İletişim | Hakkımızda
ANHA

Sîpan Hemo: Efrin’de zafer bizim olacak

QAMIŞLO – Türk devletinin Efrin işgalini değerlendiren YPG genel komutanı Sipan Hemo, Erdoğan’ın; Suriye halklarının devrim mücadelesini tasfiye etmek ve kendi kirli iktidarını halklar üzerinde hakim kılmak için Efrin işgal saldırısını başlattığını söyledi.

Erdoğan ve Türk devleti ile ittifak kuran çetelerin, Özgür Suriye Ordusu gibi bir oluşum ortada olmadığına dikkat çeken Hemo, “Bu çetelerin tek amacı Erdoğan’ın kirli ve katliamcı siyasetini uygulamaktır” şeklinde konuştu.

Erdoğan ve Türk devletinin Efrin işgalini ANHA’ya değerlendiren YPG genel komutanı Sipan Hemo, Türk devletinin Efrin’de sivilleri hedef almadıkları, sadece askeri üslere dönük saldırı gerçekleştirdikleri yönlü iddialarının asılsız olduğuna işaret ederek, “Türk devleti açıktan sivilleri hedef alıyor. Çünkü her bir Kürdü öldürülmesi gereken bir asker olarak görüyor. Biz bu işgale karşı direneceğiz. Halkımızla birlikte direneceğiz ve kesinlikle kazanacağız” dedi.

Sipan Hemo’un Türk devletinin Efrin işgal saldırlarına ilişkin sorularımızı yanıtı şöyle;

Türk devleti Efrin’e dönük işgal nedenini YPG’yi tasfiye amaçlı olarak açıkladı. Daha sonra sınırdan 30 km ilerleyeceğiz, denildi. Ardından YPG Efrin’i boşaltırsa saldırılarını durduracaklarını açıkladılar. Siz bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin Suriye’ye dönük politikaları tek tek iflas etti, sonuçsuz kaldı. Başta bu gerçeğin altını çizmek gerekir. Durum böyle olunca önce 2016’da Suriye’yi işgale başladı. Bu işgali Cerablus’tan başlattı. Fakat Efrin direnişi alanda daha fazla ilerlemelerine izin vermedi. Şimdi bu kirli politikalarını bir kez daha yeni bir işgalle gerçekleştirmek istiyor. Erdoğan 30 km ilerleyeceklerini açık şekilde söylüyor. Bununla Kürt coğrafyasını işgal edeceğini ve kazanımlarını tasfiye edeceğini açık bir şekilde dillendirmiş oluyor.

Erdoğan hakimiyet alanına genişletip, buralarda Müslüman Kardeşleri (Ihvan-I Müslim) yerleştirmeye çalışıyor. Suriye içindeki krizde kendince yeniden ağırlığını koymak istiyor. Güç gösterisine girişmiş durumda. Bu gösterişini de Kürt coğrafyasının işgaliyle göstermeye çalışıyor.

Sözüm ona sınır güvenliği gereği Efrin’i işgal edip Bab’la birleştirmeye, bu iki yeri de idlib’e bağlamaya çalışıyor.

‘Kilise füze attığımız tam bir yalan’

Türkiye işgalini meşrulaştırmanın çeşitli yollarını deniyor. YPG’nin Kilis’teki bir hastaneye 4 füze fırlattığını iddia ediyor. YPG genel komutanı olarak bu iddialara cevabınız nedir?

Birliklerimiz hiçbir şekilde ne Kilis’i ne de bir başka kenti hedeflememişlerdir. Tam bir safsata. Bu kesin olarak böyledir. Türk basınında çıkan bu iddiaların tek amacı Efrin işgalini meşrulaştırma gayreti gayretidir. Yine Ezaz’daki hastaneyi de hiçbir şekilde hedef almadık. Türk devletinin bu hastaneleri bilerek hedef almış olma ihtimali yüksektir. Çünkü buralarda büyük kayıplar var. Bu saldırılar Türk savaş uçakları tarafından da gerçekleştirilmiş olabilir.

Aynı bu iddiaları Türk devleti Cerablus işgali öncesi de gündeme getirdi. O zaman da Kilis’e topçu saldırıları yapılıyor, dedi. Bunlar işgali meşrulaştırmanın beyhude çabalarıdır. Tüm bu iddialar gerçekle hiçbir bağlantısı olmayan yalanlardır. Hatta tüm iddiaların tersi doğrudur. Gerçek olan şudur ki, Türk devleti yıllardan beri paralı çete grupları yoluyla bize saldırılar gerçekleştiriyor.

‘Erdoğan Kürtleri öldürmeyi kendisine hak görüyor’

Efrin işgal saldılarılarında sivilleri katletmesine rağmen, sadece askeri güçleri hedef aldıklarının propagandasını yapıyorlar. Ne diyorsunuz?

