İletişim | Hakkımızda
ANHA

Yeni kontrgerilla: Türkmen Ordusu

Analiz

SILÊMAN EHMED

EFRÎN – DAIŞ çeteleri YPG güçlerinden ağır darbeler aldıktan sonra, Türk devleti farklı bir metotla Rojava’nın kazanımlarına saldırmak istiyor. Bu amaçla Kürtlere karşı Suriye’de ‘Türkmen Ordusu’ adıyla askeri bir güç oluşturulmak isteniyor.

YPG/YPJ ve Cizîr Kantonu’ndaki Ortak Direniş Güçleri’nin başarıları Kürt halkına karşı düşman kesilenlerin özellikle İstanbul’da konumlanan Suriye Muhalefeti Ulusal Koalisyonu’nun ikiyüzlülüğünü ortaya çıkardı. Yine AKP Kürt halkına düşmanlığını YPG’ye karşı ‘Bölgede etnik temizlik yapılıyor. Bölgenin demografisi değiştirilmek isteniyor’ iddialarıyla bir kez daha açığa vurudu.

Suriye Muhalefeti Ulusal Koalisyonu ve Türk devletinin ikiyüzlülüğü

YPG güçleri Girê Sipî ve çevresini DAIŞ çetelerinden kurtarmasıyla, Suriye Muhalefeti Ulusal Koalisyonu ve Türk devleti can telaşına düştü öncene startını verdikleri kara propagandalarını daha da arttırdılar. YPG’ye karşı karalama hamlesi başlatıldı. YPG’yi ‘bölgede etnik temizlik yapıyor’ asılsız iddialarla suçlamaya başladılar. Ancak tüm bu iddiaları bölge halkı tarafından boşa çıkarıldı. YPG’ya açıktan karşı olan bu güçlerin iddialarına karşı Encumena Niştimanî ya Kurd li Sûriyeyê (ENKS) (o da Suriye Muhalefeti Ulusal Koalisyonu’nun bir parçası) sessiz kaldı.

Suriye Muhalefeti Ulusal Koalisyonu yaptığı açıklamalarla ikiyüzlülüğünü açığa vurdu. Buda tüm Suriyeli halklar için çok nettir. Tüm bu açıklamaların asıl amacı ise Türkiye’nin gündemine aldığı askeri müdahaleyi bu koalisyon eliyle yapmasıdır. Girê Spî bölgesi çetelerden temizlenmesiyle,  bölgedeki Arap ve Türkmen halkları evlerine geri döndü ve Koalisyon’un ve Türk devletinin tüm iddialarını boşa çıkardılar.

YPG/YPJ’nin Girê Spî zaferinden sonra sıkışan Türk devlet yetkilileri, konu hakkında birçok bildiri yayımlayarak, YPG’yi “etnik temizlik” yapmakla suçladılar.

Türkiye’nin Suriye müdahalesinin amacı Kürt kazanımlarına savaş açmaktır.

Türk devleti birçok kez farklı faklı bahanelerle Suriye’ye müdahale etmek istedi ve burada Demokratik Özerklik Yönetim’in savunmasını yapan YPG/YPJ’ye savaş açmak istedi. Çünkü Türkiye’nin tüm bölge üzerinde hakim olmasının önündeki en büyük engel Demokratik Özerklik Yönetimi’dir. Rojava’ya diretk olarak müdahale edemeyen Türkiye, DAIŞ çetelerinin eliyle Demokratik Özerk bölgelere kaşı savaş yürütüyor.

DAIŞ çeteleri YPG/YPJ’den büyük darbeler alıdıktan ve Türkiye’nin de DAIŞ’e verdiği desteğin birçok kez ortaya çıkmasından sonra Türkiye şimdi farklı bir yolla Rojava’nın kazanımlarına saldırmaya çalışıyor. Türk devleti şimdi de güya Özgür Suriye Ordusu’nu yöneten Suriye Ulusal Koalisyonu (SUK) eliyle Tükmenleri savunmak bahanesiyle Suriye’de bir askeri güç oluşturuyor.

Idlib’in Baas rejiminden alınmasından sonra SUK bir bildiri ile o kenti kendine merkez yapacağını ilan etti. Ancak El Nusra ile Türkiye’nin itirazı sonrası SUK, açıklamasından geri adım atarak, öyle bir niyetlerinin ve Suriye dönmek gibi bir planlarının olmadığını söyledi. Bu da Koalisyon’un El Nusra ve Türkiye’nin isteklerine göre hareket ettiğini gösteriyor.

7 Temmuz 2015 tarihinde Dîlok’ta (Antep) düzenlenen bir toplantıda konuşan Suriye Türkmenleri Meclisi Başkanı, Suriye’de bir askeri güç oluşturacaklarını ve bugüncün Demokratik Birlik Partisi’ne karşı savaşacağını söylemişti. Bu durum bile Türkiye’nin Kürt düşmanlığını ortaya koymaya yetiyor, zaten televizyon ekranlarında da hiçbir zaman Rojava’da bir Kürt yönetimini kabul etmeyeceklerini söylemişlerdi.

Acaba Türkiye eliyle oluşturulmaya çalışılan bu güç, bölgeden destek alacaklar mı? Bunun ortaya çıkardığı da Türk hükümeti bir oyun olarak Türkiye’deki bazı DAIŞ elemanlarını tutuklamasıdır. En önemlisi de ‘Acaba Suriye Ulusal Koalisyonu’nun bu kurulacak olan güce karşı tavrının ne olacağı’ sorusu olmaktadır

(eç/ad)

ANHA