İletişim | Hakkımızda
ANHA

Sînem Mihemed: Rojava diplomasisinde büyük adımlar atıldı

CÎHAD ROJ

HABER MERKEZİ – Demokratik Özerklik Yönetimi Avrupa Temsilcisi Sînem Mihemed, diplomatik ilişkiler alanında büyük adımlar atıldığını belirterek. “ABD’de ve Avrupa ülkelerinde temsilcilikler açmanın zamanı yakındır” dedi. Sînem Mihemed, dışarıdan birçok muhalif kişilikle ilişki halinde olduklarını belirterek, Cenevre görüşmelerinin Kürtler olmadan kesinlikle başarıya ulaşamayacağını vurguladı.

Demokratik Özerklik Yönetimi Avrupa Temsilcisi Sinem Mihemed, diplomasi çalışmalarını ve rejime muhalif kesimler ile gerçekleşen görüşmeler hakkında ANHA’nın yönelttiği soruları cevapladı.

*Demokratik Özerklik Yönetiminin diplomasi çalışmaları hangi aşamadadır?

Gerçek anlamda, dış ülkelerle özellikle Avrupa ile yürüttüğümüz diplomatik çalışmalarımızda büyük adımlar attık. Avrupa gibi yerlerde, birçok devlet sorumlusu ile dışişleri bakanı, başkan ve parlamento üyesi düzeyinde görüşmelerimiz oldu. Görüşmelerimizin içeriği Rojava’nın durumu ve Demokratik Federal Sistem üzerine oldu. Bazı devletlerin başlangıç itibariyle bizimle girdikleri diplomatik ilişkiler sıcak değildi. Özellikle Almanya, Rojava halkının yaşadığı gelişmeleri kabul etmiyordu. Rojava ile ilişki oluşturmak istemiyordu. Bunda Türkiye ile ilişkilerinin iyi düzeyini koruma çabası vardı. Türk devleti de onlardan bunu istiyordu.

Almanya’da sol partiler ve sivil toplum örgütleri ile görüşmeler gerçekleştirdik. Son birkaç ay içerisinde Almanya’daki iktidar partisi SDU ile görüşmelerimiz oldu. Angela Merkel’in danışmanı bu partide yer alıyor. Bununla beraber Almanya’da koalisyon hükümetinde yer alan SPD ile görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmelerle beraber Almanya Dışişleri Bakanlığıyla da görüşmelerimiz oldu. Birçok defa Almanya Dışişleri Bakanlığı Suriye Dosyası sorumluları ile görüşmeler gerçekleştirdik. Görüşmelerimiz önemli ve sonuçları olumlu olan görüşmelerdi. Görüşmelerimiz Almanya’nın Rojava siyasetindeki değişimine ilişkin bir gösterge oldu. Almanya’da açılan Rojava temsilciliği buna ispattır. Almanya’da temsilciliği açtıktan sonra diplomatik heyetler ve hükümet yetkilileri temsilciliğimize ziyarette bulundu.

Avrupa’nın Rojava konusunda açılım yapma çalışmaları var. Görüştüğümüz birçok çevre, Rojava’ya yardım gerçekleştirmeye hazır olduklarını ve Rojava’da inşa edilen sistemin, Suriye geneline çözüm üretmede en uygun yöntem olduğunu ifade etti.

* Rojava temsilciliklerinin açılmasından sonra dünya devletleriyle ilişkilerde ne gibi değişimler oldu?

Temsilciliklerin açılması Rojava’nın Avrupa ile diplomatik ilişkilerinde ilerleme kat etmesine neden oldu. Avrupa halkı ve devlet sorumluları ile görüşmelerde büyük adımdı. Temsilciliklerin açılması Diplomatik ilişkilerde kabul gören bir ön adım oldu. Paris’te temsilcilik açtıktan sonra Fransa hükümeti ile ilişkilerimiz gayet iyi, bizi iyi destekliyorlar. İsveç ve Rusya ile temaslarımız sonucunda açtığımız temsilciliklerimiz var. Türk devleti bu ülkelerden temsilciliğimizin kapanmasını istedi. Ancak Rusya ve İsveç, Türkiye’nin bu isteğini kulak arkası yaptı, temsilciliklerimizin o ülkelerdeki çalışmaları hiçbir aksaklık yaşanmadan devam ediyor.

*Başka ülkelerde de Rojava temsilcilikleri açma çalışmalarınız var mı?

