İletişim | Hakkımızda
ANHA

İstanbul Koalisyonu ve ENKS’nin yeni oyunları

ANALİZ

MEZLUM CINCIQ

1 Mayıs 2016’da Suriyeli silahlı gruplar (çeteler) arasında Hatay kentinde bir toplantı gerçekleşti. Toplantıda ‘YPG’nin küçük çaplı saldırılarla meşgul edilmesi ve halkın gündeminin de ENKS yoluyla saptırılmasına dönük karara varıldı. Özellikle de yeni kurulacak çete gücünün Kürt gücü olarak tanımlanması, tanıtılması üzerinde durulup yoğunca tartışıldı. Buna göre de bu meşgul etme girişimlerinin yeni hazırlanan silahlı çete gruplarının Ezaz’a geçirilmelerine kadar sürdürülmesi planlandı.

Ebû Siûd ve Ehrar El Şam çetebaşlarından Mûhened El Misrî öncülüğünde oluşturulan yeni çete gücünün sayısının şu an 1.200 kişiye ulaştığı ve toplantıda bu sayının daha da artırılmasının umut edildiği belirtildi. Bu gücün sayısının artırılması için de çetebaşları özellikle ENKS’den yardımcı olmasını istiyor.

ENKS, eskiden El-Nusra bağlantılı ailelerle gizli buluşmalar ve toplantılar gerçekleştiriyor’

Bu toplantıya ENKS’yi temsilen Firqet El Hemze adlı grubun üyesi Seyf Ebû Bekir katıldı. Bu kişi toplantıda “Halep ve Şehba bölgelerinde onlarca Kürt köyü var, bu bölgeler özellikle YPG güçlerine çok bağlıdırlar. Kendimizi bu bölgedeki halka kabul ettirmemiz ve YPG’den uzaklaştırmamız için de bu köylerin talan edilmemesi gerekir” demesi dikkat çekiyor.

Hatay’daki toplantının devamı niteliğinde bir de Cizîr kantonunda ENKS’nin gizli bir hareketlilik içinde olduğu gözleniyor. Özellikle Dêrik kentinde ENKS, eskiden El-Nusra bağlantılı ailelerle gizli buluşmalar ve toplantılar gerçekleştiriyor.

Ayrıca Halep’li ailelerle bir toplantı düzenlemişler. Savaş ve çatışmalardan kaçarak Cizîr kantonuna sığınmış olan Halepli bu aileler, YPG karşıtı karalama ve anti propogandalar yaymaya başlamışlar. Son dönemlerde ENKS de “YPG’yi Suriye rejimi kurmuş, PYD Suriye’yi parçalayacak, PYD rejimle işbirliği içindedir ve Halep’teki savaşta parmağı var” söylemlerine dayanan bir propoganda faaliyeti içinde. Bunun yanında da ENKS’nin Suriye muhalefetinin bir parçası olduğu ve Halepten olanların ENKS çatısı altında toplanması gerektiği propoganda ediliyor.

ENKS’nin yine Dêrik’teki bir toplantısında, Ezaz bölgesinde yeni gelişmeler olacağı tartışılarak “ENKS olarak bu gelişmeye hazır olmalıyız, gözümüz orada, yüzümüz oraya dönük olmalı. Çünkü askeri gücümüzün Şehba bölgesine geçişini sağlayacak bir kapı açılacak” deniliyor.

Bu toplantıda dikkat çeken bir diğer nokta da özellikle Ezaz ve Cerablus isimlerinin telaffuz edilmiş olmasıdır.

‘Sözde muhaliflerin İstanbul’da beslenen kadroları Cizîr’e yeni perspektiflerle gelmişler’

Toplantıda yine Şeddadê, Hol ve Til Berak bölgeleri için de “Cîhad El Îslam” adıyla yeni bir silahlı güç kurulacağı tartışılmış. Bu gücün oluşturulmasını Türk devleti üstlenmiş. Bu gücü kuranlar genelde eski DAIŞ üyeleri olmakla birlikte askeri gücün yeni bir isimle örgütlendirilmesi uygun görülmüş. Bu çetelerin Ehrar El Şam ve El Nusra ile de ilişkileri var.

Bu bilgiler temelinde Dêrik’te gerçekleşen gizli toplantının sözde askeri sorumlular, komutanlar tarafından gerçekleştirildiği anlaşılıyor. Çünkü buradaki toplantı da Hatay’daki toplantının perspektifleriyle yönetilmiş. YPG’ye karşı Arapların kışkırtılıp tahrik edilmeleri, sözde ‘Suriye Muhalefeti’ SUK’un Halep’te yürüttüğü kirli siyasetle birebir örtüşüyor.

Anlaşılan o ki, sözde muhaliflerin İstanbul’da beslenen kadroları Cizîr kantonuna yeni perspektiflerle gelmişler ve burada SUK çetesi adına faaliyet yürütüyorlar.

Üzerinde durulması gereken konu ise, Şeddadê bölgesinden ve burası için yeni bir askeri güç(!) oluşumundan söz ediliyor olmasıdır.

Rojava’nın kuşatılmasına yönelik yeni bir konseptin devreye konulduğu anlaşılıyor. bu yeni konseptin temel aktörleri ise, Türk devleti-KDP güdümlü ENKS-DAIŞ ve Suriye Baas rejimi oluyor. Konseptin, bu güçlerin ortaklığıyla organize edilip yönetildiği ortadadır.

(aç/u)