İletişim | Hakkımızda
ANHA

‘Türkiye Suriye’de Sünni bir devlet oluşturmak istiyor’

SEYDO ÎBO- CAFER CAFO

EFRİN – Efrin Kantonu Savunma Konseyi Başkanı Ebdo Ibrahîm, Türkiye’nin Suriye topraklarını parçalamak ve Cerablus, Bab ve Halep’e kadar olan hat boyunca Sünni bir devlet oluşturmak istediğini belirtti.

Efrin Kantonu Savunma Konseyi Başkanı Ebdo Ibrahîm Halep ve Şehba bölgesindeki gelişmelere ilişkin ANHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

*Efrin, Şehba ve Halep’teki askeri gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Suriye’deki krizin 6. Yılında hala silahlı gruplar arasındaki çelişkiler devam ediyor. Buda krizin büyümesi neden oluyor. Suriye’deki krizi sözde çözme gayretinde olan uluslararası güçler krizi daha da derinleştiriyor. Bu durum başta Şehba bölgesi içinde geçerli.

Şehit Faysal Ebu Leyla Minbic Özgürleştirme Hamlesinin başında, Türkiye tarafından desteklenen ve Halep çevresine konuşlu bulunan Cebhet El-Nusra, Ehrar El-Şam, Nûreddîn El-Zingî ve Fetih Heleb Eylem Odası çeteleri, DAIŞ çetelerine destek olmak için ve Rojava’ya yönelik saldırılarına güç katmak için Şehba’ya yöneldi.

Türk devletinin planlarının boşa çıkmasının ardından bölgeye doğrudan müdahalesi gelişti. Minbic Askeri Meclisi savaşçıları Minbic’i özgürleştirdikten sonra Türk devleti Cerablus’u işgal etti. Şimdide Bab ve Halep’i işgal etmeye devam ediyor. Ezaz’da bazı gruplar Türk devletinin emirlerini yerine getiriyor.

Türkiye iki saat içerisinde Cerablus’u işgal etti, DAIŞ çetelerine El-Nusra çetelerinin kıyafetlerini giydirerek geçişlerini sağladı.

Bu duruma karşı NATO başta olmak üzere uluslararası güçler kendilerine şu soruyu sormalıdır: Türkiye, Halep’ten çekilmeleri konusunda El-Nusra çetelerini nasıl ikna etti?

*Halep’in doğusunda yer alan mahallelerde sivillerin de hedef alındığı şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Neden özellikle bu bölgelerde yoğun çatışmalar yaşanıyor? Bu bölgelerin jeopolitik önemi nedir?

Halep’te kim kazanırsa Suriye’nin genelinde de o kazanır. Yani eğer ki rejim Halep’te kazanırsa Suriye krizininde kazananı o olacaktır. Şam, Dara, Wear gibi Suriye’nin birçok bölgesinde rejim ile silahlı gruplar arasında uzlaşmalar oldu, bu durum neden Halep’te olmasın?

Halep Türkiye içinde stratejik öneme sahip. Aynı zamanda ekonomi ve finans merkezi olma özelliği de var. Bu yüzden Türkiye bu bölgeyi işgal ederek Osmanlı dönemini yeniden yaşatmak istiyor.

Türkiye Suriye vatandaşlarını kendi topraklarında pazarlık malzemesi olarak kullanıyor, AB’yi teddit etmek için kullanıyor. Ancak maalesef Suriye halkı, Türkiye gerçekliğinden bihaber yaşıyor.

Rejim ile Türkiye, İran’ın koordinatörlüğünde Şam’da görüştü. Rejim Halep’i ele geçirdi, Türkiye de Cerablus’u işgal etti böylece taraflar arasındaki anlaşmalar iptal oldu. Çünkü Türkiye QSD’nin Bab bölgesini özgürleştirerek Efrin ve Kobanê hattını özgürleştirmesinden korktu.

*YPG güçleri Halep’in doğusundaki 6 bin sivilin Şêxmeqsûd mahallesine geçişini sağladı. Bu sayının Şêxmeqsûd üzerinde toplumsal açıdan ve güvenlik açısından ne gibi etkileri olabilir? Çünkü mahalle halen kuşatma altında.

Bu durumun aynısı Efrin’de de yaşanmıştı. Efrin Kantonu binlerce Suriyeli göçmeni karşılamıştı, güvelik tedbirleri alınmadığı için göçmenlere ayrı kamp yapıldı.

Şêxmeqsûd’da ise alanın darlığına rağmen nüfusun artması olumsuz etkiler yaratacaktır. Çünkü mahalle halen kuşatma altında bulunuyor. Diğer yandan mahalleye yönelik saldırılar devam ediyor. Buna rağmen mahalle halkı ve savunma güçleri göçmenleri karşıladı.

*Kimi haber kaynakları Halep’in doğusunda çete grupları arasında parçalanmalar olduğu bilgisini paylaştı. Sizce bunun sebebi ne olabilir?

Rejimin Halep’in doğusundaki mahallelere yönelik yoğun saldırıları ve ilerleyişi, Türkiye’nin kendi çetelerinden uzaklaşması çete grupları arasında parçalanmaya sebep oldu. Çok sayıda çete üyesi silahlarını bırakıp sivillerin arasına karışarak kaçtı.

Türkiye’ye kaçsalar tutuklanacaklarını bildikleri için çeteler bu yönteme başvuruyor.

*MİT müsteşarı Hakan Fidan ve Türk Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun İran ziyaretini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu yeni olan bir durum değil. Rus savaş uçağının düşürülmesi sonrasında Türkiye zaten Rusya’dan özür diledi.

Türkiye Başurê Kürdistan’daki hükümete destek veriyor. İran’a gerçekleşen ziyarette Rojava’ya yönelik saldırıların arttığı bir döneme denk geliyor. Son dönemde Medya Savunma Alanlarına yönelik saldırılar Türkiye yardım istedi.

Bugün Bab Askeri Meclisi SUK çetelerine karşı büyük bir direniş içerisinde. SUK çeteleri Cerablus’taki çetelerini geri çekerek işgalci Türk ordusuna teslim etti. Bab Askeri Meclisi Türkiye’nin Şehba’yı işgal etmesine izin vermedi.

Bab Askeri Meclisi’nin direnişi, bölge halklarının birlik olabilmesi halinde Türk işgaline karşı durabileceğinin göstergesi olmuştur.

Türkiye, Suriye’nin kuzeyini parçalamak, Cerablus, Bab ve Halep-İdlib hattı boyunca Sünni bir devlet oluşturma peşinde. Ancak QSD güçleri buna izin vermeyecektir.

(cj)

ANHA