İletişim | Hakkımızda
ANHA

Kuruluşundan özgürleştirilmesine Tebqa- 1

DOSYA

TEBQA- Suriye krizi ve yaşanan iç savaşla birlikte birçok kent enkaza döndü. Enkazın altında sadece insanlar, umutlar, hayaller değil binlerce yıllık tarih de kaldı. Tebqa şehri de bu kriz sürecinde Suriye rejimi ile birçok çete örgütü arasında el değiştirdi. En son DAİŞ faşizmiyle karanlığa gömülmeye çalışılan kent, QSD güçlerinin operasyonuyla özgürleştirilerek binlerce yılı bulan tarihi mirasının enkaza dönüştürülmesine engel olundu.

Su ve gaz zengini, buğdayın merkezi olan Tebqa kenti, Suriye’de on yıllardır yaşanan iç karışıklıklar, darbeler, katliamlar ve yönetimsel değişiklerden yeterince payını aldı. En fazla da demografik yapısı hedef alınan kent, QSD güçleri tarafından özgürleştirildikten tüm halkların kendini özgürce ifade edebildiği bir döneme girdi.TEPQA-DOSIYA (11)

Tebqa’nın 1968’den önceki tarihi

Tebqa’nın tarihi, şehir gibi çok eski değil, bunun için kentin yeni yerleşim alanına Sewra ismi konulmuş. Kentin bu bölgeleri 1968 yılından önce yoktu. Kentin tarihi acaba 1968’den önce nasıldı? O zaman kentin eski yerleşim alanlarında köyler de bulunuyordu. 1968’den önce Tebqa’da köyler bir kaç haneden oluşuyordu ve sulak tarlaları vardı.

Caber Kalesi

Kentte tarihi Caber Kalesi bulunuyor. Kalenin tarihi hakkında net bilgiler tarih arşivlerinde bulunmasa da, tüm veriler Milattan Önce (MÖ) inşa edildiğini gösteriyor. Kalenin Caber Bin Sabiq El-Quşeyîr tarafından restore edildiği ve ailesinin ikametgahı haline getirdiği rivayet edilir. Yine rivayet edilir ki, Caber ailesinin kaledeki ikameti Selçuklu hükümdarı Melikşah Eleb Erselan tarafından 1086 yılında kalenin ele geçirilişine kadar sürer.

Haçlıların kaleyi almak istemeleri üzerine komutan İmad El-Din El-Zengi’nin öldürülür ve oğlu Nuredin Zengi de 1046’da kale yönetimini ele alır. Daha sonra Memlüklüler, bunu geri çevirirler. 1260 yılında ise Eyyubiler kaleyi ele geçirir ve Mengolililer, kaleyi yerle bir eder. Kalenin çevresindeki ağaç ve tarlaları yakarlar. Bu durum Osmanlı Sultanı I. Selim dönemine kadar sürer. I. Selim, Tebqa’yı Halep Eyaleti’ne bağlar. Bu durum bölgenin doğusu işgal edilene kadar sürdü.

Bu dönemde bir yandan İngiltere ve Fransa, diğer taraftan Almanya, Osmanlı’dan kopan bölgeleri kendi hakimiyetlerine alma çabası içine girer. Reqa’nın tamamı 1916’da Syces-Picot anlaşmasıyla Fransa taraftarlarının eline geçer. Bu dönemde bölgede yeni parçalamalar meydana gelir. Bunun üzerine o dönem ‘B’ bölgesi olarak adlandırılan Caber Kalesi ve çevresi, Halep devletine bağlanır.