Herkes şunu bilsin ki, Erdoğan’a bağlı medya organlarında çıkan hiçbir bilginin gerçekle bağlantısı yoktur. Bugün Efrin’de yaşanan direkt olarak sivillerin hedef alınarak, katledilmesi durumundur. Kaldı ki, bu medya iki aydır Efrin işgalinin ve bu katliamların zeminini hazırlayan bir medyadır.

İşin doğrusu şudur. Erdoğan’ın katlettiği sivilleri savaşçı olarak nitelemesi, her Kürdü bir savaşı olarak görmesinden kaynaklanmaktadır. Bu şekilde her Kürdü öldürmeyi kendisine hak görüyor. Onun için katlettiği sivilleri ısrarla savaşçı, asker olarak nitelendiriyor. Oysa gerçek şudur. Erdoğan köyleri ve kentleri hedef alarak sivilleri katlediyor.

‘ÖSO değil, satın alınmış çeteler’

Bazı çete örgütleri şimdi Türk ordusunun işgal saldırılarıyla eş zamanlı olarak sizin güçlerinize saldırıyorlar. Bu iki taraf arasındaki bu ittifakı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Suriye halklarına şunu açık bir şekilde söylemek isterim. Erdoğan Suriye halklarının geliştirdiği devrimi tasfiye etmek ve kendi iktidarını hakim kılmak istiyor. Dikkat edin işte o sözüm ona kendilerine özgürlük ordusu diyenler sadece Kürtlere saldırıyorlar. Peki nerede kaldı bu güçlerin “özgürlüğü.”

Şu anda tüm çete grupları Erdoğan ve Türk devletinin kirli amaçlarını gerçekleştirmek için savaşıyorlar. Suriye halklarının çıkarlarını sattılar. Bu çete gruplarının Suriye halklarıyla, Suriye halklarının özgürlük mücadelesi tek bir alakası yoktur. Bunlar çete gruplardır ve Erdoğan bunları parayla da satın almıştır.

‘Rusya Kürtlere ihanet etti’

Başta Rusya olmak üzere diğer küresel güçlerin Efrin işgal saldırılarına yönelik tutumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ayrıca Rusya bir süredir Efrin’de askeri gücünü de bulunduruyordu.

Faşist Türk devleti herkesin gözü önünde Kürtlere karşı bir işgal ve katliam savaşını yürütüyor. Bu işgal ve katliamlardan tüm dünya sorumludur. Onun için kimsenin sessiz kalma lüksü olamaz.

Şimdi durumu en fazla açıklığa kavuşturulması gereken Rusya’dır. Biz de bunu halkımızla açık şekilde paylaşmak durumundayız. Rusya mevcut durumda işgalci ve katliamcı Türk devletiyle tam ittifak halinde ve bize karşı savaş cephesinde yer almaktadır. İki yıldır Rus güçleri Efrin’dedir ve sürekli olarak Kürtlerle birlikte bir takım sorunları çözeceklerini iddia ediyorlardı. Sürekli olarak Kürtlersiz bir çözüm mümkün değil, diyorlardı.

Rusya ile bazı anlaşmalarımız vardı. Ama Rusya bir gecede bu anlaşmaları yok sayarak bize ihanet etti. Açık şekilde bizi sattı. Çünkü Kürtlersiz bir çözümün mümkün olmadığını ve Kürtlerle birlikte sorunları çözeceklerini iddia ediyordu. Fakat şimdi yaşananlar Rusya’nın gerçekliğini deşifre etti.

Rusya tüccar bir ülkedir. Anlaşılan Türk devleti ile bazı anlaşmalar yapmışlar. Efrin işgaline dönük tutumu Rusya’nın ilkesiz bir devlet olduğunu gösterdi.

Fakat şunun altını çizmek isterim. YPG-YPJ ve QSD ile halkımızın mücadelesiyle yeni bir tarih yazılıyor, yazılacaktır. Bir gün gelecek ve Rusya da bu ilkesizliğinden dolayı Kürtlerden özür dileyecektir.

‘Zafer bizim olacak’

Kürtler bu direniş ruhunu nereden alıyor?

Biz özgürlükçü bir halkız. Tutumumuz başından beri bellidir ve nettir. Türk devletinin işgal saldırılarına karşı direneceğiz. Halkımızla birlikte direnişimizi daha da büyüteceğiz. Bu ilk direnişimiz ne ilk ne de sondur. Kobane’de gelişen direniş ruhu Efrin’de daha da büyüyerek zafere ulaşacaktır. Biz bu gücümüzü, moralimizi halkımızdan alıyoruz. Zafer kesinlikle bizim olacaktır. Çünkü direnişimiz haklı ve meşrudur.

ANHA