Evet, hiç şüphesiz var. ABD ve Hollanda’da Rojava temsilciliği açmak istiyoruz. ABD Dışişleri Bakanlığı sorumluları ile beyaz sarayda görüşmelerimiz oldu. Washington’da temsilcilik açma yönündeki önerimize olumlu cevap verdiler. Şimdilik rutin çalışmalarımızı yapıyoruz. Yakın bir zamanda temsilciliğimizi açacağız. Ayrıca Suriye’deki Terörle mücadele, insani ve siyasi durumla ilgili olarak da ABD Dışişleri Bakanlığı ile görüşmelerimiz oldu. Temsilcilik için Hollanda ile görüşmelerimiz oldu. Rutin çalışmalarımızı bitirdik yakın bir zamanda temsilciliğimizi açacağız.

Avrupalı yetkililer Rojava örneğini beğendiler. Rojava örneğinin Suriye krizini çözmede en uygun yöntem olduğunu söylediler.  Rojava sisteminin özsavunma ve kadın erkek ilişkilerindeki eşitliğe dayandığını belirterek, bütün kesimlerin güvenli bir şekilde yaşamını sürdürdüğünü ve dini şeriatlara dayanmayan bir sistem olduğunu ifade ettiler. İsveç’te Rojava destek grupları oluşturuldu. Bu gruplarda Kürtler yok. ABD’de Rojava’ya destek amaçlı 2 komite oluşturuldu. Bunlardan biri New York’ta üniversite öğrencileri ve akademisyenlerden oluşuyor, adı ise Rojava Destek Komitesi. Diğeri ise Washington’da bulunuyor. Ayrıca Portekiz, Kanada ve diğer devletlerle görüşmelerimiz var.

*Heyet olarak Kanada’ya geçmek istediniz, ancak KDP yöneticileri tarafından Kanada’ya gitmeniz için Sêmalka Sınır Kapısından geçişinize izin verilmedi. Kanada ziyaretinizin amacı neydi ve neden gerçekleşmedi?

Dünya Sosyal Forumu (World Social Forum) bu yıl 9-16 ağustos tarihleri arasında Kanada’da gerçekleşecek. Dünya Sosyal Forumu Hazırlık komitesi Rojava heyetinin katılması için resmi davet gönderdi. Ancak KDP tarafından Rojava’ya ambargo uygulandığı için heyetimiz, Sêmalka sınır kapısından geçiş sağlayamadı ve foruma katılım gösteremedi.

Forum Komitesi, Rojava heyetinin Demokratik Federasyon ve Rojava Devriminde Kadının Rolü üzerine seminer vermesini istiyordu. Heyetimiz resmi olarak belirlenmiş bir görevlendirmeyle bu konularda seminer verecekti. Forumda Rojava kadınının siyasi, toplumsal ve özellikle askeri olarak YPJ içerisindeki rolünü ve Demokratik Federalizmi tartışacaklardı.

Ne yazık ki KDP sınırı kendi tarafından kapattığı için heyetimiz foruma katılım sağlayamadı. Forum komitesine bir özür mektubu yazdık. Mektupta katılamamızın nedenlerini belirttik. Onlarda komite olarak üzüntülerini ifade ettiler. Forum yetkilileri, forumdan sonra bizimle bir görüşme talep ettiler.

*Suriye konulu daha önce yapılan Cenevre görüşmelerinin dışında yeni bir görüşmeden bahsediliyor. Bu konuyla ilgili ne düşüyorsunuz? Demokratik Özerklik Yönetiminin bu görüşmelere katılımıyla ilgili herhangi bir çalışma var mı?

Cenevre 1-2-3-4 hatta 100’e kadar olsun, Suriye halklarının temsilciliği olmazsa hepsi boşa çıkacaktır. Muhalif adı altında görüşmelere katılan kişiler, Türkiye ve bölge devletleri adına yer alıyor. Suriye halklarının temsilciliğini yapmıyorlar. Sadece kendilerini muhalif konumunda yer alanlar olarak adlandırıyorlar. Hatta bazıları Avrupa’da yaşıyor ve Suriye halklarının ne yaşadığı umurlarında bile değil.

