İletişim | Hakkımızda
ANHA

‘Moskova toplantısıyla Rojava tanınacak’

EFRÎN – Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Kurulu üyesi Zelal Ciger, Moskova toplantısının Rojava Kürtlerinin resmi olarak tanınmasının ilk adımı olacağını belirterek Kürtlerin her dönemden daha fazla Ulusal Kongreye ihtiyacı olduğunu söyledi.

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yürütme Meclisi Konseyi Üyesi Zelal Ciger, Suriye muhalefetinin Moskova ve Kahire toplantılarını, buradan beklentilerini, DAIŞ çetelerinin Rojava ve Başur’daki saldırılarıyla bu süreçte Kürtlerin ulusal birlik ihtiyacını ANHA’ya değerlendirdi.

*Suriye Muhalefetinin Kahire ve Moskova’da yapacağı topolantıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yeni yıl birçok değişikliği beraberinde getirecektir. Kobanê ve Şengal direnişleri tüm dünya güçlerinin Kürtleri resmi olarak tanımasında bir dönüm noktası oldu. Biz de sürecin değiştiğine inanıyoruz. Yeni yılda uluslararası güçler Kürtleri resmi olarak tanıyacak ve bu da Rojava’dan başlayacaktır. Kürtlerin resmi olarak tanınması yolunda Kahire ve Moskova toplantıları da ilk adım oluşturmaktadır.

Tüm dünya güçleri de DAIŞ çetelerinin herkese yönelik büyük bir tehlike oluşturduklarının artık farkındadır.  Çete tehlikesi Guwêr ve Firansa’ya yapılan son saldırılarda çok daha iyi görüldü. Kobanê ve Şengal’de çetelere karşı Kürtlerin direnişi sonrasında dış güçler Kürtleri tanımak zorunda kaldılar.

*Rusya Kürtleri şimdiye kadar neden tanımadı, Moskova toplantısında bu durum değişecek mi?

Bizim inancımız bu saatten sonra Kürtler resmi olarak tanınacaktır. Aslında Rusya daha önceden Kürtleri resmi olarak tanımalıydı. Bunu yapmadı. Çünkü 3 yıl boyunca kendi çıkarları için hareket etti. Şimdi de kendi çıkarları için hareket ediyor. İşte sırf çıkar hesaplarından kaynaklı Cenewre toplantıları sonuçsuz kaldı ve Kürtler tanınmadı veya tanınmak istenmedi. Kobanê direnişi ise tüm düşünceleri değiştirdi. Bu toplantılarda belki büyük adımlar atılmayabilir, ancak yine de olumludur ve Kürtler önemli oranda bu toplantıya hazırdırlar. Suriye rejmi ve mualefet de toplantılarda hazır olacak. Toplantıda adım atılacak imkanlar var. Yine de biz kimseyi beklemeden, Demokratik Özerklik Sistemi’ni  inşaa etmeyi ve halkların kardeşliğini esas alıp çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

*Bu süreçte Kürtlerden ne tür beklentiler var?

Geçen yıl Kürtlere yönelik şiddetli saldırılar gerçekleşti. 4 Parça Kürdistan Kobanê için seferber oldu. Kürt halkı pratiği ile birlik olma gücünü gösterdi. O yüzden bir süredir gündemde olan Kürt Ulusal Kongresi’ni şua na daha fazla ihtiyaç vardır. Tüm Kürt partileri ve hareketlerinin adım atmaları ve Ulusal Kongrenin artık gerçekleşmesi gerekiyor. Kobanê, Şengal, Musul, Mexmûr ve Kerkûk’te imkan ve olanaklara göre ortak güçler oluşturulmuş durumda. Kürtlere ve Kürdistan parçalarına saldırılar bu kadar yoğunken, Kürt parti ve hareketlerinin ortak hareket etmeleri gerekiyor. Çünkü kısa sürede Kongrenin gerçekleşmesi elzem olmuştur. Kobanê ve Şengal direnişleriyle elde edilen kazanımları korumak için Ulusal Kongreye ihtiyaç vardır. Rojavalı Kürtler zaten büyük bir adım atarak Ulusal Kongrenin gereçekleşmesi çerçevesinde seslerini yükseltmiş durumdalar. Diğer parçalardaki Kürt halkı da birliği oluşturacak değerlere sahip çıkmaktadır. Bu yüzden kimseyi de bekleme gibi bir lüksün içinde olunamaz. Şimdi de Kürt partilerinin birlik olması ve birliği pekiştirecek çıkarlara göre hareket etmesi gerekir.

*Rojava’daki yönetim ve Kürtlerin resmi olarak tanınmasının Suriye’ye nasıl bir etkisi olacak?

Kürtlerin varlığından korkan güçlerin çoğunluğu, 3 yıldır Kürtlerin varlık mücadelesine karşı savaştı.  Kürtler resmi olarak tanındığı takdirde Suriye’de de demokratik değişimler yaşanacaktır. Çünkü Kürtler kendi potansiyelleri ve sistemsel çalışmalarıyla bütün etniik yapıları bir araya getirerek demokratik bir oluşum gerçekleştirdi. Rojava’da da tüm uluslar ve mezhepler bir arada yaşamaktadır. Rojava halk devriminden önce devlet zihniyeti Suriye’li halkların bir araya gelmesine engeldi. Rojava halk devrimi tanındıkça rolünü daha fazla oynama imkanı bulacaktır. Bu durum Suriye’nin tamamına da etkide bulunur.  Suriye’de var olan mevcut sorunların da çoğunun çözüme kavuşturulmasında öncü rol oynayacaktır.

*Moskova’da Kürtler resmi olarak tanınmazsa, tutumunuz nasıl olacaktır?

Bu durum kabul edilip edilmeme ile ilgili bir durum değildir. Daha çok Demokratik Ulus ve Demokratik Özerklik sistemi ve yaşam modelinden kaynaklı şimdiye kadar kabul edilmedi. Biz TEV-DEM olarak şimdiye kadar kimseyi beklemedik ve sistemimizi geliştirmek ve güçlendirmek için çalıştık. Bundan böyle de bunun için adımlar atacağız. O yüzden de bizi durduracak hiç bir güç yoktur. Biz halkın çıkarlarını herşeyin üstünde görüyoruz. İlk günden bu yana da resmi olarak bizi kabul etsinler diye beklemedik. Demokratik özerklik sistemimizin inşaa çalışmalarına şimdi de devam ediyoruz.

*DAIŞ çeteleri saldırılarını Başûrê Kurdistan’da yoğunlaştırmış durumda. Sizce bu saldırıların Rojava ve Suriye’deki gelişmelerle nasıl bir bağlantısı var?

Kürtler bütün dünyada Rojava direnişine sahip çıktı ve çeteler Rojava’da yenildiler. Kürtlerin birliğinden korkulduğu için de saldırılar yoğunlaşmıştır. Rojava ve Başûr’a yönelik saldırılarla tüm Kürtlere saldırı yapılmaktadır. Demokratik Özerklik Sistemi Rojava’dan Başûr’a da yayılıyor ve özerkliğin alt yapısı Şengal, Kerkûk ve Hewlêr’de de gerçekleşiyor. O yüzden de Başûr’a yönelik saldırılarını şiddetlendirdiler.

DILYAR CEZÎRÎ

(ss/aç)