İletişim | Hakkımızda
ANHA

KDP Kürt katliamını mı destekliyor?

ANALİZ

AZİZ KÖYLÜOĞLU

Mesut Barzani ilk defa resmi bir sıfatı olmadan veya gayri resmi sıfatıyla Başurê Kürdistan Bölge başkanı olarak Türkiye’yi ziyaret edecek. Bu ziyaret her gün Türk-AKP devleti tarafından Kürt çocukları ve kadınlarının katledildiği, şehirlerinin bombalandığı, bölgemizde ise, bölge dengelerinin değişmeye başladığı bir süreçte gerçekleşiyor. KDP’nin ve Barzani ailesinin Kürtleri katliamlardan geçiren devletlerle olan ilişkisi, ikinci dünya savaşındaki bazı Yahudi şirketlerin Hitlerle olan ilişkisine ne kadar da benziyor?

Yahudi soykırımı diğer adıyla ” Holocaust ” olduğu zaman dünya buna derin bir sessizlik içindeydi. Ama bunun arka planı çok fazla aydınlatılamadı. Herkes bu soykırımda sadece Hitler faşizmini suçladı, ancak destekçilerini görmedi. Tabi burada İngilizlerin komünist Rusya’nın yayılmasını engelleme hedefi, birinci öncelikti. Bunun için Hitlerin çılgınlaşmasına sessiz kalındı. Avrupa’nın büyük bölümünü işgal eden Hitlerin bilincimizde kalan tek yanı Yahudi soykırımıdır. Bunda ABD sinemasının ve basınının etkisini yadsımamak gerek. Çünkü ikinci dünya savaşından sonra binlerce belgesel, film yapılarak bu soykırım sürekli canlı tutuldu.

Bugün ise, Kürtlere karşı soykırım yapılıyor ve dünya buna pek ses çıkarmıyor. Bu soykırım bir yandan DAIŞ gibi çete gruplarının eliyle, diğer yandan işbirlikçisi Türk-AKP devleti katliamlarıyla sürüyor.

Holocaust yani Yahudi soykırımı tarihteki en büyük soykırımdı. Fakat aynı zamanda en trajik soykırımdır. Çünkü bu soykırımı gerçekleştiren Adolf Hitler’in en büyük finansörleri Yahudilerdi. 2. Dünya Savaşı boyunca Almanların kullandığı topların üretimini bir Yahudi şirketi olan SKF yapmıştı. Jacob Wallenberg’in sahibi olduğu şirket, Yahudiler fırınlarda soykırımdan geçerken, bu işini sürdürmüştü.  Standard Oil de Nazilere ait askeri araçların petrol ihtiyacını karşılamıştır. Üstelik toplama kamplarında kullanılan gazların üretimi bile Yahudi kimya firması olan Farben şirketi tarafından karşılanmıştı.

Hitlerin Nasyonal Sosyalist Parti’nin programında açık bir biçimde Yahudi karşıtlığı olmasına rağmen, Yahudi şirketlerinin Hitleri desteklemeleri tam bir ironidir. Tabi burada şu ayrıntıyı da belirtmek gerek ki, kamplarda ve fırınlarda katledilen çok az zengin Yahudi vardır. Belki de yoktur. Ama yapılan birçok araştırmada, Yahudiler içindeki Siyonist akımın bir İsrail devleti kurması için Hitlerin 6 milyon Yahudi’yi katletmesine destek verdiği açığa çıktı.

barzanimain_0

KDP’nin Kürt katliamındaki ironik desteği

Gel gelelim Kürtlerin şuanki ironisine.  Saddam’ın yaptığı “Enfal” uluslararası alanda resmen soykırım olarak kabul edilmese de, Kürtler açısından soykırımdır. Tabi burada İran ve Irak’ın 8 yıl süren savaşının ve KDP’nin İran yanlısı siyasetinin de payı olduğunu söylemek gerek. Kürtlere yapılan katliam ve soykırımlar bununla sınırlı değil. Bir yandan İran İslam Cumhuriyetinin yürüttüğü katliamalar, diğer yandan Türk devletinin sürdürdüğü katliam politikaları, en önemlisi de “herkesin Kürdü kendisine” yargısıyla Kürtlerin yürüttüğü siyaset, Kürtlerin 21. Yy’da halen katliamlarla yüz yüze kalmasına neden oluyor.