Suriye krizi ile ilgili dışarıyla yaptığımız görüşmelerdeki konular Cenevre görüşmelerinde tartışıldı. Öncelikli konular Suriye halklarının özellikle de Kürt halkının temsilciliğinin oluşturulmasıydı. Cevaplar hep şöyle oldu: “Eğer Kürt halkının temsilcileri toplantıya katılsaydı, Türkiye toplantının gerçekleşmesine engel olacaktı. Bizim için önemli olan toplantının başlamasıydı, sonrasında sizlerde katılabilirsiniz.” Bizimde buna sürekli verdiğimiz cevap, Suriye halklarının temsiliyeti içerisinde Kürtlerinde kesim olarak yer almasıydı. Son zamanlarda ortaya çıkan sonuçlardan dolayı birçok devlet katılımımız konusunda ısrarcı oluyor.

Bir kez daha tekrarlamak gerekirse; örgütlü kurumları, askeri yapısı, siyasi ve toplumsal gücü bulunan Kürtlerin ve Rojava halkının tümünden oluşan Demokratik Özerklik Yönetimi temsilcileri Cenevre görüşmelerine çağırılmazsa, Cenevre’den her hangi bir irade çıkmaz, ayrıca alınacak kararlar da hiçbir şekilde bizi bağlamaz.

Suriye halkları ile tartışma yürüteceğimiz bir projemiz var. Çalışma olarak önümüzde Suriye- Rojava Kongresi hazırlığı var. Bu kongre Syuriye krizine çözüm bulmada ortak bir yöntem oluşturma amacını taşıyor.

*Bahsettiğiniz kongre, Cenevre görüşmelerine alternatif mi olacak?

Dış devletlerle bu konuyu tartıştık. Krizin bizim topraklarımızda gerçekleştiğini söyledik. Neden Rojava için çözümü biz tartışmıyoruz ve çözmüyoruz. Suriyeli yurtsever ve ulusalcılarla görüşmelerimiz olacak. Topraklarımızda yaşanan krizi tartışacağız. Başka alternatiflerimizde var.

*Diplomatik çalışmalar çerçevesinde, muhalif çevrelerle görüşmeleriniz oldu mu? Ulusal konsey, Şepêla Genim (Buğday dalgası) ve diğerleriyle görüştünüz mü?

Koalisyon hareket tarzı olarak ve siyasi değerlendirme açısından birlik halinde değil. Koalisyon içerisinde birçok farklı grup ve şahıs bulunmakta. Görüşleri de birbirinden farklı. Birçoğu da muhalif pozisyonu dışında. Türkiye, Katar, Suudi Arabistan ve diğer devletlerin çıkarları için çalışıyor. Bunlar muhalefet dışındadır ve bunlarla görüşme yapmamız ilkesel olarak mümkün değildir.

Koalisyon içinde iyi değerlendirmeleri bulunan şahıslarla görüşmelerimiz bulunmaktadır. Örneğin, Koalisyon Hükümeti Dönem Başkanı Ehmed Tima ile Avrupa’da görüşmemiz olmuştu. Olumlu değerlendirmelerde bulunmuş, tartışma ve görüşmelere hazır olduğunu bildirmişti.

*Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşmadan sonra, Türkiye’nin Koalisyon ve muhaliflere karşı alacağı tavır size göre nasıl olur?

Suriye’nin birçok bölgesinde birçok kişiyle görüşmelerimiz oldu. Arkadaşlarımız muhalifler içerinde yer alan …… ile tartışmalar yürütüldü. Proje ve tartışmaları kabul ettiler. Sayın Heysem Menai, Federasyonu kabul ediyor, ancak bunu resmi olarak duyuramaz. Üzerlerinde baskı yaratacağını söylüyor. Bizim kapımız bütün Suriye halklarına açıktır. Biz kimseye karşı değiliz, bütün kesimlerle görüşme gerçekleştirmeye hazırız.

*Son olarak Ortadoğu ve Arap devletleri ile görüşmeleriniz var mı? Buralarda temsilcilik açmayı düşünüyor musunuz?

İlişkilerimizi geliştirmek adına komşularla, özellikle Arap devletleriyle ve bütün Ortadoğu ülkeleriyle çalışma yürütüyoruz. Buralarla ilişkilerimiz var. Özellikle Mısır, Lübnan, Ürdün ve Tunus ile çalışmalarımız var. Bu ülkelerde temsilcilik açabiliriz. Bütün Arap ve Ortadoğu ülkeleri ile ilişkilerimiz olması gereklidir.

(cj/ad)

ANHA