İletişim | Hakkımızda
ANHA

Kültür ve Sanat Akademileri

Roni Qamişlo

HABER MERKEZİ – Toplumsal-kültürel değerler etrafında birleşme, örgütlenme ve toplumda bu örgütlenme gücünü oluşturma nefs savaşının ve toplumu savunmanın önemli bir şartıdır. Dağılan toplumsallığı örgütlenme ile bütünleştirirken, kültür alanında belirlenecek politikalarla temel görev ve sorumluluklar da açığa çıkarılmış olur. Kültürün görünür kılınması, açığa çıkması, bütünleştirilmesi, dile gelmesi ise bizim fikirsel-düşünsel ve düşsel-şiirsel (sanat) alanlardaki çalışmalarımızın güçlü ve etkili olmasına bağlıdır.

Bu alanlardaki çalışmalar için köklü kurumsallaşmalara ve anlamlı işlere imza atmak herkesin sadece beklentisi değil temel toplumsal görevidir de. İşlevli yapılarımızın özlü bir şekilde çalışmasıyla, ideolojik ve politik boşluklar doldurularak halkımızın başkalarına, çeşitli egemen güçlere, hatta Ortadoğu dışındaki kimi çevrelere sahte, basit ve ham bir hayalle bağlanmasının ve bağımlılaşmasının önü alınabilir. Kültürel sömürünün önüne geçmek, başkalaşıma neden olan (yabancılaşmaya neden olan) toplumsal olmayan ya da o topluma dayatılan ideoloji ve fikirlerin insan zihninde yer tutmasına izin vermemekle olur. Bu zihniyet savaşı kültürel çalışmalarımızın geliştirilip, derinleştirilmesi ve örgütlülük temelinde birliğimizi sağlayarak halkla buluşmayı gerekli kılar.

Birlik olmak, aynı örgütlenme içinde olmak olduğu kadar aynı zamanda toplumu şekilsiz bırakan düşünceleri ve hisleri yaşamamaktır da. Bu kültürel bir duruş gerektirir. İdeolojik ve kültürel duruş, muğlaklığı kabul etmeyen bir duruştur. Bu duruş, çok yönlü özellikler gerektirir. “Allah kapitalizmin belasını versin!” demek kadar, ona karşı, karşıt bir eylem içinde olmak da önemlidir. Sisteme karşı yapılan eylemin bilinçli ve örgütlü olması gerekir. Yoksa onun karşısında direnmek oldukça zordur. Sadece belasını istemek yetersiz kalır. Alternatif olmak gerekir, ‘bak öyle değil böyledir’ diyebilmek gerekir. Bunun zihinsel ve iradi gücünü yaratarak pratikleşebilmeliyiz. Kültürel anlamda alternatif olmak, başka bir yol, başka bir seçenek var demektir. O seçeneği yaşamaktır. Kapitalist modernitenin aşılması, bugün bu seçeneğin toplumsal ve örgütlü bir biçimde yaşanmasını gerekli kılmaktadır.

-Kültür ve sanat akademileri, kültür ve sanat alanında demokratik ulus anlayışını geliştirerek, demokratik kültürün kalıcılığını sağlamada yürütülen mücadeleye sanat ve edebiyat açısından doğru bir katılım sunmayı,

-Ortadoğu’da maddi ve manevi kültürel gelişmede rol sahibi olabilmek için gerekli devrimci sanat kadrosunu yaratırken, geleneksel kültüre bağlı olarak, Kürt kültürünü korumayı ve geliştirmeyi,

-Kapitalist moderniteye karşı özgür yaşam kültürünü yaşam tarzı olarak yaymak, özgür ve ahlaklı toplum yaşamına katkıda bulunmak amacıyla kadrolar oluşturmayı, bu kadrolarla kültürel direniş geleneğini canlı tutup, iktidar hastalıklarına karşı demokrasi mücadelesini geliştirmek düşüncesini büyütmeyi

-Asimilasyoncu ve soykırımcı yaklaşımları, ulus-devlet etkilerini kırmayı, erimenin önüne geçmeyi, reformist-burjuva milliyetçiliğinin özden boşaltma ve çarpıtma tutumlarını boşa çıkarmayı,

-Sanat alanında para ve kar mantığını, popüler ve arabesk yaklaşımları önleyecek duruşu sağlarken, demokratik moderniteyi somutlaştırırken, toplumun özgürlük ve estetik inşasını amaç edinerek, inkara ve kültürel varlığa karşı tüm saldırılara yanıt olmak, kültürel kimlik yaratımına sanatsal katlım sağlamak, müzik, tiyatro, resim, edebiyat başta olmak üzere bir çok sanat alanında demokrasi kültürünün ifade tarzlarını oluşturmayı ve bu alanda bu tarzda çalışma yürütmek isteyen insanı yaratmayı,

-Kürdistan’da ve Ortadoğu’da din kültürüne bağlı istismarı önlemek, dinin geleneksel direnişçi ruhunu yaşatmak, bunun içini boşaltanlara karşı devrimci bir ruhla çalışmak, sahte din anlayışlarına ve siyasetlere karşı toplumu uyarmayı,

-Özgür yaşam kültürünün, demokratik ulus ve ekolojik-örgütlü yaşam ile iç içe örülmesi, ulusal toplum olma için diğer alanlara örnek yaratma, ulus devletleri kuşatarak, demokratik sosyalist bir toplumun inşasına devrimci katılım sağlamayı, özgür kadın ideolojinin yılmaz savunucusu olmayı,

-Tarihteki akademi örnekleri ışığında, hem kendimizin, hem halkımızın eğitimsizliğini gidermeyi, örgütlenme ve eylemlilik içine girmekle, kültür-sanat alanında kapitalist modernitenin bireycilik, moda, tüketim, gösteri-Show, kendi içinde rekabet-husumet gibi kapitalist modernite hastalıklarından kurtulmayı amaç edinmelidir.

(ss)