İletişim | Hakkımızda
ANHA

PAJK: AKP faşizmine karşı kitlesel eylemliliklerin geliştirmesi gereklidir

 

HABER MERKEZİ – Türkiye cezaevlerindeki tek tip elbise dayatmasına ilişkin yazılı bir açıklama yapan PAJK Koordinasyonu, Faşizm; bunlarla yetinmediği gibi zindanlardaki özgürlük tutsaklarının iradesini kırmak için gündemleştirdiği tek tip elbise dayatması ve yine her türden kirli, ahlak dışı uygulamaları gerçekleştirmektedir” dedi.

PAJK’ın açıklaması söyle:

“Ülkemizde varlık ve özgürlük savaşımını verdiğimiz bir yılın daha sonuna geldik. Varlık ve özgürlük savaşımımızın etkileri, kazanımları, belirleyiciliği her geçen yıl daha çok yaygınlaşmakta ve büyümektedir. Mücadele ve savaşımızın etkileyiciliğinin gücü elbette Rêber Apo’nun ortaya koyduğu demokratik-ekolojik-kadın özgürlükçü paradigmasına ve bu paradigmaya dayalı demokratik sosyalizm ve kadın özgürlük ideolojisine dayanmaktadır.

Varlık ve özgürlük savaşımımızla ortaya çıkan değerler ve irade karşısında en çok etkilenip ve bu değerleri tasfiye, imha etmek isteyen elbette Türkiye’deki AKP faşizmidir. AKP faşizmi; Rêber Apo’nun felsefesi, ideolojisi ve mücadele örgütlülüğünün başta Rojava, Suriye, Başur ve Ortadoğu’nun birçok yerinde yayıldığını görüp ve özgürlük mücadelemiz karşısında yenildikçe, zayıflayıp tükenişe doğru gittiğini görerek soykırım temelindeki saldırılarını daha da çok arttırmaktadır.

Başta AKP olmak üzere MHP ve diğer faşist güçler Kürt halkında demokratik ulus, demokratik özerklik bilinci ve örgütlülüğünün ve yine halkta öz savunma bilincinin geliştiğini gördükçe başta gençler olmak üzere kadınları, anaları, yaşlıları tutuklayarak zindanlara hapsetmek için her türlü vahşi saldırıları uygulamıştır. Özellikle son yıllarda gelişen özgürlük irade ve bilincini kırmak için binlerce insanı tutuklamış, gözaltına almış ve hapsetmiştir. Halkın direnişteki ısrarını gördükçe uyguladığı yasa ve kurallarla halkı toplumsal yaşam içerisinde hapsetmektedir. Faşist egemenliğini sadece zindanlarda değil yaşanılan her yerde göstermeye çalışmaktadır.

Ortadoğu’ya yayılan mücadelemiz karşısında tahammülsüzleşerek ve her türlü komplo siyasetleriyle bunu engelleyemediği gibi gerilla güçlerimizin savaşı ve halkın örgütlü mücadelesi karşısında yaşadığı başarısızlığın intikamını zindanlardaki direniş yapısına yönelik insanlık dışı uygulamalarıyla almaktadır.

Son yıllarda her ilde her ilçede birden fazla zindanlar inşa edilmiştir. Buna göre de direnen, özgürlük ve demokrasi için mücadele eden, etmek isteyen ya da mücadele potansiyeli olan herkesi zindanlara doldurmuştur. Bu uygulamalar AKP rejiminin en üst düzeyde bir zayıflığı ve çürümeyi yaşadığını göstermektedir. İradeyi kırmak, her türden özel savaş uygulamalarını gerçekleştirmek için faşist hedeflerine göre çeşit çeşit zindan tiplerini örgütlemektedir. Faşizm; bunlarla yetinmediği gibi zindanlardaki özgürlük tutsaklarının iradesini kırmak için gündemleştirdiği tek tip elbise dayatması ve yine her türden kirli, ahlak dışı uygulamaları gerçekleştirmektedir. Yine bu vahşi uygulamalar sonucu zindanlardaki direnen yapımızda ciddi sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır. Hasta olan tutsak sayısı oldukça fazladır. Zindanlarda sayamayacağımız kadar her türden sorunlar yaşanmaktadır.

Zindanlarda elbette bu saldırılar karşısında bir direniş vardır. Zindan direniş yapımız yaşamak, var olmak ve mücadele iradesini göstermek için direnmektedir. Fakat esas olan Bakurê Kurdistan ve Türkiye’deki halkımızın, kadınların, gençlerin, başta kadın örgütlerimiz olmak üzere tüm örgütlerimizin ve demokrasiye duyarlı olan her kesimin zindanlardaki özgürlük tutsaklarını sahiplenmesi, faşist düşman güçlerin bu saldırılarını kırmak için her türden kitlesel eylemliliklerin geliştirmesi gereklidir. Bununla birlikte bölgede, uluslararası alanda insan haklarına karşı duyarlı olan ve demokrasi mücadelesi veren kurum ve kuruluşları faşist AKP rejiminin zindanlarda uyguladığı özel savaş uygulamalarını teşhir edip açığa çıkarmalı ve buna karşı mücadele edilmelidir. Zindanlardaki özgürlük tutsakların direniş mücadelesine sahip çıkmak ve işgalci faşist güçler karşısında direniş yapımızı savunmak onur mücadelesidir. İrade mücadelesidir. Faşizmin zindan siyaset ve uygulamalarını boşa çıkarmak özgürlük ve demokrasi mücadelesinin en teme görevi ve sorumluluğudur. Bunun önemi ve bilinciyle başta kadınlar olmak üzere insan hakları, demokrasi ve özgürlük mücadelesi veren herkesi, her kesimi bu konuda duyarlılıklarını güçlendirerek aktif mücadele etmeye çağırıyoruz.”