İletişim | Hakkımızda
ANHA

Türk devleti ve DAIŞ yeni plan peşinde

ANALİZ

AZİZ KÖYLÜOĞLU

Suriye’deki aktörlerin şuanki pozisyonlarına bakıldığında herkesin Demokratik Suriye Güçleri yada kısa adıyla QSD güçlerinin Rakka ve Minbic hamlelerini beklediği anlaşılıyor. Rakka’nın kuzeyindeki hamle sürerken, yakın zaman açısından esas hedefin orası olmadığı biliniyordu. Zaten herkesin gözü DAIŞ’ın Batı’ya açılan son kapısına çevrilmişti. Beklenen oldu ve Minbic operasyonu başladı. Bu operasyonun öncülüğünü Minbic Askeri Meclisi yapıyor ve QSD güçleri de kısmi destek veriyor. Bu da tam olması gerekendi. Her bölgenin kendi özgünlüğüne göre güç organize etmesi, herhalde QSD’nin en büyük becerilerinden biri olsa gerek. Bu yaklaşım aynı zamanda bölge halkıyla yakın ilişkilerin oluşmasına ve destek bulmasına neden oluyor.

Bu yazıyı yazarken Minbic şehir merkezi kuşatmaya alınmıştı. DAIŞ ise QSD güçlerinin ilerlemesini durdurmak ve Koalisyon uçaklarının saldırılarından korunmak için klasik taktiğine başvurarak ilerlemeyi en azından yavaşlatmak istiyor. Sahada gösterdiği reflekslere bakıldığında DAIŞ’ın bu saldırı hamlesini kıramayacağını bildiği anlaşılıyor. Bundan kaynaklı olarak kendisine yeni yollar bulmaya çalışıyor.

Bunun başında da bir an önce geçişken bir koridor oluşturma çabası geliyor. Türkiye sınırı boyunca Türk devletinin himayesindeki gruplarına alan açarak o bölgeden çekilmek, bu taktiğini esasını oluşturuyor. Şuan Ezaz’ın doğusunda yaşanan gelişmeler zaten onun zeminini hazırlar mahiyette.

Birçok güvenilir kaynak, Türk devletiyle DAIŞ arasında bu konuda son günlerde görüşmeler olduğunu söylüyor.

Böylesi bir durumda DAIŞ’ın, en azından Türk devleti/AKP güdümlü çete gruplarıyla bir sınırının olması gerek. Ancak DAIŞ’ın Minbic-Cerablus bölgesini artık kullanabilme şansı yok. Elinde kala kala bir Bab bölgesi kalıyor. Eğer DAIŞ Bab bölgesinde tutunabilirse ve Ezaz’ın doğusunda yaptığı gibi Türkiye sınırını Cerablus’a kadar AKP/Erdoğan destekli çete gruplarına bir anlaşmayla bırakırsa, o zaman Avrupa’ya açılma kapısını Türkiye üzerinden açık tutmayı başaracaktır.

DAIŞ’ın ani bir kararla Maree kuşatmasını kaldırmasının altında, Türk devlet yetkileriyle yapılan gizli görüşmeler ve anlaşmaların olduğu bilgisi bölgede yayılıyor. Türk devletinin DAIŞ’a “bölgenin kendi denetimindeki güçlere teslim edilmesi durumda bu bölgeden DAIŞ’ın  eleman ve lojistik akışının durdurulmayacağı” sözünü verdiği belirtiliyor. Bu durum aynı zamanda DAIŞ ile diğer çete grupları ve Türk devleti arasında yeni dengenin oluştuğunu gösteriyor.

DAIŞ’ın artık Şehba bölgesinde, yani Halep’in kuzeyinde yaşama şansı giderek zayıflıyor. Bunun tüm belirtileri var. Türk devleti ise DAIŞ’ın bu durumundan yararlanmak istiyor. DAIŞ ise mevcut koridorunu ancak Türk devletiyle uzlaşarak sağlayabileceğinin farkında. Türk devleti ise kantonların birleşmesinin önünü kesmenin tek yollunun DAIŞ ile bir şekilde uzlaşmaktan geçtiğini düşünüyor. Bu açıdan son iki gündür DAIŞ’ın Ezaz’ın doğusundan çekilmesinin önemli bir nedeni de, bölgeden çekilme karşılığında çete gücü gönderebileceği, cephane ve lojistik ihtiyacını karşılayacağı açık bir koridora sahip olacak olması. Bu koridor, aynı zamanda sözde Özgür Suriye Ordusu görünümünde olacağı için, özellikle Türk devleti ve Suudi Arabistan gibi devletlerin yoğun desteğine dayanacak. DAIŞ’ın bu destekten yararlanmaması düşünülemez.

Aslında plan şu: QSD güçleri Minbic ile sınırlı tutulacak, DAIŞ’a Bab üzerinden bir giriş bırakılacak; ama bu giriş Türkiye sınırlarında değil, Rai kasabasının güneyinde olacak. AKP/Türk devleti destekli çeteler Ezaz-Cerablus hattı boyunca DAIŞ’ın çekileceği yerlere yerleşecek. Bu şekilde Kuzey Suriye Federasyonu’nun en azından coğrafi olarak önüne geçilmeye çalışılacak. DAIŞ’a ise üstü kapalı destek sürecek.

Tabi bu ara Suriye rejimi ve İran ise, QSD güçlerinin Minbic ve Rakka operasyonlarından yararlanarak özellikle Tabqa’ya yönelik önemli bir ilerleme sağladı. Minbic operasyonu bu güçlerin de bölgede DAIŞ’a karşı hamle içine girip bunu kendileri için fırsata çevirmelerine fırsat sağladı.

Tabi herkesin hedefi farklı. DAIŞ, bölgedeki varlığını bir şekilde sürdürmek istiyor. Bunun için de özellikle Türkiye sınır hattını en azından kullanmak istiyor. Türkiye “Kürtler bir şey elde etmesin de kim ne yapıyorsa yapsın” hesabında. ABD herkesle bir şekilde ilişkili. Rusya, İran ile bölge rekabet halinde ve Suriye rejim güçlerinin alan kazanmasını umuyor.Demokratik Suriye Güçleri de DAIŞ ve terör odaklarını bölgeden temizlemek istiyor.

Yani durum bu kadar karmaşık…