İletişim | Hakkımızda
ANHA

Til Temir direniş alanlarından notlar

İZLENİM

MEHMET NURİ EKİNCİ

TIL TEMIR – Çete saldırılarının devam ettiği Til Temir’de savaşın bir haftası geride kaldı. Çete saldırılarına karşı YPG, Habur Savunma Meclisi ve Süryani Savunma Meclisi’nin ortak geliştirdiği öz savunma savaşında şimdiye kadar onlarca çete üyesi öldürüldü, birçok askeri araç imha edilerek, çetelere ait silah ve cephaneye el konuldu.

Savaşın sürdüğü cepheyi yerinde görmek için YPG’nin alan sorumlularına başvuruyoruz. Aldığımız olumlu yanıttan sonra öğleye doğru yola çıkıyoruz.1 copy

İlk durak YPG güçlerinin şehir içinde savunma hattı olarak geliştirdiği yer oluyor. Bize tahsis edilen taksi ile YPG’nin savunma hattına ulaştığımızda YPG savaşçılarını öğle yemeğinde buluyoruz. Hemen bize yer açarak karşılıyorlar. Savaşın sıcak sürdüğü Til Temir şehrinde savaşa bilenlerin eline silah aldığı, analarında savaşçılara yemek gibi ihtiyaçlara destek olduğunu haberlerimizde belirtmiştik.

YPG’li savaşçıların yemek menusunda pilav ve kuru fasulye var. Bizi de sofraya davet ettikten sonra Serhat adlı YPG savaşçısı anaların pilava bugün fazladan su kattığından şikayet ediyor. Savaşın ortasında yenilen yemekte YPG savaşçıları hem günlük gelişmeleri tartışıyor, hem de olay ve olgulara kendi dünyasından esprili bir şekilde cevap veriyorlar. Zaman zaman yapılan bir espri sonrasında yükselen YPG savaşçılarının kahkahaları görenleri şaşırtıyor.

Çocuktan al haberi!9 copy

Yemek sofrası kaldırıldıktan hemen sonra bir ana elinde büyük bir tepsi üstünde YPG savaşçıları için hazırladığı sarmaları getirdi. Ana ile birlikte biri 4-5 yaşında kız çocuğu, iki çocukta geldi. Üzerinde YPG kıyafetleri olan kız çocuğunun ismi Viyan, tek tek YPG savaşçılarının elini sıkıp onları öptükten sonra gidip YPG komutanı Şoreş’in dizine oturdu. “bir eve gidersen çocukların sana yaklaşımından ailenin yaklaşımı anlarsın” sözü söylenir Kürtlerde. Viyan’ın YPG savaşçılarına yaklaşımından sarma getiren aileyi tanımak zor değil.

Bir yandan YPG savaşçılarının sohbetlerini dinliyor, gelişen sohbete dahil oluyor diğer yandan Viyan’ın YPG komutanı Şoreş ve diğer YPG savaşçıları ile şakalaşmalarını izliyorum. Bir evin hemen yanında ağır silahlarına yakın yemeklerini yiyen YPG savaşçıları gelişebilecek bir saldırıya karşı da hazırlıklı. Yemekten sonra dışarda kurulan ocakta odunlar üzerine kaynayan çaydanlığa gözüm ilişiyor. Ateşin üstünde fokur fokur kaynayan kara çaydandan içilen çayıb tadını yakından bildiğim için çayı sabırsızlıkla bekliyoruz.

YPG savaşçıları ise bir yandan etrafını toparlıyor, diğer yandan günlük ihtiyaçlarını karşılamak için gidip geliyor. Yemek getiren anne YPG savaşçılarına ihtiyaçlarının olup olup olmadığını soruyor, bir YPJ savaşçısı ise anneye yanlarındaki ekmekten vermek istiyor, anne ise evde fazladan var diyerek almadan eve dönüyor. Ancak Viyan ve abisi orda kalıyor.

Köprüyü kullanmayın uyarısı!5 copy

Bir yandan gitmek istediğimiz alan hakkında YPG komutanı Şoreş’ten bilgi alıyor, diğer yandan geliştirilen savunma mevzilerine bakıyorum. Yakın köylerde olan çetelerin mermilerin şehirde halka zarar vermemesi için okul ve mahallenin önünde topraktan bentler göze çarpıyor. YPG savaşçıları buradan sürekli çetelerin hareketlerini izliyor. Bir YPG savaşçısı okulun üzerinden Til Şamiran köyündeki hareketleri çok net gözüktüğünü söylüyor.