İkinci Dünya Savaşı ardından Suriye’nin tüm bölgeleri Suriye Cumhuriyeti adıyla bağımsızlığını elde eder. O dönemde bir ulus devletin kurulması için bir proje teklif edilir. Ancak dış güçlerin eliyle bu proje ihlal edilir. Suriye iç sorunlarına müdahil olmak için kendi ekonomik çıkarlarını içeren projeler kapsamında Rusya, ABD ve Fransa ile her dönemde Türkiye ve Mısır, ülkeyi karıştırırlar.TEPQA-DOSIYA (3)

Bu dönemde hükümet, bölgede barajların yapımını kapsayan projeleri gündemine alır. Projeler, dış güçlerce engellenir. Birçok dış memleketin, bu projeler içinde yer almak istemesi üzerine projeler durduruldur. 1968’de Mısır ve Suriye birliğinin Cemal Ebdulnasır tarafından oluşturulması ile projeler tamamıyla durdurulur. Durdurma kararı o dönemin hükümeti tarafından alınır.

Beşîr El-Zema hükümeti, Suriye’nin Mısır’dan ayrılmasını talep etmesi üzerine bir kez daha Fırat Barajı projesiyle ilgili rapor hazırlanması için ilgili bakanlığa emir verir. Bu da Alman şirketinin yerine başka bir şirketin bulunması önemini ortaya koyar. Projeler hemen geliştirilir. Suriye Hükümeti’nin yeni Başkanı Nû Xalid Bek El-Ezema, Fransa Hükümeti ile projeler hakkında görüş alışverişinde bulunmak üzere Fransa’ya gider. Ancak Baas Partisi’nin askeri darbesi, geliştirilmek istenen projeleri durdurur. Hafız Esad, Suriye Devlet Başkanı olduktan sonra ilişkiler geliştirmek ve destek almak için yönünü Sovyetler Birliği’ne (SSCB) çevirir.

Bu dönemde Tebqa, Suriye topraklarında küçük bir köyden önemli bir kente dönüştürülürken, Caber Kalesi de ada haline getirilerek çevresi su ile kapatılır.

Baas rejimi, 1970’ten 2000 yılına kadar tüm kentleri kendine bağlar ve her yerde Hafız Esad’ın heykelleri dikilir. Esad ailesi ve Baas rejiminin propagandası için o dönem 90 milyon Suriye lirası harcanır. Kentlerin duvarları Hafız Esad’ın sözleriyle doldurulur. Bundan böyle Tabqa Sewra ismiyle adlandırılır. Baas destekçileri, kentte çalışan olarak görevlendirilir. Kentin malları bunlar arasında dağıtılır ve tüm kurumların yönetimi bunlara teslim edilir. TEPQA-DOSIYA (2)

Yukarıda dile getirilen durum Hafız Esad’ın ölümüne kadar devam eder. Daha sonra şimdiki Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, babasının yerine gelir ve artık oğul Esat’ın dönemi başlar.

ABD müdahalesi ve bölgedeki değişim

Amerika’nın 2003 yılında Irak’a girmesinin ardından Tebqa’da da durum biraz değişti. 2004 yılındaki Qamişlo isyanı ile birlikte Suriye rejimi, halk arasında Kürtlerin ihaneti konusunu yaydı ve “Kürtler Araplara hainlik yapıyor” korkusu dile getirildi. Bununla da istikrarsızlık yaratmak istediler. Evleri Fırat Nehri’nin altında kalan ailelere, Cizîrê Kantonu’ndaki Kürtlerden toprak alınarak dağıtıldı. Bu dönemde yine Reqa ve Tebqa’daki Araplar, yerleştikleri köyleri savunmak için rejim tarafından provoke edildi.

Suriye rejimi, İran ve Hizbullah’ın projesi çerçevesinde, Şiiler Tebqa’ya yerleştirildi. Kentteki Şii sayısının çok az olduğu bilinirken, kent yönetimi Şiiliğiyle tanınan Siam El-Safi’ye teslim edildi. Lübnan’dan getirilen Şiiler, Tebqa’ya yerleştirildi ve bölgede Şiileştirme sistemi yürütüldü.

