İletişim | Hakkımızda
ANHA

Türk devleti El Nusra’yı hakimiyeti altına almaya çabalıyor

Analîz

TÎRAST CÛDÎ

EFRÎN – Türk devleti İdlib’de planlı bir şekilde hakimiyeti kurmaya çalışıyor. Bu plana göre Türk devleti El Nusra’ya (Şam’ı Özgürleştirme Konseyi) bağlı çeteleri emirlerini doğrudan MİT’ten ve Bab El Hewa Eylem Odası’ndan alan diğer taburlara dağıtacak. Türk devleti Şehba Kantonu cephesinde bulunan birçok panzer ve topatarı geri çekerek İdlib ile Türkiye arasındaki Bab El Hewa ve Xirbêt El Coz sınır kapılarına yerleştirdi. Türk devleti kendini Suriyeli yurttaşların kanı üzerinden Suriye krizinin çözümünde yegane bir taraf olduğunu göstermek amacıyla Türk devletinin tüm bu hareketliliği basın yoluyla bir propaganda aracı olarak yürütülüyor.

Kapıdaki savaş ve Rusya’nın son dönemlerde İdlib eyaletine yönelik hava saldırıları gözler önündedir. Acaba önümüzdeki dönemlerde ne gibi senaryolar var? Acaba İdlib savaşı ne gibi sonuçlar doğuracak, bu savaştan kim ne alacak? Bölgesel güçlerin askeri ve siyasi alandaki rolü nedir?

Bir aya yakındır ağır ve orta silahlardan oluşan cephane konvoyu özel kuvvetlerle birlikte Türkiye ile İdlib arasındaki Bab El Hewa Sınır Kapısı’ndan akıyor. Aynı zamanda El Nusra çeteleri Suriye kırsallarından Efrin Cindirêsê karşısında bulunan İdlib eyaletindeki Atmê Beldesi’ne cephane ve askeri yardımlar getirdi. Buradaki cepheyi Demokratik Suriye Güçleri QSD’ye karşı durması ve gündemdeki İdlib savaşında olaylara karşı göz yumması amacıyla Feyleq El Şam çeteleri yerleştirilmiş durumda.

Türk devletinin sınır bölgesindeki güçleri her geçen gün artıyor ve son olarak panzer ve topatarları da İdlib sınır bölgesine konuşlandırıldı. Güvenilir bir kaynaktan alınan bilgilere göre, sınır üzerinde konuşlanan tank sayısı 67. Türk ordusu ayrıca 3 bin 500 askeri burada görevlendirdi.

Aynı kaynağın verdiği bilgilere göre Ehrar El Şam, Türkistan İslam Partisi, Feyleq El Şam, Mücahitler Ordusu Bileşimi ve Cephet El Şamiye çeteleri Türk subaylarının denetimi altında Cephet El Nusra’nın İdlib’deki noktalarına yönelik ortak hamlesine katılacak. Bu hamleden amaçlanan El Nusra’nın siyasi ve askeri olarak tamamen Türk devletine bağlanması. Türk güçlerinin kolayca İdlib’e girmesi için Suriye’deki bazı şahsiyetlerle görüşmeler yapıyor. El Nusra çeteleri de idamdan sıyırmak için güçlerini sınır bölgesine dağıtıyor.

El Nusra çeteleri, İdlib ve Halep’in güney kırsalında Nuredîn Zenki Hareketine son savaşa karşı hazırlık yapmak amacıyla İdlib’de askeri taburlarını ve kendisine bağlı 46’ncı alayı Halep’in batı kırsalından Daritizzê Beldesi’ne sevk etti. Bu da El Nusra’nın halkın desteğini arkasına almak için yaptığı bir harekettir. Üstelik birçok tabur, parayla ve silah yardımıyla Türk devletine karşı bağlılığını ifade etmişken.