YPG telsizinden komutanları olduğu anlaşılan biri köprüye çetelerin silah sıktığını ve kimsenin bu yollu kollanmaması yönünde talimat veriyor. Odun ateşi üzerinde kaynayan çayımızı içtikten sonra çok fazla zamana kalmadan izin isteyip yola çıkıyoruz.

Şehir çıkışındaki asayiş noktasında durdurulup evraklarımız kontrol edildikten sonra bir gelenek haline gelen asayiş üyesinin “xwede bi verebe” sözleri üzerine yola devam ediyoruz.

Habur’un öte tarafındaki Asuri köylerini çeteler işgal etmiş

Habur suyunu  sağ tarafımızda bırakarak Hesekê, Til Temir yolu üzerinde bir süre ilerledikten sonra  yörenin en stratejik tepesi olan Ruguba dağının zirvesine tırmanacağız.   Çölün ortasında Habur suyuna paralel olarak uzayıp giden arabamız çölün ortasında yer yer açık arazide neredeyse 15-20 uzaktan bile fark ediliyor. Savaş koşullarda araziye göre renk çok şeyi değiştirdiğini yakından bildiğim için içinde bulunduğumuz kırmızı renkli taksi risk oluştursa da YPG ve Asuri-Suryani savaşçılarını mevzilerinde görmek için gitmekte kararlıyız.

Ruguba köy girişinde bizi asaiş güçleri var. Nereden gelip nereye gideceğimizi görüp, evraklarımızı kontrol ediyorlar. Bizde çeteler ile YPG güçlerinin konumlandığı mevziler hakkında bilgi alıyoruz.  Haseke yolunun açık olduğu ancak yer yer çetelerin sivil araçlara mermi attığı için hızlı hareket etmeniz gerekir uyarısını yapıyorlar.

Köy girişindeki asaişi geçtikten sonra sola saparak köy içinden tepeye tırmanıyoruz. Çoğunluğu toprak evlerin oluşturduğu köy neredeyse bomboş.  Asuri köyleri ile arasında Ruguba köyleri arasında sadece asfalt yol geçiyor ve olası bir çatışmanın korkusundan köyler evlerinden dışarı çıkmıyor. Sadece sağda solda çobanlar ile birkaç insan göze çarpıyor.

Alanın en yüksek tepesine çıkmak için tepenin etrafında dolanarak yukarı çıkıyoruz. Yukarı çıktıkça kocaman ova altımızda kalıyor. Alana yabancı olduğumuz için ilk defa alanı bu kadar geniş ve yukarıdan görme şansına sahip oluyoruz. Kaleyi andıran tepe Suriye rejimi tarafından su depolama tesisatı olarak kullanılmış. Daha sonra YPG alanda askeri bir üs olarak kullanmış. Çete saldırılarına karşı Heseke-Til Temir arasında önemli ve stratejik bir tepe.

Kartal yuvasından Haburu seyrediyoruz

Kapıda bizi bir YPG gerillası karşılıyor. Kendimizi tanıtıyoruz. Alanda yabancı olduğumuz için üstlerine geldiklerimiz haber veriyorlar. Çete saldırılarından sonra Cizire Kantonun şehirlerinden birçok gönüllü olarak öz savunma için Til Temire gelmiş. Kapıda bir süre bekletildikten sonra içeri alınıyoruz. Daha önce çeşitli şehirlerde karşılaştığımız insanları burada da görüyoruz. “Sen nerden çıktın” diyerek güler yüzlü karşılıyorlar. Daha sonra gittiğim birçok YPG noktasında aynı moral ve güler yüzle karşılaşıyoruz. Ve bu bizde çetelerin teknik donanımlarına karşı inanç ve iradenin verdiği güç olduğunu düşünüyorum.

