İletişim | Hakkımızda
ANHA

Kuzey Suriye’de bir ilk: Nüfus sayımı

HABER MERKEZİ – Suriye’de iç savaş 5 yılı geride bırakırken, yüzbinlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarca insan ise evsiz ve yurtsuz kaldı. Büyük savaşın yıkımı ve talanı içindeki Suriye halkları, yaşama tutunmaya çalışıyor. Savaştan önce yaklaşık 20 milyon insanın yaşadığı Suriye’de, bu gün bu sayıdan geriye ne kadar insanın kaldığı ise bilinmiyor. Uygun koşulların sağlandığı Rojava-Kuzey Suriye toprakları ise barındırdığı nüfus yoğunluğunu belirlemek üzere bir sayım gerçekleştirdi. Rojava Stratejik Araştırmalar Merkezi (NRLS) öncülüğünde Cizîr kantonunda gerçekleşen nüfus sayımında yüzde 95’lik bir oranla nüfus sayımı tamamlanırken, 350 bin ailenin kaydı yapıldı.

Baas rejimi, DAIŞ, ÖSO ve irili ufaklı onlarca çete gruplarının hedefi haline gelen Rojava’da direniş ve hamleler sürerken, halklar tarihi kararlar almaya hazırlanıyor. Rojava-Kuzey Suriye Demokratik Federasyonunun ilanına hazırlanan Rojava halklarının geleceğini belirleyecek kararların alındığı şu günlerde, 2007 yılından bu yana ilk kez nüfus sayımı gerçekleştirildi.

Rojava’da ilk kez özgür bir ortamda gerçekleşen nüfus sayımı Rojava Kantonları ve Kuzey Suriye’de çetelerden kurtarılan alanları kapsadı. 1962’de Cizir Kantonunda Baas Rejimi tarafından, kimliksizleştirme ve yok sayma zemini hazırlamak amacıyla bir nüfus sayımı gerçekleşti. Aradan geçen onca yıl ardından Demokratik ulus zihniyetin inşası yönünde yeni bir adım atılarak, Kuzey Suriye topraklarında nüfus sayımı yapılıyor.

Öte yandan bu nüfus sayımı Suriye halklarının kurtuluş modeli olarak benimsediği proje olarak önlerinde duran demokratik federal sistemin yakın tarihlerde ilanından önceki bir diğer işaret fişeği.

Suriye Devlet İstatistik Enstitüsü’nün 2007 yılında gerçekleştirdiği nüfus sayımında 0 ile 1 yaş arasındaki çocuk sayısı 474 bin, 1 ile 4 yaş arasındaki çocuk sayısı 2 milyon 188 bin, 9 ile 5 yaş arası 2 milyon 584 bin, 10 ile 14 yaş arası 2 milyon 319 bin, 15 ile 19 yaş arası 2 milyon 242 bin, 20 ile 24 yaş arası 1 milyon 972 bin, 25 ile 29 yaş arası 1 milyon 543 bin, 30 ile 34 arası 1 milyon 264 bin, 35 ile 39 yaş arası 90 bin, 40 ile 44 yaş arası 904 bin, 45 ile 49 yaş arası 687 bin, 50 ile 54 yaş arası 554 bin, 55 ile 59 yaş arası 391 bin, 60 ile 64 yaş arası 318 bin, 65 ve üstü 642 bin kişinin yaşadığı sonuçları ortaya çıkmıştı.

Gerçekleştirilen sayımda nüfus oranının büyük bölümü gençlerden oluşurken kadın erkek sayısının neredeyse eşit olduğu ortaya çıkmıştı. Sayıma göre halkın 9 milyon 347 bini kadın, 9 milyon 798’i  ise erkeklerden oluştuğu öğrenilmişti.

Bununla beraber Suriye’de bulunan ve sayıları 1,5 milyon kişiyi bulan Iraklı mültecilerin de sayım dışında tutulduğu belirtilmiş.

