İletişim | Hakkımızda
ANHA

Soçi Türk devleti ve İran rejimini çılgına çevirdi

DILYAR CEZÎRÎ

Ekim ayı sonlarında Suriye krizi konulu Astana-7 Toplantısı düzenlendi. Toplantıda Rusya, İran, Türkiye ve benzeri ülkeler mevcut durumla alakalı herhangi bir değişiklik yapamadı. Astana-7 de diğer Astana ve Cenevreler gibi düzenlendi ve değişiklik ortaya koyamadılar. Astana-7 sona erdikten sonra bu ayın 18’inde düzenleneceği tahmin edilen “Suriye Halklar Kongresi” adlı kongre gündeme düştü. Rusya bu kongreye katılacak kesimleri de önceden belirlemişti.

Türk devleti ve İran rejimi çılgına döndü

Rusya, Demokratik Özerk Yönetim temsilcilerini Rusya’nın Soçi kentinde düzenlenecek kongreye davet etti diye İran rejimi ve Türk devleti adeta çılgına döndü. Her iki taraf da bunun gerçekleşmemesi için en üst düzeyde harekete geçti. Erdoğan Kuzey Suriye Federasyonu temsilcilerinin katılmaması için bu ayın 13’ünde Rusya’yı ziyaret edeceği tahmin ediliyor. Türk Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın bu kez Putin’e neler bırakacağı ve ona başını nasıl eğeceği belirsiz.

Öyle tahmin ediyorum ki Erdoğan bu kez nasıl ki Halep’i pazarlık konusu yaparak kendine bağlı çeteleri Halep’ten çıkarıp Suriye rejim güçlerine bıraktıysa bu kez de kendisine bağlı çetelere emir ve talimat vererek onlardan İdlib’den çıkarak bölgeyi Suriye ve İran rejimlerine bırakmalarını isteyecek. Bunu doğrulayan ise İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in üst düzey danışmanı Ali Ekber Velayeti’nin, Suriye rejim ordusunun ve destekçilerinin, Dêra Zor’dan sonra İdlib’e yöneleceğini beyan ettiği açıklamalarıydı. Yani Erdoğan bu kez Kuzey Suriye Federasyonu temsilcilerinin kongreye katılmamaları için elinden ne geliyorsa yapacak.

Suriye rejimini İran yönetiyor

İran da aynı konuda en üst düzeyde hareket ediyor. Birkaç gün önceye dönüp baktığımızda Suriye Rejimi Dışişleri Bakanı Velid Muallim, Rusya’daki görüşmelerden döndükten sonra Kürtlerle görüşme yapabileceklerini ifade etti. Dikkat çekici olan, Muallim bu açıklamayı iki kez yaptı. Muallim’in açıklamalarından ve Rusya’nın özerk yönetim temsilcilerini davetinden sonra Kürtlerin bölgede bir statüye kavuşmasını hiç istemeyen Türk devleti ve İran rejimi hatta girdi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ve Suriye Başkanı Danışmanı Buseyna Şaban’nın son açıklamaları da bunu doğruluyor. Esad ve Şaban’ın yaptığı bu açıklamalar, İran’ı ziyaretten sonra gerçekleşti. Ali Ekberi Vilayeti açıklama yaptı ve açıklamasında Suriye rejim ordusunun Reqa’ya yöneleceği tehdidinde bulundu. Yani bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere Suriye rejimini tamamen İran rejimi yönetiyor ve İran, Suriye rejimi yerine açıklamalar yapıyor. Bu nedenle de onlarla Rusya arasında çelişkiler var. Fakat İran, halen bitmeyen DAIŞ’e karşı karada yürütülen savaşta etkili olduğu için, ayrıca Rusya ve İran, Dêra Zor tarafındaki Suriye ile Irak arasında bulunan Ebu Kemal Sınır Kapısı’nı ele geçirmek istedikleri için çelişkilerini pek açığa çıkarmaktan yana değiller. Çünkü Rusya öncülüğünde Soçi kentinde düzenlenmesi planlanan ‘Suriye Halklar Kongresi’nin ertelenmesi böyle bir mesaj veriyor.

DAIŞ sonrası ne gibi değişiklikler olacak?

Suriye rejim güçlerinin Ebu Kemal Beldesi ve Sınır Kapısını İran, Rusya ve Haşdi Şabi yardımıyla aldığı belirtiliyor. QSD savaşçıları da DAIŞ çetelerine karşı savaş büyük adımlar atıyor. Yani DAIŞ’in Suriye’de bitişi çok yakın. Rusya, İran ve Suriye arasındaki çelişkiler DAIŞ’in Suriye’de bitişinden sonra ortaya çıkacak. Suriye rejiminin çelişkili açıklamalarından da bu anlaşılıyor.

(ge)

ANHA