İletişim | Hakkımızda
ANHA

‘Türkiye, dünya huzur ve barışını tehlikeye atıyor’

CÎHAD ROJ

HABER MERKEZİ-  Araştırmacı-yazar Mihemed Nûredîn, Türkiye’nin bölge ve dünya barışını tehlikeye attığını belirtti.

Araştırmacı-yazar Mihemed Nûredîn ile Türkiye ve Avrupa arasındaki ilişkilere dair gerçekleştirdiğimiz röportaj şöyle:

*Son zamanlarda Türkiye ve Avrupa arasında ortaya çıkan gerginliği nasıl yorumluyorsunuz? Sizce, Avrupa devletleri neden AKP’nin Avrupa’da eylem gerçekleştirmesine izin vermedi?

Türkiye, Avrupa topraklarını Türkiye toprakları gibi görüyor. Avrupa’daki Türkiye vatandaşları toplantı, festival ve görüşmeler düzenliyor. Bu çerçevede, Türkiye de yetkililerini Avrupa’ya gönderiyor. Bu süreçte Türkiye’nin düzenleyeceği toplantı ve festival gibi etkinlikleri Almanya, Hollanda, Danimarka ve diğer devletler kendileri için karışıklık kaynağı olarak görüyor.

Diğer yandan, Türkiye ve Avrupa devletleri arasındaki ilişkiler, insan hakları özellikle de Kürt davaları sorunu sebebiyle karışmış durumda.

*Sizce, Türkiye ve Avrupa arasındaki ilişkiler neden bu aşamaya geldi?

İlişkilerin bu dereceye gelmesinde her iki taraf için de birçok sebep var. Demokrasi, özgürlük ve Kürt halkının yürüttüğü mücadele nedeniyle her iki tarafta çelişki mevcut. Öte yandan Türkiye, askeri darbe sebebiyle bazı Avrupa ülkelerini suçluyor.

Avrupa AKP’nin Kürt halkına, Alevilere karşı baskısı, teröre destek sunması, ifade özgürlüğü kısıtlaması, bölgedeki gazetecilerin özgürlüğünün kısıtlanması gibi konularda ciddi bir tepki göstermedi ve Türkiye’ye bu konularda herhangi bir baskı uygulamadı. Çok sayıda terör örgütü üyesi, her iki tarafın koordineli iş birliği ile Avrupa’ya geldi. Bu da Avrupa’nın teröre destek sunduğu anlamına gelir.

Avrupa’nın, Türkiye’nin güneydoğusunda (Bakurê Kürdistan’da) Kürt halkına karşı yürütülen katliam siyasetine ilişkin, Türkiye’ye ciddi bir tepki göstereceğini düşünmüyorum.

Ez ne bawerim ku Ewrûpa li hember siyaseta qirkirinê ku Tirkiyê li başûr rojhilatê Tirkiyê li dijî gelê Kurd dide meşandin, xwedî helwesteke cidî be.

*Sizce, Türkiye herkesi kendine düşman mı etti?

Son yıllarda yaşanan gelişmeler gösterdi ki Türkiye’nin ne daimi düşmanları, ne de daimi dostları var. Çünkü Türkiye, dönemine göre hareket ediyor. O yüzden de bazen Rusya ile, bazen İran ile gerginlik yaşıyor. Türkiye bu siyasetini BM, Avrupa ve Suriye’de de sürdürüyor. Sadece bu bile Türkiye siyasetinin, özellikle AKP siyasetinin güvenilmez olduğunu, ilişki kurarken temkinli olmak gerektiğini gösterir. Türkiye bu dış siyaseti ile herkesi kendisine düşman etti.

Bence, eğer AKP bu siyasete devam ederse, kendi içindeki krizi çözmek için bir çaba göstermezse ve yine Osmanlı İmparatorluğunu kurmak için çaba sarf ederse -ki bunun 80’i kaybetti- bu durum bölgenin ve dünya huzurunun, barışının üzerinde büyük bir tehlike oluşturuyor

*Türkiye’de Erdoğan siyaseti nerden besleniyor sizce?

Erdoğan siyaseti, daha çok Türkiye’deki toplumdaki din, mezhep, ulus konularındaki parçalanmalardan alıyor. AKP içinde yer almayan halklar, farklı biçimlerde (miting, grev, vs…) bu siyaseti kabul etmediklerini gösteriyor. Her oluşumun kendi savunmasını sağlaması gerekmektedir.

Daha yerel olarak konuşursak, Türkiye’nin başkanlık sistemini sert bir biçimde kullanacağını düşünüyorum. Bence, eğer 16 Nisan’da gerçekleşecek referandumda Erdoğan başarılı olursa, Türkiye’de durum çok karışacak ve çok fazla iç sorun patlak verecek.

(cj/na)

ANHA