İletişim | Hakkımızda
ANHA

Muslim: Ortadoğu ve Suriye’de yeni bir süreç başladı

HABER MERKEZİ – Kuzey Suriye Federasyonu Diplomasi yetkilisi Salih Muslim, “Ortadoğu ve Suriye’de yeni bir süreç başladı” dedi.

Aryen TV’de yayınlanan Aktuel programına konuşan Kuzey Suriye Federasyonu Diplomasi yetkilisi Salih Muslim, Türkiye-İran, Soçi ve Cenevre toplantıları ile Putin’in Suriye, Mısır, Türkiye ziyaretini, Kudüs krizini değerlendirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in dünkü Suriye ziyaretinde Beşar Esad ile görüşmesi, ardından Mısır’ın başkenti Kahire’de Devlet Başkanı Abdulfetah Sisi ve en son Ankara’da Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi ve Putin’in Suriye’deki Rus askerlerinin büyük bir bölümünü geri çekme kararını değerlendiren Muslim, “Ortadoğu ve Suriye’de yeni bir süreç başladı. Kuşkusuz Putin’in ziyareti bu çerçevede gerçekleşti. Putin, plansız bir şekilde basının da haberi olmadan Suriye’de Beşar Esad ile görüştü. Mısır ziyareti de gündeminde yoktu. Bu da Erdoğan görüşmesi öncesinde bu görüşmeleri gerçekleştirmek istediği anlamına geliyor” diye konuştu.

‘Savaş çabucak bitmez’

Putin’in kararının Suriye’de savaş bitmiş anlamına geldiğini de söyleyen Muslim, gerçeklerin böyle olmadığını ve orada savaşın sürdüğünü sözlerine ekledi.

DAIŞ’in elindeki merkezlerin özgürleştirilmiş olabileceğini, gücünü kaybetmiş olabileceğini de vurgulayan Muslim, ancak bunun DAIŞ’in tümden bittiği anlamına gelmediğini de sözlerine ekledi.

DAIŞ’in hala Humus, Haka ve İdlib’in birçok köyünde varlığını sürdüğünü de kaydeden Muslim, “Cizir hattı Dêra Zor’a kadar DAIŞ’ten temizlenmiştir” dedi.

‘Rus askerleri yeni savaşta yer almak istemiyor’

Rusya’nın askerleri geri çekildikten sonra yerlerini başka güçlere devretmeyeceğini de vurgulayan Muslim, çünkü İran ve Türkiye askerlerinin de Suriye topraklarına yerleşmiş durumda olduğunu belirtti.

Rusya’nın savaşın şeklini değiştirmek istediğini de kaydeden Muslim’in konuşmasının satırbaşları şöyle:

“Çünkü bundan önce DAIŞ vardı ve her konuda çeteleri terörist olarak görüyordu. Örneğin İran ve Baas rejimi hatta Amerika El-Nusra’yı terörist olarak görüyor ama Türkiye görmüyor. Bu çelişkiler üzerinden Rusya yeni dönemde Suriye’deki varlığını değiştiriyor.

Baktığımızda Rusya ve İran arasında çok çelişkiler var. Son dönemde İran askerleri sayısını alanda arttırabilir, bu olabilir. Bu çelişkili dönemde Rusya alandaki etkisini azaltabilir ve kendi askerlerinin bu savaşın bir parçasında yer almasını istemiyor.

‘Rusya ve Amerika kendi çıkarları için savaşı durduruyor’

Savaşın başlaması ve durdurması, siyasi güçlerin başlaması kararı Vietnam’da Trump ve Putin tarafından alındı. Uluslararası güçler, kendi çıkarlarına göre, savaşın başlaması ve son bulmasını istiyor. Kazakistan askerlerini tut da Türkiye ve İran çeteleri Suriye topraklarına yerleşmişler. Bu sorun uluslararası sorundur ve oradaki güçlerin sorunu değildir. Türkiye ve İran’ın sorunudur. Bize göre savaş DAIŞ dönemindeki gibi olmayacak, yeni bir savaş taktiği ile devam edecek.

Bizim kurduğumuz sistem çok açık ve şeffaftır. Hatta demokrasi ilkelerine göre hazırlanmıştır. Suriye’deki krizin çözülmesi için bundan başka bir proje yoktur. Buraya çok fazla heyetler geliyor, ziyaret ediyor ve bunu gözleriyle görüyorlar. Kuşkusuz bunun etkisi hem Soçi hem de Cenevre’de ortaya çıkacak. Ortaya çıkan iradenin tanınması gerekiyor.

‘Cenevre sonuçsuz kalacak’

Demokrasinin oluşması için güç gerekir. Demokrasinin savunması ve pratikleşmesinde de buna ihtiyaç var. Bizim gücümüz var ve bu güç savunmaya da yetiyor. Cenevre’nin ne kadar önemi ortadaysa, şimdiye kadar hiçbir sonuç alınmadı ve sonuçsuz kalacak. Bunun nedenlerini tek tek önceden dile getirdi.

Türk devleti, Kürt düşmanlığı yüzünden bütün olayları çarpıtıyor ve gerçeklerden uzak gösteriyor ve bu konuları argüman olarak kullanıyor. Ama gerçekler böyle değil. Çünkü DAIŞ daha bitmedi ve savaş devam ediyor. Avrupa’yı tehdit eden gruplar ve saldırı gerçekleştirenlerin varlığı hala devam ediyor.

Amerika da bunu söylüyor, savaş bittiği zaman, çeteler temizlendikten sonra silah göndermeyeceklerini anlatıyorlar. Bize söylenen budur, bu çerçevede koalisyon güçleriyle dayanışmamız devam ediyor. Ama Türk devletinin de bu konuda yalan ve iki yüzlülüğünü devam ettireceği görülüyor.

Kudüs İçin Rojava Modeli Önerisi

Birlikte yaşam için, özgürlük ve eşitlik için Rojava modeli başarılıdır. Bu model Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın düşünce ve felsefesiyle kuruldu. Bu model sadece Rojava ve Kürtler için değil, bütün Ortadoğu halkları içindir.

Kudüs için tarihi bir kenttir. Müslüman, Hıristiyan ve Yahudiler için kutsal bir kenttir. Bizim modelimizde ne kadar etnik, din, mezhep varsa özgür ve bağımsız olarak temsil edilme hakkı vardı. Bu çerçeve sadece Kudüs için değil, Kerkük ve Musul için de tercih edilse, bütün halklar özgür ve huzur içinde yaşayabilir.”