Birçoğu farklı çalışma alanlarından gelmelerine rağmen çete saldırılarına karşı aynı mevziiyi tutuyorlar. Dışarda kurulu bulunan masanın başına oturuyoruz. Daha önce tanıdığım Jehat adlı meclis yöneticisi alanı tanıyıp tanımadığımı soruyor. Tanımadığımı söyleyince alanı boydan boya görebileceğimiz şekilde bir yere giderek alanı tanıtıyor. Kıvrılarak çölde uzayıp giden Habur suyunun etrafında köyler çıplak gözlerle seyrediyoruz.

Çeteler rüyalarında tepeye çıkar!

Habur suyunu diğer tarafında kalan Asur köylerinin DAIŞ çeteleri tarafından işgal edildiği yerleri tek tek görüyoruz. Bagubanın hemen karşısında Habur suyunun kenarında kalan köyde ise Asuri Askeri meclisi savaşçılarının olduğunu öğreniyoruz. Alanı bir süre izledikten sonra YPG, YPJ ve Cizire Kantonu askerlerinin konumlandığı mevzilenme hatları göze çarpıyor.

Yanımızda duran Hogir adlı YPG savaşçısı çetelerin yerlerini deşifre olmamak için gece hareket ettiklerini söylüyor. İnisiyatifin kendilerinde olduğunu söylüyor ve son birkaç gecedir çetelere vurdukları darbelere dikkat çekiyor. Bir süre tepenin değişik yerlerinden hem alanı hem de tepeyi tanıyoruz. Etrafta ağır silahlar göze çarpıyor. En üstte ise YPG savaşçılarının uzun menzilli doçkaları göze çarpıyor. Daha sonra indiğimiz Asuri köyünde Asuri Askeri Meclisi Yöneticisi Berver Xoşaba çetelerin tepeyi istediğini anlatacaktı. Alabilirlermi diye sorumuza Xoşabi rüyalarında görürler o tepeye çıkmayı. Aynı şeyleri tepedeki YPG gerillaları da söyleyerek tepenin kendileri için ne denli önemli olduğunu anlatıyorlar.8 copy

Bulutlar toplanmaya başlıyor, geceye çok zaman kalmadı, ayrıt ayrılma zamanı diyoruz. Tepedeki savaşçılarla tek tek vedalaşıyoruz. Jehat, Heseke yolunun açı olduğunu ama çete saldırılarına karşı arabayı hızlı sürmemiz konusunda uyarıyor. Taksimizin kırmızı renkli olması çölde uzak yerden bile fark ediliyor başlı başına bir sorun. Tepeye tırmanmadığımız yoldan geri dönerek köy girişindeki nizamiye yerine geliyoruz. Selamlaşarak yolumuza devam ediyoruz.

Yolun sol tarafında Habur suyunun kenarında kalan Asuri köyüne dönüyoruz. Bizden önce köye giren iki askeri araçtan sonra gidiyoruz. Köyün girişinde nizamiye ve karargâh olarak kullanılan yerde bizi birkaç Asuri Askeri meclisine bağlı savaşçı karşılıyor. Kendimizi tanıtıyoruz. Yörenin meşhur kavramı ehlen ve sehlen diyerek içeri davet ediliyoruz.  Bir masa ve birkaç sandalyeden oluşan mütevazi bir odaya davet ediliyoruz. Kendimizi tanıttıktan sonra geliş amacımızı iletiyoruz.

Çeteler halkımız üzerine katliam yapmak istiyor!

Yüz hatlarından sinirlendiği anlaşılan Asuri Askeri Meclisi Yöneticisi Berver Xoşaba, masa üstündeki yumruklarını sıkarak “ihanete uğradık. Yıllarca yanı başımızda oturan kimi Arapların ihanetine uğradık.” Xoşaba’nın bu iddiasına Til Temir ve yöresinde konuştuğum birçok kişi teyit ederek, “yöreden ihanet edilmemiş olsaydı, çeteler tüm noktalara bu kadar rahat sızamaz, bu şekilde bir askeri darbeyi vuramaz” diyordu.