Aynen Yahudiler gibi bugün Kürtler de bir katliamla yüz yüzeler. Bu katliam zeminini yaratan ise, Mesut Barzani’nin liderliğindeki PDK ve işbirlikçi çizgisidir! Türk-AKP devleti uzun süredir kendi iktidarı için Kürtlere karşı katletmeye dayalı soykırım siyasetini sürdürüyor. Türk Ordusuna ait savaş uçakları yıllardır Kürtlerin köylerini ve dağlarını bombalıyor. Kuzey Kürdistan şehirlerinde onlarca Kürt çocuğu Türk-AKP devleti tarafından katlediliyor. Yine Türk-AKP-DAIŞ yıllardır Rojava’da Kürtlere karşı katliamlar yapmaktadır.

Nasıl ki Siyonistler bir İsrail devleti için Avrupa’daki 6 milyon Yahudi’nin soykırımdan geçmesine “yardımcı” olmuş ve Hitler’i finanse etmişlerse, bugün de Mesut Barzani liderliğindeki KDP, Güney Kürdistan’da bir devletçik kurmak için Türk-AKP devletini finanse ediyor, katliamlarına destek oluyor.

Uzun süredir KDP ile Türkiye arasından petrol ticareti sürüyor. En son yapılan anlaşmayla bu, sadece belgelenmiş oldu. Petrolün varil fiyatı 100 doların üzerindeyken KDP, Türk-AKP devletine varili 29 dolardan satıyordu. Tabi Kerkük-Ceyhan hattından satılan petrolün parasının da Türk bankalarında olduğunu hatırlatalım. Ne Güney Kürdistan Hükümeti yetkilileri ne de bakanlar bu petrol ticaretinin ayrıntıları ve gelirleri hakkında bilgi sahibi değil.

169229Image1

Güney Kürdistan köylerini, dağlarını bombalayıp çocuklarını, kadınlarını katleden uçakların yakıtlarının da bu petrol gelirlerinden sağlandığı bilenen bir durumdur.

Türk yetkililerinin yaptıkları açıklamalara göre Güney Kürdistan ile yapılan yıllık ticaret hacmi 11 milyar doların üzerindedir. Türk-AKP devleti Almanya’dan sonra en fazla ihracatı Güney Kürdistan’a yapmaktadır. Eğer bugün Türk-AKP devleti ekonomik kriz içinde değilse, KDP ile yaptığı tek taraflı kâra dayanan ekonomik ilişkilerden kaynaklanıyor. Tabi burada KDP yetkileri de paylarını alıyorlar. Onlar zenginleşirken, Güney Kürdistan halkı fakirleşiyor. Habur sınır kapısının Güney Kürdistan’daki İbrahim Halil kapısı müdürü bu duruma işaret ettiğinden bu yana görünürde yok.

Türk-AKP devletinin yüzlerce şirketi Güney Kürdistan’ı kişisel çiftlikleri haline getirmişken, KDP bu şirketlere ortak olmayı ihmal etmemektedir. KDP ve çevresi bir yandan zenginleşirken, Türk-AKP devleti onlardan aldığı siyasi ve ekonomik destekle Kürtlere karşı soykırımı derinleştiriyor.

Nasıl ki zengin Yahudiler Hitleri Yahudi soykırımında finanse etmişlerse, bugün aynı durumu ironik bir biçimde KDP yapıyor. Zengin Yahudiler bu durumdan küçük bir İsrail devleti çıkardılar ve bu devlet Ortadoğu’da temel kriz noktası. Bakalım zengin Kürtler de aynı şekilde bu krizi derinleştirerek bu durumdan bir küçük Kürt devletçiği oluşturacaklar mı?

ANHA