Ajanib ve Maktuminler (KÜRTLER)

Cizîr bölgesinde tarıma elverişli alanlarda yaşayan Kürtler, Baas rejimi hükümeti gözünde ‘çıbanbaşıydı’. Kürtlerin varlığı üzerine rejim tarafından 1962’de sadece Cîzir’i kapsayan bir nüfus sayımı gerçekleştirildi. Suriye’ye 1954’ten önce nereden geldiğini kanıtlanmadığı iddiasıyla sayıları 200-300 bin arası olan Kürtler ‘Ajanib’ (yabancı) veya ‘Maktumin’ (kaçak göçmen) diye nitelenerek, vatandaşlıktan çıkarıldı.

Baas rejimi, ortaya çıkan nüfus sayısımı sonrasında Suriye’deki Kürtlerin özgürlük alanını iyice daraltma yoluna gitti. Baas rejiminin bölge’ye atadığı dönemin Emniyet Müdürü Muhammed Hilal’in o günlere dair ilgi çeken bir notu şöyle; “Kürt Meselesi, Kürtlerin artık örgütlenmeye başladıkları günümüzde, yalnız Arap ulusunun vücudunda gelişen habis (kötü) bir urdur. Bunun tek ilacı onları kesip atmaktır.”

Kürt topraklarında Baas oyunu: Arap Kemeri

1962’deki nüfus sayımıyla Kürtler ‘Yabancı’ ve ‘Kaçak göçmen’ nitelenmesiyle birlikte yerlerinden çıkarılmak ve ülkenin değişik yerlerine dağıtılarak, mallarına el konuldu. Kürtlerin eğitim ve iş olanaklarından mahrum edilmesi, Kürtlere vatandaşlık haklarının verilmemesi, Kürtçenin yasaklanıp Arapçanın egemen kılınması, Kürtlerin arasına Arap aşiretlerinin yerleştirilmesi kararları alınarak uygulanmaya başlandı.

Böylece Suriye Kürtlerinin geleceğini belirleyecek olan ve topraklarında birliği sağlamanın önüne geçmek amacıyla “Arap Kemeri Politikası” devreye konuldu. Rejimin bu uygulaması sadece etnik düşmanlık değil, yanı sıra bölgedeki Karaçox ve Rimêlan bölgelerindeki yer altı zenginliklerinde Kürtlerin elinden alınmasını amaçlıyordu.

1970’lere gelindiğinde Kürtler, Baas rejimi tarafından mülk edinme, eğitim görme, seyahat etme, iş bulma, evlenme, boşanma, kamu hizmetlerinden mahrum bırakıldı.

800 binden fazla Suriyeli Rojava topraklarına göç etti

Suriye’de Mart 2011 ile başlayan iç savaşta milyonlarca insan göç etmek zorunda kaldı. Rojava’da Demokratik Suriye’nin temelini oluşturması itibariyle gelişen sistem, Suriye’de çözümün kilit noktası olmayı teşkil ederken, Suriye’de çeşitli savaş bölgelerinden göç eden halklarında kıskaca alınmak istenmesine rağmen yönünü çevirdiği en güvenlikli topraklar olma özelliğini taşıyor. 23 Şubat’ta ajansımızın yaptığı bir araştırma dosyasında 800 binden fazla kişinin sadece Rojava topraklarına göç ettiğini ortaya çıkmıştı. Bunun da Rojava nüfusunun yüzde 30’luk dilimini oluşturduğu belirtilmekte.

Rojava’da nüfus sayımı neden önemi?

Demokratik Özerklik Yönetimi’nden Demokratik Federalizme uzanan yolda toplumsal ve siyasal gelişmelerinin oturduğu zeminin güçlendirilmesi amacıyla nüfus sayımı hamlesi 19 Eylül’de Dêrik, Girkê Legê, Rimêlan, Çilaxa, Til Koçer, Tirbespiyê ve Til Hemîs’te başta olmak üzere başladı. Dahasında 23 Eylül’de  ‘Ez li vir im’ kampanyası çerçevesinde Cizîr Kantonunun batısında Amûd, Dirbêsiyê, Zirgan, Serekaniyê ve Til Temir, 14 Ekim’de Hesekê ve kırsal alanı, 21 Ekim’de Qamişlo ve kırsal bölgelerine kadar uzandı. Qamişlo’da `Ez li virim` kampanyası çerçevesinde güvenlik nedeniyle El-Tey mahallesi Hamo El-Sexîre, Hamo El-Kebîre, Xirbe Emo, El-Qesîr, Zenda, Cîrko, Rişwaniyê, Hemîre, Ewêce, El-Selam Elêk ile Diyo köylerinde sayım gerçekleşmedi.

