İletişim | Hakkımızda
ANHA

Suriye’de yeni oyunlar devrede!

ANALİZ

AZİZ KÖYLÜOĞLU

Suriye de 3. Cenevre görüşmelerinin rüzgarının esmesi ile başlayan süreçte, ülkede savaşın da şiddeti en üst düzeye çıktı. Cephet El Nusra, Ehrar El Şam, Fîlek El Şam ve Özgür Suriye Ordusuna bağlı değişik bazı silahlı guruplarında desteği ile İdlib kentini kontrol altına aldı. Kendilerini “Fetih Ordusu” olarak adlandıran bu gurupların kazandığı “Başarı” dan sonra kısa zaman içinde kimi değişimlerin yaşanması bekleniyor.

Suriye üzerinde hesapları olan güçler arasındaki anlaşma bozulunca,  Suriye rejimi, Suni Arap muhalefetin elindeki birçok yeri geri alarak sahada muhalefeti güçsüz hale getirdi. Bu değişimde İran ve Lübnan Hızbullahı’nın da rolü vardı. Ancak temel etken, muhalefete destek veren güçlerin, bu desteği kesip yada azaltması idi. Değişen bu siyasi durumdan sonra Katar ve Türkiye aynı cephede yer aldılar. Mısır’ın durumundan dolayı ve Suriye’deki köktenci/radikal gurupların ilerlemesinden ötürü, Suudi Arabistan ve Amerika sahada çatışan guruplara fazla bir yardımda bulunmadı. Suudi Arabistan bu konudaki yaklaşımını “Verdiğimiz silah ve paralar köktenci/radikal gurupların eline geçiyor” diye özetlemişti. Bu yaklaşımda haksız oldukları söylenemez tabi.

Katar ve Türkiye, DAIŞ ile El Nusra’ya destek veriyor

Suudi Arabistan, Amerika, Katar ve Türkiye’nin bu siyaseti ile beraber DAIŞ ve El Nusra gibi guruplar desteklenmeye başladı. Bu siyaset sayesinde DAIŞ bölgedeki en etkili güç haline gelerek, Dêra Zorê ve Reqa gibi kentleri ele geçirdi. Katar ve Türkiye’nin desteği ile ilerleyişini sürdüren DAIŞ ile ilgili bir çok belge ve bilgi basında yer aldı.

Suudi Arabistan ve Amerika’nın, Suriye politikası değişti

Ancak görünen o ki mevcut politikada büyük bir değişim var. Hem Suudi Arabistan’ın politikasında hem de Amerika’nın Suriye politikasında değişimler yaşanıyor. Değişimlerin kaynağı Suriye de savaşan güçlerinden kaynağını almıyor. Suudi Arabistan’ın öncülüğünü yaptığı Arap koalisyonu Yemen’te Husilere karşı savaş başlattıktan sonra bölgenin düzeni değişti. Suudi Arabistan bu operasyonla bölgeye daha fazla nüfus etmek istiyor.

Güçler arasındaki çelişkiler sürüyor

Her ne kadar Suni güçler Şii İran’ın Ortadoğu’daki gücüne karşı kendilerini çok dağınık ve güçsüz hissetseler de, bu güçler İran ve Amerika’nın yakınlaşmasından dolayı duydukları korku, nedeni ile yeni hamlelere ihtiyaç duymaktadır. Amerika’da bir yandan İran üzerinde daha fazla kontrol sağlamak isterken, öte taraftan da Türkiye ve Suni Arap devletlerini yanında tutmaya çalışıyor. Ancak, bu söz konusu güçler arasında bölgeye ilişkin çelişkilerin son bulduğu anlamına gelmiyor. Irak, Suriye rejimi, Yemen Husileri ve Lübnan Hızbullah’ı her ne kadar varlıklarını İran’dan aldıkları yardımlara bağlasalar da, İran’ın Irak ve Suriye’deki, bazı tasarrufları bu güçler tarafından da kabul edilmektedir. “Suni İttifak” ise bir çok yönüyle çelişkiler yaşıyor. Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin Mısır politikasına karşı rahatsız durumda bulunuyor. Öyle görünüyor ki bu çelişkiler sürecek.

