İletişim | Hakkımızda
ANHA

PJAK Eş Başkanı: Güney’in klasik siyaseti kaybettirdi

HABER MERKEZİ: PJAK Eş Başkanı Siyamend Muini, Güney Kürdistan siyasetinde yolsuzluk ve hırsızlık yapanlara karşı siyasi birlik oluşturularak, bunların halkın kaderiyle oynamalarına bir daha izin verilmemesi gerektiğini, söyledi.

Mesut Barzani’nin Kerkük ve Germiyan, Şengal’de yaşadığı kırılma sonucunda başkanlıktan el çektiğini belirten, Muini, “Barzani gelecek baskılara göğüs geremeyeceğini bildiği için başkanlık koltuğundan indi” diye konuştu.

Haşdi Şabi milislerinin Kerkük ve Germiyan saldırısını ANHA’ya değerlendiren Partiya Jiyana Azad a Kurdistan (PJAK) Eş Başkanı Siyamend Muini, Haşdi Şabi’nin DAIŞ’in şii versiyonu olduğuna çekerek, buna karşı duyarlı olunmasın istedi. Güney Kürdistan’daki gelişmeleri de değerlendiren Muini, Güney halkının kaybettiren klasik siyaset ile kazandıran demokratik siyaset arsında doğru tercih yaparak, Kürtlere kırılmalardan öte bir şey getirmeyen siyasete karşı durmasını, istedi.

Haşdi Şabi DAIŞ’in Şii versiyonudur 

“DAIŞ, halkların mücadelesine karşı genel tutumun genel anlamda ne olduğunu açık bir şekilde ortaya koydu. Özellikle Kürtlere karşı DAIŞ’in kullanılması, bu örgütün Ortadoğu halklarına karşı oluşturulduğunu gösterdi” diyen Muini, Kerkük ve Germiyan’da yaşananlara atıfta bulunarak, bu durumun tüm güçlerin kendilerini DAIŞ sonrasına hazırladığını gösterdiğini, belirtti.

Muini konuya dair şöyle konuştu: “Son dönemlerde Haşdi Şabi’nin geliştirdiği saldırılar ve uygulamalar, DAIŞ’in yaptıklarının farklı bir versiyonu olarak ortaya çıkıyor ve zamanı geçmiş bu tür faşist uygulamaların Ortadoğu’da sonuç almayacağı da kesindir. Haşdi Şabi tıpkı DAIŞ’in selefilik adına geliştirdiği siyasetin Şiiler içinde geliştirilmesidir. DAIŞ’in Sünni dünyada yapmak istediklerinin aynısını Haşdi Şabi, Şii dünyada yapmaya çalışıyor.”

Güneyin klasik siyaseti kaybettirdi

Haşdi Şabi zihniyetinin Güney Kürdistan’da saldırıyı getirdiğini belirten Muini, durumun sadece bununla açıklanmayacağını belirterek, “Diğer tarafta yaşananlar, 26 yıllık güney Kürdistan hükümetini oluşturan tarafların yolsuzlukları ve kendi aralarında bölgeyi paylaşan siyasetin de sonucudur. Bu siyasetin sonucunda Kürdistan’ın önemli toprak parçası Irak merkezi hükümetine teslim edilmiş oldu” dedi.

Haşdi Şabi İran projesidir

Haşdi Şabi’nin bir İran projesi olduğuna dikkat çeken PJAK Eş Başkanı Siyamend Muni, “Bu proje Kerkük ve Germiyanla da sınırlı değildir. Bu planın kapsamında Musul, Şengal, Maxmur ve hatta güçleri yeterse Rojava da vardır. İran’ın bu temelde geliştirdiği savaş stratejisi önümüzdeki dönemde bölge için ciddi tehlike anlamına gelmektedir. İran’ın bu siyaseti şimdiden görülmeli ve bölgede ciddi tehlikelere yol açmadan önü alınmalıdır” dedi.

Güney siyaseti Kürt düşmanlarına sırtını dayadı

Güney Kürdistan’da siyasetin yanlış bir zihniyet ve stratejiyle yürütüldüğünü kaydeden Muini, kaybettirenin de özünde bu siyaset olduğunu belirterek şöyle devam etti: “İşin özünde Güney Kürdistan hükümetinin hiçbir şekilde ulusal projesi yoktur. Bu sistem kendisini daha çok komprador bir ekonomik sistem üzerine kurgulamıştır. Bölgede ittifak kurduğu devletler de Kürdistan’ı işgal eden devletlerdir. Bugün Güney Kürdistan halkına yaşattığı büyük kırılma da kendince geliştirdiği milliyetçi zihniyetin sonucudur.”