Rojava’da nüfus sayımının en temel hedefi ise halkının sosyal, kültürel ve ekonomik durumlarını daha yakından tanımak da demokratik federal sistem inşasının bir diğer gayesini oluşturmakta.

Demokratik Suriye’nin en önemli modeli olan Rojava-Kuzey Suriye’de tüm halkların demokratik bir zeminde temsilliyetini bulması, Suriye’nin geleceğinin şekillenmesi açısından da tek alternatif olarak görülüyor. Çok farklı kimliklerin ve dillerin varlığını sürdürdüğü Suriye’de bu zenginliği bir araya getirecek olan demokratik federasyon, krizin çözümü noktasında kendisini gerekli kılmakta. Bu çerçevede yapılan nüfus sayımı Kuzey Suriye toplumlarının yegane kurtuluş modeli olarak benimsediği proje olarak önlerinde duran demokratik federal sistemin yakın tarihlerdeki ilanın bir diğer işaret fişeği olarak karşımızda duruyor. Rojava’da ilk kez gerçekleştirilen bu nüfus sayımı, yakın zamanda bölgede gerçekleştirilecek seçimlerin de bir ön hazırlığı niteliğinde.

Nüfus sayımında kimler görev aldı

Nüfus sayımı Rojava Stratejik Araştırmalar Merkezi (NRLS) tarafından yürütülürken, NRLS, Kuzey Suriye Demokratik Federalizm Örgütleme Konseyi, Demokratik Suriye Meclisi (MSD), TEV-DEM ve Demokratik Özerklik Yönetimi üyelerinin yer aldığı bir gözlem komitesi oluşturdu.

Kuzey Suriye demokratik Federal Sistem Kurucu Meclisi, Demokratik Suriye Meclisi, Eğitim Konseyi, Meclis, Komün, Yerel Yönetim, Belediyeler Konseyi, Kongreya Star ve binlerce öğretmen nüfus sayım işlemlerinde görev aldı.

Nüfus sayımı sonuçları

24 Ekim’de (dün) Rojava Stratejik Araştırmalar Merkezi Qamişlo’da bulunan merkezinde düzenlediği basın toplantısıyla, nüfus sayım çalışmalarındaki işlemlerin sona erdiğini duyurdu. Buna göre;  ‘Ez li vir im’ kampanyasının Cizîr Kantonu ayağının sonuçlandırıldığı, 350 ailenin belgelerinin kayıt altına alındığı belirtildi. Yürütülen çalışmalar Cizîr kantonunun yüzde 95’inde gerçekleştiği kaydedildi.

Rejim yok saymıştı, bugün kimlik sahibi oldular

“Ez li vir im” sloganıyla Cizre Kantonunda gerçekleştirilen nüfus sayımında Rojava’da yaşayan Kürt, Arap, Süryani, Asuri, Türkmen, Çeçen ve bütün halklar ve farklı inançlara mensup topluluklar artık bölgenin yerlisi olarak kaydedildi. Baas rejiminin milliyetçi politikaları nedeniyle vatandaş olarak kabul edilmeyen bölge halkı, nüfus sayımı ile kimlik sahibi olmaktan mutlu olduklarını dile getirdi.

fatima-620x364

8 çocuk annesi Fatima Mehmûd, vatandaşlık hakları tanınmadığı için okuyamamış ve bütün haklardan mahrum kalmıştı. Fatima Mehmûd, nüfus sayımıyla kendisinin ve çocuklarının yurttaşlık haklarının güvenceye alındığını belirtti ve bu çalışmadayer alanlara teşekkür etti.

eli-sernex-620x364

Qamişlo’nun Qenat Siwês mahallesinde yaşayan Elî Şernexî adlı yurttaş ise şunları söyledi: “Baas rejimi döneminde Kürt halkı olarak zulüm ve baskı gördük. Devlet bize haklarımızı vermiyordu. Aç bırakma politikası üzerimizde yürütülüyordu. Şimdi çok mutluyum. Umut ediyorum ki, nüfus sayımı projesiyle haklarımızı geri alacağız.”

(ad)

ANHA