İletişim | Hakkımızda
ANHA

Katalonya’da bağımsızlık yanlıları kazandı

HABER MERKEZİ – Katalonya’da İspanya tarafından zorla dayatılan bölgesel seçimlerde çok sayıda siyasi liderin cezaevinde veya sürgünde olmasına rağmen halk, bağımsızlık yanlısı partileri yeniden iktidara getirdi.

Katılımın yüzde 82’yi bulduğu seçimlerin resmi olmayan sonuçlarına göre, bağımsızlık yanlısı partiler 47’yi aşkın oy aldılar. 135 sandalyeli Katalonya Bölgesel Parlamentosu’nda bağımsızlık yanlılarının oluşturduğu Junts per Catalunya, ERC-Cat ile CUP toplamda 70 sandalye kazandılar. Her ne kadar bağımsızlık yanlıları 2015’e oranla 2 sandalye kaybetseler de, parlamento çoğunluğunu korumayı başardılar.

Bağımsızlık yanlılarının iki ayrı büyük listeyle seçimlere katılmasıyla oyları bölünürken, İspanya ile kalınmasından yana olan ve liberal Ciudadanos (Cs) yüzde 25,4 oy oranıyla birinci parti oldu. Cs, toplamda 37 sandalye kazandı.

Madrid hükümetinin darbesi öncesinde Katalonya Bölge Başkanı olan Carles Puigdemont’un da üyesi olduğu Katalonya Avrupa Demokrat Partisi (PDeCAT) ve bazı bağımsız siyasetçilerin yer aldığı Junts per Catalunya ittifakı da oyların yüzde 21,7’sini alarak 34 sandalye kazandı.

Liderleri Oriol Junqueras’ın İspanya tarafından cezaevine konulan bağımsızlık yanlısı Katalonya Cumhruyetçi Partisi (ERC) adlı sol partinin içerisinde olduğu ERC-Cat-Si ittifakı ise yüzde 21,4 oyla 32 sandalye kazandı.

Cup’un Oy Kayıpları Diğer Listelere Yansıdı

İspanya Sosyalist Partisi’nin Katalonya’daki uzantısı olan PSC yüzde 13,9 oyla 17 sandalye, radikal sol Podemos’un Katalonya’daki ekolojist partilerle ittifakı CatComu-Podem ise yüzde 7,45 oy oranıyla 8 sandalye kazandı. CatComu-Podem, her ne kadar doğrudan bağımsızlığı savunmasa da, 1 Ekim referandumuna destek veren Barselona Belediye Başkanı Ada Colau’yu liste başı yaparak seçimlere katılmıştı.

Ancak bağımsızlık yanlısı radikal sol Halk Birliği Adaylığı (CUP) adlı oluşum yüzde 4,45 gibi bir oy oranına geriledi. 2015’te yüzde 8,2 oyla 10 sandalye kazanan ve Carles Puigdemont’u dışarıdan destekleyen CUP, sadece 4 sandalye kazanabildi.

En Büyük Yenilgi Rajoy’un

Katalonya seçimlerinde en büyük yenilgiyi ise, tüm polis gücünü yığarak Katalonya kurumlarını gasp eden İspanya Başbakanı Mariano Rajoy’un partisi Halk Partisi (PP) aldı. PP, yüzde 4,24 oy oranıyla sadece 3 sandalye kazanabild. Rajoy’un partisi son seçimlerde yüzde 8,5 oy ile 11 sandalye çıkarmıştı.

Bu sonuçlara göre, Bölge Başkanı Carles Puigdemont’un ittifakı Junts per Catalunya, ERC-Cat-Si ve yine bağımsızlık yanlısı CUP’un daha önce 72 olan sandalye sayısı 70 olurken, Podemos’un desteklediği partiler ile CUP’un sandalye kaybı dikkat çekti. İspanya yanlısı partiler ise kısmen sandalye sayılarını arttırabildiler. Oransal olarak da bağımsızlık yanlılarının 2015’te yüzde 48’e yakın olan oy oranını korudukları görülüyor.

Cs’nin Başarısında Ekonomik Şantaj Etkili Oldu

2015 seçimlerine Junts pel Si adlı ittifakla giden ERC ve PDeCAT gibi büyük partilerin bu seçimde ayrı listelerle katılmaları sonucu birinci güç olarak liberal Ciudadanos (Cs) öne çıktı. Inés Arrimadas’ın liste başı olduğu Cs adayı bağımsızlık referandumu sonrasında bini aşkın şirketin Katalonya’yı terk etmesini sık sık seçim propagandasında argüman olarak kullanmıştı.

Yüzde 50’nin Altında Kalınması Diyalog Seçeneğini Öne Çıkarabilir

Seçimler öncesinde yapılan yorumlarda bağımsızlık yanlılarının oransal olarak yüzde 50’yi aşmaları halinde Madrid’e karşı daha keskin bir tutum alacakları vurgulanıyordu.

Bağımsızlık yanlılarının yüzde 48’e yakın bir oyla 2015 düzeyinde kalmalarına rağmen Katalanların kendi kaderini tayin hakkının referandumla belirlenmesinden yana olan CatComu-Podem’in aldığı oy oranı da önemli görülüyor. Bu ittifakın bağımsızlığa karşı bir tavrı da bulunmuyor.

Seçim öncesinde ERC’den bir parlamenter, bağımsızlık yanlısı 3 listenin oy oranlarının yüzde 50’nin altında kalması halinde Madrid’le diyalog seçeneğinin öne çıkarılabileceğini söylemişti. Ancak halen Brüksel’de bulunan ve daha radikal bir tutum yanlısı olan görevden alınan Bölge Başkanı Carles Puigdemont’un tavrı da etkili olacak.