiş oluyor. Bölgede yaşananlar PKK’nin ve Öcalan’ın geliştirdiği projenin hayali olmadığını tam olarak ortaya koymaktadır.

Sizce Öcalan ve PKK’nin geliştirdiği fikirler Kürtler ile bölgedeki diğer güçler arasında nasıl bir şey ortaya çıkardı?

Dikkat edin şimdi Kürt özgürlük mücadelesinde kadınlar çok güçlü bir katılım sağlıyor. Daha önce kadınları çembere alan zihniyet bu mücadele ile parçalanmış oldu. Mücadeleye kadınların katılmış olması onur duyulacak bir durumdur. Kadınların mücadelede etkin duruma gelmesi herkesin saygınlığını kazanmış durumdadır. Kadınlar bu mücadelede sadece erkekle yan yana savaşmadı, aynı zamanda mücadeleye öncülük etti. Tüm dünya kadının bu mücadelesine tanıklık etti. PKK içinde gelişen kadın mücadelesi, PKK’yi sevmeyen, karşıt olanların bile saygınlığını kazandı.

 ‘Kürt kadınları tüm insanlığın onur kaynağıdır’

Kürt kadınları Kobanê’de ve diğer birçok alanda tarihi mücadele ve kahramanlıklar ortaya koyarak adlarını tarihe yazdırdılar. Mücadeleleriyle insanlığın onur kaynağı oldular. Geliştirdikleri mücadele hem dünyanın onlara saygınlığını geliştirdi hem de kadına bakış açısını genel manada değişime uğrattı. Kürt kadınları Kobanê’de efsanevi direnişler gerçekleştirdi. Kobanêli kadın ve erkekler direnişiyle Stanlingrad’ı sürekli kıldılar. Kobanê direnişi Paris komünü ve Vietnam direnişi çapında bir etki yarattı.

Daha önceleri, “sadece dağlar Kürtlerin dostudur” gibi bir söz kullanılırdı. Sizce PKK’nin mücadelesi bunda ne gibi değişim yarattı?

Kimse Kürt halkının direniş mücadelesinden kuşku duymuyor. Bundan sonra da mücadelelerini içerde ve dışarıda sürdüreceklerdir. Kendi topraklarında özgür ve onurlu bir yaşamı yaşama Kürtlerin en doğal hakkıdır. PKK ezilen halkların mücadelesine öncülük etmeye devam edecektir. Bu mücadeleyle halkların demokratik özgür sistemini kuracaktır. Herkes adil ve demokratik bir sistem için PKK’nin geliştirdiği bu mücadeleye destek vererek,

ANHA