Yaptığımız sohbet ve daha sonra kamer karşısında konuşan Xoşabi Asuri köylerinin karşı karşıya kaldıkları çete saldırılarının zamanlamasına dikkat çekti. Xoşabi değerlendirmesinde, çetelere karşı halkların birliğinin önemine değindi. Binlerce yıldır bu topraklarda diğer halklarla kardeşçe bir arada yaşadıklarını, çetelerin  bu kardeşlik ve birliği bozmak için devreye girdiğini ifade etti. Halkı savunmak için YPG, YPJ, Süryani Askeri Meclisi, Asayîş ve Sotore ile beraber hareket ettiklerini aktararak tüm bölgeyi savunabilecek güçte olduklarını ve inisiyatifin kendilerinde olduğunu söyledi.2 copy

Xoşabi son olarak ta öz savunma gücü içinde yer almaları için Asuri gençlerine çağrıda bulundu. DAIŞ çetelerine karşı savunma savaşında herkesin yerini almasını, güçleri oranında maddi ve manevi katkıda bulunması gerektiğini ifade etti. Uluslar arası güçlerden de oluşturmak istedikleri askeri savunma gücüne silah yardımı yapmalı, “Koalisyon güçleri DAIŞ’e yönelik hava saldırılarını artırmalıdır. Yerdeki güçlerimiz DAIŞ ile savaşmaya yeter. DAIŞ çetelerine karşı mücadele ettiklerini iddia eden uluslar arası güçler şayet bu konuda samimi iseler, bize silah, cephane ve lojistik konusunda yardım etsinler. Bu yardımları yaparlarsa çeteleri her yerde yeneriz” dedi.

Asuri Savaşçılar Til Hemis ve Til Berak zaferinden moral alıyor

Xoşaba ile konuştuğumuz esnada dışarda bir kaç doçkadan oluşan askeri güçlerde bir hareketlenme oldu. Bir süre sonra bir kaç gümbürtü sesi duyuldu. Etraftaki Asuri güçlerinin rahat hallerinden çok olumsuz bir durumun gelişmediğini anladık. Daha sonra bu durumun doğal bir hal aldığını, çete hareketlerine karşı Asuri savaşçıların sürekli cevap verdiğini öğreniyoruz.

Asuri Komutan ile sohbetimizi bitirdikten sonra çetelere mermi sıkarak dönen Asuri savaşçılarının yanına gidiyorum. Iki genç savaşçı araba üzerindeki doçka ile uğraştığını görüyorum. Yanlarına giderek hem sohbet etmeye hemde bir kaç kare resim çekmek istiyorum.

Bir yandan sohbet ediyor, ruh hallerini anlamaya çalışıyorum, diğer yandan yakaladığım resimleri çekmeye çalışıyorum. Zira kişi olarak ilk defa Asuri savaşçıları bu kadar yakından tanıyorum. Doçka arabasının etrafındaki bir kaç savaşçı ile bu arada konuşuyuz.

Bir elinde karnas suikast silahi, sırtında kleş olan Davit isimli Asuri savaşçıyı gelişmeleri nasıl gördüklerini soruyorum. Davit, “çeteler her yerde darbe alıyorlar. Özellikle Kobanê zaferi çeteler için yok olmanın başlangıcı oldu. Tilhemis ve Tilbarak taki YPG, YPj zaferleri herkes için bir moral, çeteler için bir çöküntü oldu. Çeteler hava koşulları ve etrafımızdaki hain Araplar dan da faydalanarak bizden intikam almak istediler. Saldırdıkları köylerimizde sivil savunmasız insanlarımız vardı. Birde saldırı öncesinde Türk devleti çetelere destek vermek amacıyla Habur suyunu bıraktı. Tüm bunlar tesadüf değil. Biz şimdi bunları tartışıyor, onun üzerinden kendimize yeni hedefler belirliyoruz.”

konuştuğumuz diğer Asuri savaşçılar da düşünceleri David ‘in konuşmasına parallel ve yakındı. Akşam az bir zaman kala Xoşabi ve David ile birlikte Habur suyunun diğer tarafında Asuri köylerinde kalan çetelerin mevzilenmelerini bir süre takip ettikten sonra izin isteyerek ayrılıyoruz.