Suriye rejiminin yürüttüğü bu siyaseti, Tebqa’nın Ekim 2011’de Baas rejiminin elinden çıkmasına neden oldu. Bölgedeki halk, isyan ederek devletin tüm kurumlarını ele geçirdi. Rejim güçleri de, kentin eski bölgesinden çekilerek yeni yerleşim alanına yerleşti. Rejim güçleri, buradan kentin eski mahallelerini top atışına tuttu. Bölgenin sakinleri de hafif silahlarla savunmalarını yaparken, bir süre sonra rejim güçsüzleşince rejim güçlerinin komutanları, depolardaki silah ve mühimmatları savaşçı gruplara sattı.TEPQA-DOSIYA (10)

Esat’ın heykelleri yıkılıyor, bir dönem son buluyor

11 Şubat 2012’de rejim güçleri tümüyle kentten çekilerek askeri havaalanına yerleşti. Bu gelişmelerle birlikte kentte 40 yıl sonra Hafız Esad’ın heykelleri yakılarak yıkıldı. Kısa bir süre sonra radikal dinci gruplar, kenti Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) elinden çıkardı. Bu gelişmeyle bölgede yeni bir durum meydana çıktı. ÖSO’yu oluşturan gruplar arasında yaşanan kriz büyüdü ve ÖSO içinde ayrı ayrı tabur ve tugaylar ortaya çıktı. En sonunda Cebhet El-Nusra, tüm bu savaşçı grupları kanatlarının aldı ve onlara öncülük yapmaya başladı. Savaşçı gruplar arasında yaşanan çatışma ve çelişkiler, Tebqa sakinlerinin yükünü ağırlaştırdı. Bu gelişmeler sırasında rejim güçleri de havadan kenti bombalamayı sürdürdü. Bunun sonucunda kentte 500’ü aşkın kişi öldürüldü.

Bu sırada Irak’a yerleşen DAIŞ, Suriye’ye geçti ve Tebqa kentini Cebhet El-Nusra ve ÖSO’ya bağlı silahlı grupların elinden aldı. Kent, 12 Ocak 2014 yılında tamamıyla DAIŞ çetelerinin denetimine girdi. Birçok grup DAIŞ’e katılırken, bir kısmı da bölgeden çıktı. Çeteler, birkaç ay sonra Tebqa Havaalanı’na saldırdı ve 23 Ağustos’ta havaalanını rejim güçlerinin elinden çıkardı.

Birinci aşamada, Gürcü, Çeçen ve Dağistanlı çetelerden oluşan Cordi Tugayı, Tebqa’da kontrolü ele geçirdi. Bu dönemde çeteler, vatandaşlarla biraz iyi ilişkiler kurarak kente su ve elektrik verdi.

Kent çeteler arasında el değiştiriyorTEPQA-DOSIYA (8)

İkinci aşamada ise Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistanlı çeteler, kenti yönetmeye başladı. Bu dönemde vatandaşların evleri, kendilerinden alındı ve Sovyetlerden getirilen vatandaşlara verildi.

Bu dönemde çeteler, vatandaşların yaşamına müdahale ederek kente sigara içimini yasakladı.

En sonunda ise kenti ele geçiren Tunus çeteleri, bu aşamayı da bir buçuk yıl sürdürdü. Bu dönemde vatandaşlar üzerindeki baskı ve zülüm artırıldı. Kentte pahalılık artırılarak vatandaşların yaşamı cehenneme çevrildi. Bölgede ilaç bulunmazken, vatandaşların sağlık durumu daha da kötüye gitti. Hastane ve okullar kapatıldı, Tebqa sakinleri iradesiz bırakılarak kent çeteler tarafından yönetildi.  Durumları kötü olan vatandaşlar, bin bir zahmetle yaşamlarını sürdürdü. Bu durum QSD güçlerinin kent ve çevresini özgürleştirip bölgeye huzur gelene kadar devam etti.

Bunun üzerine artık özgürlük gününün ışınları Tebqa’da ortaya çıktı ve halk kendi kendini yönetmeye başladı.

ANHA