Türk devletinin planında, tüm taburları Mihemed Faris ve Cewad Ebû Heteb öncülüğünde ‘Ulusal Ordu’ adı altında birleştirip her bir taburu bir bölgeye sevk etme var. Örnek olarak, Feyleq El Şam Cewad Ebû Heteb Taburu ve Türkistan İslam Partisi’ne İdlib düşecek. Ehrar El Şam’a ise Xab Ovası düşecek. Cisir Şixor Beldesi’ne bin 200 İhvanı Müslimin askeri sevk edilecek ve El Nusra’nın tüm çeteleri MİT ve Türk devleti gözetimi altında bu taburlar üzerinden dağıtılacak. MİT, İdlib’de Savunma Bakanı olarak görev alacağına dair Cewad Ebû Heteb’e söz verdi. Mihemed Faris ise onun yardımcısı. Ayrıca kıyı noktalarını da ayrılan subaylara teslim edilecek.

Öte yandan El Nusra çeteleri, devletlere karşı siyasetini değiştiriyor. Üstelik Suriye savaşında bu güçler İdlib’de bir savaş yürüteceklerini söylemişken. Çeteler kıyafetlerini değiştirdi ve sakal tıraşı oldu. Bahsi geçen plan temelinde hazırlık yapmak için artık ÖSO adı altında toplantılara katılıyorlar. Türk devleti bu planla sadece El Nusra çetelerinin kıyafetlerini değiştirmek istiyor.

El Nusra çeteleri Hama kırsalında Suriye rejim güçleriyle bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşmaya göre Hama ile El Qelha bölgesi arasında bir sınır kapısının açılacak. Ayrıca El Nusra’nın sınır kapısına yakın olan tüm üsleri, noktaları kapatılmalı ve Suriye rejiminin elinde esir bulunan 30 El Nusra çetesi serbest bırakılacak. Bunun yanında bu bölgede aralarındaki çatışmalar durdurulacak.

10 Eylül’de ise El Nusra, rejim yanlısı Suriyeli bir parlamenter olan Şêx Ehmed El Derwîş ile kendi Derwîş’in köyü olan Hama’nın doğusundaki Ebu Dilî Köyü’nde kendisini ziyaret etti. Görüşmelerde El Nusra çetelerinin Hama’nın doğu bölgesindeki emirlerinden olan Hec Welîd El Dolanî vardı. Fakat şimdiye kadar anlaşmanın ayrıntıları açıklanmadı.

Bunun yanında Şêx Ehmed El Derwîş, 200 askerden oluşan ‘Elwan Tugayı’ adında yeni bir tugay kurmak ve İdlib’de bulunan Suriye ile Rusya güçlerine yardım etmek için Rusya’dan 6 panzer ve birçok (14,5 ve 23’lük) silah aldı.

Öte yandan Hama savaşında El Nusra’ya bağlı bazı üyelerin öldürülmesi ve Ehrar El Şam’dan Bab El Hewa Sınır Kapısı’nda 800 askeri araca el koyması nedeniyle El Nusra çetebaşları arasında çelişki ve anlaşmazlıklar çıkmıştı. Şu an ise Feyleq El Şam ile El Nusra çeteleri arasında iş birliği söz konusu. Feyleq El Şam, El Nusra çeteleri için aylık olarak 4 bin cephanelik temin ediyor.

İdlib’de bulunan Ibin Teymiyê ve Hêza 23 taburları, QSD güçlerinin yerleşik olduğu Efrin Kantonu’nun Cindirêsê bölgesine bağlı Dêrbelût ve Dêwa köyleri cephelerinde yer almak için birçok kişiyi parayla kendi saflarına kattı. Katılan bu kişilerin çoğu ise göçmen olup işsiz kalmaları nedeniyle mecburiyetten katılmıştır.

Türk devleti tüm imkanları ve gücüyle El Nusra çetelerini savaştan uzak tutmak ve Suriye’nin kuzey ve batısındaki varlığını bu çeteler yoluyla güvenceye almak istiyor. Üstelik İdlib eyaleti geneline hakimiyetini dayatıyor, bu da Rusya’nın onayı ile olur ve Tük devleti El Nusra’nın askeri gücünü kaybetmeden hakimiyeti altına almaya çalışıyor. Fakat eğer Türk devleti El Nusra’yı hakimiyeti altına alamazsa acaba Rusya İdlib’de yeni bir tutumu ortaya çıkaracak mı? Yoksa Amerika ve müttefiki olan Suriye Demokratik Güçleri QSD bu konuda başka bir tutum mu ortay çıkaracak?

(ge)

ANHA