İletişim | Hakkımızda
ANHA

‘Türkiye ve rejim Efrîn’e karşı İdlib arayışı içinde’

Video

AZAD SEFO – ALVA OSÊ

HABER MERKEZİ – YPG Sözcüsü Nûrî Mehmûd, Türk devletinin saldırılarına karşı Baas rejiminin sessiz kalmasının, Efrîn’e karşı İdlib’i teslim alma göstergesi olduğunu belirterek, bölge güvenliğinin alınmasının YPG ve uluslararası koalisyonun kolektif amacı olduğunu söyledi.

YPG Sözcüsü Nûrî Mehmûd, Efrîn’e yapılan saldırılara ilişkin ANHA’ya yaptığı açıklamada, Türk devletinin yaptığı saldırıların yeni olmadığını hatırlatarak, Türk devletinin şimdiye kadar Serêkaniyê ve Kobanê’ye saldırdığını ve Kuzey Suriye’ye saldıran çetelere destek verdiğini anımsattı. Bugün de Efrîn’de Türkiye’ye bağlı çetelerin gerçekliğinin ortaya çıktığını ve işgalci Türk ordusunun Suriye’nin bölgelerine geçtiğini ifade eden Mehmûd, Türkiye halkları ve sınırları koruması gereken Türk ordusunun Efrîn’e saldırdığını söyledi. Efrîn’in bölgedeki halkların hizmetini yapan demokrasi projesinin yaşam bulduğu yer olduğuna dikkat çeken Mehmûd, Türkiye’nin bu durumdan razı olmadığını, terör saldırılarıyla demokrasi projesini bozmak istediğini ve krizi devamlı hale getirmeye çalıştığını belirtti.

İdlib’e karşı Efrîn

Mehmûd, Türk devletinin bölgedeki hedeflerine ulaşmak amacıyla İdlib’teki çetelerini yerleştirmek için bir yol aradığını kaydederek, konuşmasına şöyle devam etti: “İdlib operasyonu başladığında Baas rejimi, Türk devletinin baskılarıyla kente doğru ilerleyemiyor. Türkiye çeteleri, rejim güçlerinin saldırılarına karşılık verdi. Türkiye bu siyasetle Rusya ve rejim güçleri üzerinde baskı oluşturarak İdlib’i verip Efrîn’i almak istiyor” dedi.

Türkiye’nin yalan iddialarla Suriye’deki varlığını farz kılamayacağını dile getiren Mehmûd, bölgede İskenderun ve Kıbrıs senaryolarının tekrarlanmasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Türkiye’nin demokrasiye ihtiyacı olduğunu kaydeden Mehmûd, büyük devletlerin Türkiye ile hesapları doğrultusunda ilişki içine girdiklerini belirtti. Mehmûd, bu çerçevede Türkiye’nin DAIŞ’i barındırdığı, eğittiği ve Suriye’ye geçirdiğini ifade etti.

‘Rejimin sessizliği anlaştıklarının göstergesidir’

Mehmûd, Baas rejiminin Türk devletinin saldırılarına karşı olan sessizliğine dikkat çekerek, sessizliğin işgalci Türk devleti ile Baas rejiminin anlaştığının işareti olduğunu kaydetti. Baas rejimi ve işgalci Türk devletinin Demokratik Federasyon projesini kendi sistemleri için tehlike olarak görüp anlaştıklarını anımsatan Mehmûd, rejimin bir kez daha Kuzey Suriye üzerinde egemenlik kurmak istediğini ifade etti.

Mehmûd, Suriye devriminin, özgürlük ve demokrasi devrimi olduğunu hatırlatarak, Baas rejiminin bir aile olduğunu ve tüm Suriye üzerinden egemenlik kurmak istediğini dile getirdi. Mehmûd, bölgedeki ve dünyadaki devletlerin işgalci Türk devletinin saldırılarına karşı tavırlarını açıklamasını istedi.

Mehmûd, YPG/YPJ/QSD ile uluslararası koalisyonun Suriye’nin güvenliğinin korunması ve DAIŞ’in bitirilmesi konusunda anlaştığını belirterek, “Efrîn’e yönelik saldırılarla, bölgede geliştirilmek istenen stratejiye darbe vurulmak isteniyor. Bölgedeki huzurun nedeni de şimdiye kadar Türkiye değildir” dedi.

′Biz tüm gücümüzle direneceğiz′

Mehmûd, Türkiye’nin sınırları koruyan güçleri ile YPG/YPJ’yi suçlayarak düşman olarak gördüğünü hatırlatarak, bu iddiaların yalan olduğunu, güçlerinin Suriye ile Türkiye arasındaki sınırını çok ciddi savunduklarını söyledi. Türk devletinden emrini alana ordunun güçlerinin sınırda bulunan birçok noktasını hedef aldığını ve Suriye’ye geçmeye çalıştığını hatırlatan Mehmûd, bu duruma karşı meşru savunma haklarının bulunduğunu kaydetti.

Mehmûd, YPG/YPJ/QSD′nin DAIŞ’e karşı verilen savaşta önemli tecrübeler edindiğini ve yeni savaş planlarını öğrendiğini belirterek, “Biz bu tecrübeleri, işgalci Türk ordusuna karşı savaşta uygulayacağız. Türk ordusu yöneticilerinin teröristlerle Serêkaniyê ve Kobanê’ye saldırma planları boşa çıkarıldı. Biz stratejimizle Efrîn üzerindeki planları bozacağız ve tüm gücümüzle Türk ordusunun saldırılarına karşı direneceğiz” diye konuştu.

ANHA