Süriye üzerinde yeni bir ittifak

Amerika’nın Suriye de bulunan muhalif silahlı güçleri eğitimine ilişkin aldığı karar, Suriye’ye yeni bir müdahalenin işareti oldu. Şimdi buna başlanmış durumda. Amerika’nın bu kararı, Suudi Arabistan ve Türkiye’yi de müdahalenin eşiğine getirdi. Ancak bu müdahale halen tam anlamı ile netleşmiş değil. Bunun başlangıç hamlesi İdlib idi. Cisir El Şûx’un ele geçirilmesinden sonra, bu güçlerin ilerlemesi sürüyor ve Alevi kenti Lazkiye’ye doğru ilerliyor.

İran ve Lübnan Hızbullah’ı ne yapıyor

Bazı gözlemcilere göre, hem Lübnan Hızbullah’ı hemde İran Suriye’nin kuzeyindeki güçlerini azaltıyor. Yine ayın gözlemcilere göre, Suriye rejimi bundan dolayı İdlib’i direnmeden Cephet El Nusra’ya terk etti. Buda İran ve Amerika’nın ortak ilişkilerine dair bir veri olarak yorumlanıyor.

Îttîfak Nusra’nın isminden rahatsız

Bu gün arazide ittifak (Amerika, Suudi Arabistan, Türkiye) adına var olan tek güç Cephet El Nusra’dır. Ancak bu güç, hem Amerika, hem Suriye ve hemde Türkiye tarafından terörist bir örgüt olarak kabul ediliyor. Ancak Ehrar El Şam ve Fîlek El Şam gibi Suriye Özgür Ordusu mensubu güçler öne çıkarılmaya çalışılıyor. Her ne kadar bu güçler arasında ideolojik anlamda pek bir fark bulunmasa da Cephed el Nusra, olmasada bu ittifak meşru görülüyor. Acaba şimdi bu ittifak sahada El Nusrayı etkisiz hale getirebilecek mi? Yoksa El Nusra mı bu taburları etkisiz hale getirecek?

Amerika tarafından eğitilen güçlerde Fetih Ordusunda yer aldı

Amerika tarafından ilk olarak Ürdün ve Türkiye’de eğitilen ve “ılımlı” diye nitelendirilen güçler şimdi sahada savaşıyor. Bazı gözlemcilere göre, İdlib’in ele geçirilmesinde görev alan bu güçler şimdi “Fetih Ordusu” için de görev alıyor. Ancak, bu güçlerin Ehrar El Şam örgütü gibi bir radikal örgütün içinde mi yoksa bağımsız bir şekilde mi yer aldığı bilinmiyor.

Suriye’nin kuzeyinde Suni bir bölge oluşturmak için hedef Halep!

Bir çok siyasi gözlemcinin belirttiğine göre, ittifakın hedefi 3. Cenevre görüşmeleri öncesinde Kuzey Suriye’de Suni bir bölgenin oluşturulması. Bunun içinde her ne kadar bu güçler şimdi Laskiye’ye yönelmişlerse de esas hedef Halep’tir! Pek çok gözlemci, Halep’in bir çok yerine kontrol eden Halit Heyani’nin öldürülmesini de buna bağlıyor. Bunu içinde şu ana kadar Halep’teki çok sayıda tabur “Fetih Ordusuna” katıldı.

Amaç hem DAIŞ hem de Rejimi zayıflatmak

Yeni ittifakın iki yönlü hedefi var. Suudi Arabistan ile Amerika, hem DAIŞ’ı hemde Suriye rejimini zayıflatmak istiyor. Buna karşın ise Türkiye ve Katar sadece Suriye rejiminin zayıflatılmasını istiyor ve DAIŞ’ı kendileri için bir tehlike olarak ta görmüyorlar. Buda söz konusu güçler arasında bir çelişkiyi ifade ediyor.

Kürtler tehdit altında

Ehrar Şam ve El Nusra gibi radikal örgütlerin güçlenmesi, Kürt bölgelerine yönelik bir tehdit oluşturuyor. Özellikle de Şêxmeqsut ve Eşrefiye gibi Kürtlerin yaşadığı mahallelerine yönelik bir operasyonun nasıl sonuçlar yaratacağı bilinmiyor. Ancak görülüyor ki Kürtler de bu gelişmelere karşı kendi hazırlıklarını yapmış bulunuyor ve olağan üstü bir duruma karşı hazırlıklı bulunuyorlar.

(lg)

ANHA