Yolda Havanlar bize eşlik ediyor7 copy

Asuri Askeri Karargah ile Til Temir şehri arsında neredeyse bir 15-20 km yol var.  bu yolun özellikle iki köy arasındaki kısmını hızlı geçmemiz konusunda daha once uyarılmıştık. Arabamızın kırmızı renkli olması saldırı riskini daha da artırıyor. Arabayı süren Hüseyin adlı yurtsevevrimiz yıllardır bu yollarda ve gelişen çete saldırılarında YPG güçlerinin yanında olduğu için daha tecrübeli.  Yolu kazasız belasız aşıp şehre ulaşışıyoruz. Şehrin giriş noktasındaki nizamiye kontrol noktasında gerekli controller yapıldıktan sonra yolumaza devam ediyoruz. Daha asaişi geçeli bir kaç yüz mekre geçmeden hemen aşağımızda büyük bir gürültü ile bir obüs topu patlıyor. Bize mi atıldı, yoksa nizamiye mi atıldı anlayadık. Yola devam ederek şehir içine girdik.

Şehit anneleri öfkeli, YPG kararı şehit anneleri verecek!6 copy

Çetelerin saldırısında şehit düşen Bahoz adlı YPG savaşçısı meslektaşlarım ve ekip olarak birlikte çalıştığım Dicle arkadaşın yeğeni, Dilsöz’un ise ağabeyi. Şehidin evine doğru yol alıyoruz. Eve gittiğimizde Anha muhabir ve editörlerinin bir çoğunun başsağlığı için geldiğini görüyoruz. Içerdekilerin tümü neredeyse tanıdık. Duygusal bir atmosfer oluşuyor. Hamdiye anne tüm şehit annelerinin duyguların ifade edercesine, ihanet dünyanın hiçbir yerinde cezasız kalmıyor, kalmamalı. Bu köy üçüncü kez bize ihanet ediyor. Oysa biz yıllardır onlarla kardeşlik hukuku üzerinden yaşamak istemiştik. Çelerin içinde olmasalardı, onlara öncülük etmeselerdi çeteler bu kadar büyük bir darbeyi bizi vurumaz, Asuri kardeşlerimiz bu kadar düşmanın eline esir düşmezdi.

Hamdiye annenin duygularına cevaben konuşlacak çok şeyin olmadığını içerde oturanların sessizce duruşlarından anlaşılıyor. Sedece evet dercesine başlarını sallıyorlar. Hamdiye anne, tam üç evladı şehit. Jinda adlı YPG komutanı gecen yıl Afrinde çetelere karşı savaşırken şehit olmuş. Yegeni ve gelinin kardeşi Kesra üç ay önce şehit oldu. Ve göz nuru gibi büyüttüğü Bahorum dediği torunu çetelerin 23 Şubatta Til Temire saldırısında Habur köylerindeki halkı kurtarmaya giderken çeteler tarafından şehit edildi.

Şehit ailesine yaptığımız ziyaret esnasinda çetelerin şehre top atışları gelişiyor. Başlağı dileğinde bulunarak ayrılıyoruz. Top atışlarının yönü tespit etmek ve görüntülemek için şehir içinde yüksek bir yere gitmeye karar veriyoruz. Tepeye ulaştığımızda savuşma güçlerinden bir kaç YPG ve Asuri savaşçılarınında bizim gibi top atışlarının yönünü tespit etmeye çalıştıklarını görüyoruz. Selamlaşıp birlikte şehri ve çetelerin konumlandığı hattı taramaya 3 copyçalışıyoruz.

Til Temir savunma güçleri öfkeli biran önce intikam almak istediklerini ifade ediyorlar. Ilan edilen şehitler üzerinden sohbet açılıyor. Savaşçılar anneler haklı. Anneler bu savaşın gidişatina karar verecek. Biz bu halkın acılarını dindirmek için yola çıktık. Halkların kardeşliğini bozmak için bazı karanlık güçler sürekli iç ihaneti geliştirmek istiyorlar. Bu iç ihanet temizlenmeden Til Temirde yaşayan, Kürt, Asuri-Suryani ve Arap halkları barış içinde yaşayamaz. Sohbet koyulaşmış, güneş ise çoktan yerine gecenin karanlığına bırakmıştı. Gece örtüsünü Habur suyunun iki yakasında uzayıp giden ovayı örtmeye başlamıştı. Yeni gün yeni bir umuttu bu topraklarda sürekli. Yeni bir günü karşılak için izin isteyerek ayrılıyoruz.

(ss)

ANHA