Halk tercihini kazandıran siyasetten yana yapmalı

Muini, Güney Kürdistan’da kaybettiren siyaset mantığında bir ısrarın olduğunu, bunun da beraberinde çok kötü bir kırılma yaşattığını halkın artık bu siyaseti tercih etmemesi gerektiğini, ifade etti.

Muini konuya dair değerlendirmesinde şunları belirtti: “Bir tarafta kaybettiren siyaset ve felsefe bir taraftan kazandıran bir siyaset ve felsefe. Bana göre Kürt halkı da artık bu iki siyaset arasında kazandıranı tercih etmelidir. Halk artık bu klasik siyaset anlayışına inanmamalı, destek vermemeli. Çünkü Kürdistan tarihinde bu siyaset hep ihanet etmiş ve kırılmalara neden olmuştur.”

Barzani istemeyerek koltuktan indi

Mesut Barzani’nin Güney’e yönelik saldırılardan sonra üç yıldır yasa dışı yürüttüğü başkanlıktan el çekmesini ise, gelecek baskılardan çekinmek olarak değerlendiren Muini: “Başta şunu belirtmek isterim. Mesut Barzani çok istediği için başkanlık koltuğunda inmedi. Yaşanan kırılmalar sonucunda gelişebilecek iç ve dış baskılardan kaynaklı koltuğu bıraktı. Bu da siyasette yeniden etkili olmaya çalışmayacağı anlamına gelmiyor. Çünkü bu alanda önemli çıkarları var. Siyasi çıkarları var, ekonomik çıkarları var. Şimdi tüm yolsuzluk, hırsızlıklardan dolayı dava açılmalı, soruşturma yürütülmelidir” dedi.

Bağdat eski yönetime geçmek istiyor

Irak hükümetinin Güney Kürdistan ve tüm Irak’ta eski sistemi hakim kılmaya çalıştığı uyarısında bulunan Muini, buna izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Irak’ın bu yaklaşımının gelecek açısından son derece tehlikeli olduğunun altını çizen Muini şöyle konuştu: “Diğer tarafta Güney Kürdistan merkezi Bağdat hükümetine eski sisteme geçmesine, Güney Kürdistan’da tümden yeniden iktidarını kurmasına izin vermemelidir. Bu özellikle gelecek açısından son derece tehlikelidir. Bir de bir şekilde İran’ın Güney Kürdistan’daki etkisini sınırlamalıdır. Tabi bu da iradi bir duruş ister. Benim şimdi Güney Kürdistan’da gördüğüm bu konuda özellikle ekonomik ve diplomatik alanlarda yetersiz kalındığıdır. İran kendi keyfince Güney Kürdistan’da ekonomik ve diplomatik ilişkiler kuruyor.”

Tüm Kürtler için ulusal birlik, Güney için de iç siyaset ve birlik şart

Ortadoğu’nun içinde geçtiği kritik sürece dikkat çeken PJAK Eş Başkanı Siyamend Muini Kürtlerin artık ulusal birliğinin şart olduğunu, Kürtler açısından kazandıran tek yolun da bu olduğunu, söyledi.

Muini Güney Kürdistan’da siyasi güçlere de çağrı yaparak, hırsızlık ve yolsuzluklara karşı birlik olmaları gerektiklerini ifade etti.

Muini şöyle konuştu: “Kürtlerin şimdi kesinlikle ulusal bir siyaset ve mekanizmaya ihtiyacı var. Bu olmazsa olmazdır. Bu aynı zamanda Güney Kürdistan kendi içi açısından da geçerlidir. Yolsuzlukların önüne geçilebilmeli. Öz iradelerine sahip çıkmalıdırlar. Yıllardır Güney siyaseti içinde yer alan gruplar bir araya gelerek güç birliği yapabilirler. Bu şekilde etkili güç haline de gelirler. Yolsuzluk, hırsızlık yapanların bir daha Güney halkının kaderiyle oynamasına izin vermemelidirler. Özgürlük ve demokrasiye küçük de olsa inanan tüm güçler bir araya gelmeli. Siyasete ağırlıklarını koymalıdırlar. Yolsuzluğun ve hırsızlığın anası durumundaki kişi ve kesimlerin bir daha halkın kaderiyle oynamasına izin vermemelidirler.

Ulusal açıdan da bu Kürt siyaseti için gerekli hatta zorunlu olan bir şeydir. Bunu yaparak ancak Kürt kazanımları korunabilir. Bunun için bir araya gelerek ulusal birlik sağlanmalı ve halkın kaderi ne yapacakları belirsiz kişi ve kesimlere teslim edilmemelidir.”

ANHA